Cumhuriyet ve laikliğin güvencesi olan Devrim Kanunlarının 102. yılına yaklaşırken siyasi iktidar ile destekçisi tarikat cemaat uzantıları Anayasayı yine yok sayarak laikliğe saldırılarını arttırmaktadır.
Laikliğe karşı açık açık şeriat propagandası ve dinci gerici saldırılar İslamcı terör örgütleri ile tarikat ve cemaat uzantılarının yanı sıra, bizzat devlet kademelerine yerleşmiş olan isimlerden gelmekte, yargı organları laikliğe sahip çıkan yurttaşlara karşı sopa olarak kullanılmakta, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları ümmet olarak adlandırılmakta, laiklikle kazanılan tüm toplumsal haklar büyük bir hızla gasp edilmekte, Laik Cumhuriyet yok sayılarak yeni bir tarih yazımı yapılmaktadır.
Siyasi iktidarın en yetkili ağzı, laikliğe sahip çıkan yurttaşları “azgın güruh”, laiklikten vazgeçilmemesini “hezeyan” olarak adlandırarak, bildikleri yolda devam edeceklerini ilan ederken, Milli Eğitim Bakanlığı koltuğunda oturan şahıs da laiklik tanımını kendince yeniden yazarak, laikliği savunanları asılsız iddialarla yargıya taşıyacağını söyleyebilmektedir. Bütün bunlar açık bir biçimde laikliğin ortadan kaldırılmasına, laikliğe sahip çıkan yurttaşların cezalandırılmasına, laikliğin bir suç unsuru haline getirilmesine dönük tehlikeli saldırılardır.
‘’Azgın güruh’’ arayanlar; laikliği ve hukuku savunan yurttaşlara değil, “kindar nesil yetiştirme” hedefiyle yola çıkan siyasi iktidardan aldıkları güçle ülkemizin cadde ve meydanlarında “yaşasın şeriat, kahrolsun laiklik” sloganları atarak pankart asanlar ve onları koruyup kollayanlara bakmalıdır!
Bir kez daha belirtiyoruz: Gerek siyasi iktidarın yetkili şahısları gerekse yargı organları, Anayasa’nın 2., 13., 14., 68., 81., 103., 174. maddeleri ile Altıncı Kısım Geçici 2. maddeye açıkça aykırı davranmakta, Laik Cumhuriyet’e ve halka karşı suç işlemektedir.
Mesele, laikliğe saldıranların manipülasyon şablonu olarak kullandığı, yurttaşların bireysel inançları değil, siyasal iktidarın, bireysel bir alan olan dini inançları kullanması, toplumu ve devleti dönüştürerek yeni rejimini inşa etme hedefidir. Bu tablo karşısında laikliği savunmak, hem Anayasal hem de Cumhuriyet’in yurttaşlara verdiği devrimci bir görevdir.
Laiklik Meclisi bütün yurttaşları, tarihsel haklılığa dayanan devrimci görevi yerine getirerek laiklik ve Cumhuriyet için mücadeleyi büyütmeye ve 1 Mart Pazar günü Ankara’da Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde düzenlenecek Laiklik Günü etkinliğine katılarak güç vermeye çağırır.