DİB (Diyanet İşleri Başkanlığı) 01.08.2025 tarihli cuma hutbesinde kadınların kıyafetlerini, 08.08.2025 tarihli cuma hutbesinde tatil konusunu, 15.08.2025 tarihli Cuma hutbesinde ise kadınların miras haklarını da içine alan bir takım açıklamalar yapmıştır.
DİB, açıklamalarındaki aykırılıkları o düzeye taşımıştır ki, 15.08.2025 tarihli hutbede, laikliğe, eşitlik ilkesine ve Türk Medeni Yasasına aykırı biçimde, kız çocuklarının (feraiz hükümlerinde olduğu gibi) mirastan yarım pay almaları gerektiğini bile ifade edebilmiştir. Söz konusu metinler, "Cuma hutbesi" adı altında yayınlansalar bile; laik hukuk düzeninde Anayasaya aykırı oldukları gibi, aynı zamanda, ceza hukuku yönünden suç oluşturmaktadır. Nitekim, bu konuda ilgililer hakkında Cumhuriyet Savcılığına 16.08.2025 tarihinde yapmış olduğumuz suç duyurumuz üzerine başlatılan soruşturma da devam etmektedir.
Bu arada Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral ise, X isimli sosyal medya hesabında, 16.08.2025 tarihinde yaptığı bir paylaşımda, DİB’in anılan hutbelerine tepki gösterenlere yönelik olarak, “Ey Gafiller… Allah’ın hükümleri kıyamete kadar baki kalacak; ne siz, ne de sizin kirli emelleriniz bu hakikati karartamayacak!” ifadelerini kullanarak; deyim yerindeyse alenen “Kıyamete kadar şeriat” çağrısı yapmıştır.
Oktay Saral’ın yine anayasal düzeni hedef alan bu eylemi karşısında da; “Görevde yetkiyi kötüye kullanmak”, “Yasalara uymamaya tahrik”, “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik”, “Suç işlemeye tahrik” “Aşağılama”, “Suçu ve suçluyu övme” suçları ile ilgili olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına 20.08.2025 tarihinde ayrıca suç duyurusunda bulunulmuştur.
Ancak, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Saral’ın anılan şeriat çağrısının ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı belirtilerek, 15.02.2026 tarihinde -soruşturmaya bile gerek görülmeden- “İşleme Koymama Kararı” verilmiş ve yasaya aykırı olarak bu kararın kesin nitelikte olduğu belirtilerek, anılan karara itiraz yolu da kapatılmak istenmiştir. Bunun üzerine Laiklik Meclisi olarak anayasal düzeni hedef alan bu karara/eyleme karşı da, 25.02.2026 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulmuştur.
Anayasa ile güvence altına alınmış olan laiklik din düşmanlığı değildir.
Laikliği din düşmanlığı gibi göstermek suçtur.
Laikliği din düşmanlığı gibi göstererek şeriat savunulamaz.
Şeriatı savunmak ve kıyamete kadar şeriat istemek, ifade özgürlüğü değil suçtur.