LAİKLİK İHLALLERİ RAPORU, OCAK 2026
Laiklik Meclisi İzleme Merkezi olarak laiklik ihlalleri ile ilgili ulaşabildiğimiz verilerin ayrıntılı dökümlerine 144 kapsamlı başlıkta Ocak 2026 Laiklik İhlalleri Raporu’nda yer verdik.
Laiklik Meclisi İzleme Merkezi
MEVZUAT DEĞİŞİKLİKLERİ, MAHKEME KARARLARI VE YARGI
1. İstanbul’da bir cemaatin, “Peygamberle konuştuklarını, peygamberin gelirini Allah yolunda kullanmak üzere bir fabrika kurmalarını emrettiğini” söyleyerek para topladığı ortaya çıktı. Mahkeme üç kişiye 5’er yıl hapis cezası verdi. BirGün Gaztetsinden İsmail Arı’nın haberine göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçları Soruşturma Bürosu tarafından 26 Nisan 2024’te hazırlanan iddianamede, Ali Dilbaz, Derviş Dilbaz, Erburak Kaban, İbrahim Ertok, Kuntay Ertok, Nevzat Kanbur ile Yusuf Kenan Ceran isimli yedi şüphelinin “Dini inanç ve duygularının istismarı suretiyle dolandırıcılık” suçlarından cezalandırılması istendi. Davanın 23 Aralık 2025 tarihinde görülen dördüncü duruşmasında İstanbul 38. Ağır Ceza Mahkemesi oy birliğiyle İbrahim Ertok, Kuntay Ertok ile Nevzat Kanbur’a 5 yıl hapis ve 25 bin TL adli para cezası verdi. Diğer sanıklar ise beraat etti. (8 Ocak)
2. Samsun'da sosyal medya üzerinden cihatçı terör örgütü IŞİD’in propagandası yaptığı için gözaltına alınan şahıs adli kontrolle serbest bırakıldı. İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele (TEM) Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalar kapsamında, Vezirköprü ilçesinde O.A. (26) adlı inşaat işçisine yönelik operasyon düzenlendi. Gözaltına alınan şahıs, jandarmadaki işlemlerinin ardından nöbetçi mahkemeye sevk edildi. Yurt dışına çıkış yasağı verilen O.A. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. (9 Ocak)

3. Çorum, Ordu, Kayseri, Kırıkkale, Ankara, Elâzığ, Mersin, Bursa, Düzce, Sakarya ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılıklarınca hazırlanan araştırma tutanaklarında yer alan bilgilere göre IŞİD’lilere vatandaşlık ve kimlik verildiği ortaya çıktı. Kısa Dalga’dan Hale Gönültaş’ın savcılık belgelerine göre hazırladığı haberde IŞİD’in dağılma sürecinde Türkiye’ye gelen ve örgütün çatışma bölgelerinde aktif eylemlere katıldığı belirlenen üç IŞİD militanının, aileleriyle birlikte Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı aldığı ortaya çıktı. Çatışma bölgelerinde yer alan 19 IŞİD’linin ise il göç idarelerine kayıt yaptırarak yabancı kimlik numarası aldığı ve “uluslararası koruma” statüsünde bulunduğu belirlendi. T.C. vatandaşlığı alan 3 IŞİD'linin Türkiye’de devlet hastanelerinde tedavi de gördüğü ortaya çıktı. 2023–2024 tarihli savcılık belgelerine göre, Türkiye’de bulunan militanlar, Terörle Mücadele (TEM) Şube Müdürlüklerince, IŞİD’in propaganda kanallarında yayımlanan video ve fotoğrafların teknik incelemesi sonucu tespit edildi. IŞİD’in çatışma bölgelerinde ve çeşitli mekânlarda çektiği belirlenen videolarda, AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan ile Türk güvenlik güçlerini hedef alan söylemler bulunduğu görüldü. Videolarda; çatışma bölgelerinde silahlı militanlar, canlı bomba hazırlıkları ve patlama görüntüleri, çocuklara yaptırılan propaganda faaliyetleri, infaz görüntüleri ile örgütün öldürülen liderlerini anma ve cihada bağlılık yeminleri yer aldı. Bu isimlerden bazıları şöyle: Sultan Abdulrahman Mohammed Balmahar (39) Türkiye’ye hangi tarihte giriş yaptığı bilinmiyor. Suudi Arabistan doğumlu, Yemen vatandaşı. 7 Mayıs 2019’da İstanbul İl Göç İdaresi’ne başvurusu sonucu, geçici koruma statüsüyle yabancı kimlik numarası aldı. Tam 5 ay sonra 20 Eylül 2019’da eşi ve üç çocuğu ile Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı aldı. TC kimlik kartında ismi Sultan Balmahar olarak yer aldı. Marvan Alzıyap (38). Türkiye’ye hangi tarihte giriş yaptığı bilinmiyor. Suriye doğumlu. Aynı zamanda Suudi Arabistan vatandaşı. 2016 yılında İstanbul Göç İdaresi’ne başvurdu yabancı kimlik numarası aldı. İkamet adresi olarak İstanbul Başakşehir’i gösterdi. 31 Ocak 2019 tarihinde altı çocuğu ve eşi ile birlikte Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı verildi. TC kimlik kartında ismi Marvan Ömeroğlu olarak yer aldı. Ammar Almarawı (34). Türkiye’ye hangi tarihte geldiği bilinmiyor. 2012 yılında İstanbul İl Göç İdaresi’ne başvurarak yabancı kimlik numarasını aldı. Beylikdüzü’nde bir adresi ikamet olarak gösterdi 07.11.2019 tarihinde eşi ve bir çocuğu ile Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı verildi. Suriye ve Türkiye vatandaşlığının yanında Suudi Arabistan vatandaşlığı da mevcut. Boraq Group Teknoloji Medya Ticaret Limited Şirketinde Yazılım Geliştirici olarak SGK’lı olarak çalıştı. Muhammet Hüseyin (29). Suriye Halep’li. 9 Ekim 2015’te Gaziantep İl Göç İdaresi’nden geçici koruma statüsü ile yabancı kimlik kartı aldı. Mosa Ghaffar (55)
Türkiye’ye giriş yaptığı tarih bilinmiyor. Pakistan’ın Pencap eyaletine bağlı Dera Ghazı Khan doğumlu. Pakistan İslam Cumhuriyeti vatandaşı olarak il göç idaresinden ikamet izni ile yabancı kimlik kartı aldı. Baha Tareq Lateef Fayooz (35). Türkiye’ye girdiği tarih ve yol bilinmiyor. Irak vatandaşı. İl göç idaresinden Türkiye’de ikamet etmek üzere yabancı kimlik kartı aldı. Abdulkafi Abdulaziz Alshameri (32) Türkiye’ye girdiği tarih ve yol bilinmiyor. Yemen cumhuriyeti vatandaşı, 2014 yılında Türkiye’de ikamet izni ile yabancı kimlik numarası aldı. İstanbul Kültür Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektrik Elektronik bölümünde öğrencilik yaptığı belirtildi. Edinilen bilgiye göre Alshameri, 2015'de kayşıt yaptığı üniversiteden 2020 yılında mezun oldu. Öğrenci iken mevzuat gereği 2018-2019 yılları arasında staj yaptığı için SGK kaydı yapıldı. Hasan Hamada (29) Suriye Rakka doğumlu.8 Mayıs 2015 tarihinde geçici koruma statüsü ile il göç idaresinden yabancı kimlik kartı aldı. Nihad Dawood Salman (55) Türkiye’ye ne zaman ve hangi yollarla girdiği bilinmiyor. Irak vatandaşı. İl Göç İdaresi’nden Irak kimliği ile geçici koruma statüsü ile yabancı kimlik kartı aldı. Zuheyr Ar Ravi (31) Türkiye’ye ne zaman ve hangi yollarla girdiği bilinmiyor. Irak vatandaşı. İl Göç İdaresi’nden Irak kimliği ile geçici koruma statüsü ile yabancı kimlik kartı aldı. Ahmet Şerif (66) Suriye Halep doğumlu. 24 Aralık 2015’te Kilis İl Göç İdaresi’nden geçici koruma statüsü ile yabancı kimlik kartı aldı. Ahmet Halil (40) Suriye Rakka doğumlu. 22 Kasım 2016 tarihinde Mersin İl Göç İdaresi’nden geçici koruma statüsü ile yabancı kimlik kartını aldı. Eymen Eldahır (41) Suriye Rakka doğumlu. 30 Temmuz 2018 tarihinde Ankara İl Göç İdaresi’nden yabancı kimlik kartı aldı. Beşar El Seyyah (34) Suriye Deyrizor doğumlu. 12 Ocak 2015’te İzmir İl Göç İdaresi’nden geçici koruma statüsü ile yabancı kimlik kartı aldı. Mohammed Khalel İbrahim Al Shayıb (62) Irak doğumlu. Bolu İl göç idaresinden alınan yabancı kimlik kartı sahibi. Abdulmueen Alyousef (32) Suriye İdlip doğumlu. İstanbul İl göç idaresinden alınan yabancı kimlik kartı sahibi. Maher Aljasem (32) Suriye Halep doğumlu. İstanbul İl göç idaresinden alınan yabancı kimlik kartı sahibi. Enes El Muhammed (40) Suriye doğumlu. İl göç idaresinden alınan yabancı kimlik kartı sahibi. (12 Ocak)

4. İstanbul Küçükçekmece 3. Sulh Ceza Hakimliği, başörtüsü takarak video paylaşan Murat Övüç hakkında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma sonucunda “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” gerekçesiyle tutuklanmasının ardından bu kez de “adli kontrol tedbirleriyle yeterli ve etkili hukuksal denetim sağlanamayacağı” gerekçesiyle Övüç’ün tutukluluğunun devamına karar verdi. (19 Ocak)
5. Kuran'a Hizmet Vakfı yöneticisi Ayhan Şengüler’in 3 yaşındaki kızını istismar etmesine ilişkin Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinde tutuksuz olarak yargılandığı davanın kapalı yapılan duruşmasında duurşma 5 Mayıs tarihine ertelendi. (21 Ocak)
6. Anıtkabir yerleşkesine 300 metre mesafeye cami inşaatına izin veren imar planı değişikliğini bilirkişi uygun bulmadı. İdare mahkemesinin tayin ettiği bilirkişi heyeti, raporunda, sözkonusu imar planı değişikliğinin imar mevzuatı hükümlerine, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğunu belirtti. İlk olarak 2016 yılında, AKP’li İ. Melih Gökçek yönetimindeki Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), Anıtkabir yerleşkesine 300 metre mesafede bulunan, daha önce eğitim alanı olarak kullanılan alanı ibadet alanına çevirmişti. Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nin başvurusuyla konu yargıya taşınmış ve ilgili imar planı değişikliği mahkemece iptal edilmişti. Aynı değişiklik ABB tarafından 2019 ve 2023 yıllarında, AKP’li Mustafa Tuna ve CHP’li Mansur Yavaş dönemlerinde yeniden yapıldı. Yargı, bu 2 kararı da iptal etti. Cumhuriyet’ten Batu Boztürk’ün haberine göre, toplam 3 iptal kararına karşın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 2025’in başında, bu alanı 4. kez ibadet alanına çevirdi. Uygulama yine mahkemeye gitti. Geçtiğimiz yıl Temmuz ayında, bu imar planı değişikliğinin yürütmesinin durdurulma kararının ardından bu kez Ankara 3. İdare Mahkemesinin atadığı bilirkişi heyeti, konuya ilişkin uzman raporunu mahkemeye sundu. Raporda, “İmar planı değişikliklerinin ilgili mevzuatta belirtilen analiz ve araştırmalar yapılmadan, ilgili kurumlardan görüşler alınmadan ve planın değişiklik gerekçesini açıklayan nesnel, teknik ve bilimsel veriler ortaya konulmadan hazırlandığı” ifade edildi. O çevrede ibadet alanlarının yeterli olduğu kaydedilirken, ihtiyaçlar dikkate alınmaksızın yapılan bu değişikliğin “Şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun düşmediği” değerlendirildi. (24 Ocak)
7. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Kendine Muhabir isimli YouTube kanalını yöneten Hasan Köksoy, İlave TV isimli YouTube kanalını yöneten Arif Kocabıyık ve sokak röportajı yaptıkları Halil Kürklü’nün 4 Aralık 2025 tarihinde “Cumhurbaşkanına hakaret ile halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçlarından gözaltına alınmasının ardından 6 Aralık’ta sulh ceza hakimliği tarafından tutuklanmasının ardından “zincirleme şekilde alenen cumhurbaşkanına hakaret, halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama” suçlarından cezalandırılması istendi. Hazırlanan iddianamede “Şüpheli Halil Kürklü'nün röportajlarda Cumhurbaşkanı’nın onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek ifadeler kullandığı, şüpheliler Arif Kocabıyık ve Hasan Köksoy'un da yaptıkları röportaj ile elde ettikleri Cumhurbaşkanına hakaret içeren söylemlerin yer aldığı videoları kendi YouTube hesaplarında Cumhurbaşkanı’na hakaret kastı ile paylaştıkları… Ayrıca şüpheli Halil Kürklü'nün röportaj sırasında Hıristiyanlık dininin Katolik mezhebinin ruhani lideri olması nedeniyle halkın bir kesiminin benimsediği dini değer kabul edilecek ‘Papa’ya hakaret ettiği, şüpheliler Arif Kocabıyık ve Hasan Köksoy'un da yaptıkları röportaj ile elde ettikleri suç içeren videoyu kendi YouTube kanallarında suç kastı ile paylaştıkları anlaşılmakla…” dendi. (28 Ocak)
8. İstanbul Sefaköy'de “Şeriata faşizme karanlığa karşı Laik Devrimci Demokratik Cumhuriyet” sözlerini içeren pankart astıkları için hedef gösterilen Sol Parti'nin iki yöneticisi, toplam 3 üyesi gözaltına alındıktan sonra haklarında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamasında bulunularak sulh ceza mahkemesi tarafından ev hapsi verildi. (30 Ocak)

SİYASAL İKTİDAR
Cumhurbaşkanlığı ve AKP Hükümeti
1. Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan, AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticilerinden olduğu TÜGVA’nın başını çektiği İnsanlık İttifakı ve Milli İrade Platformu tarafından "Sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin'i unutmuyoruz" adı altında düzenlenen kılınan sabah namazı ve sonrası Galata Köprüsü'ne yapılan yürüyüşe katıldı. (1 Ocak)
2. AKP İstanbul milletvekili ve Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, Meclis kürsüsünde Suriye'deki olaylara ilişkin yaptığı konuşmada “13 yıl boyunca Suriye'de Müslümanlar katledilirken gıkını çıkarmayanlar bugün 'Aleviler öldürülüyor' diye ortalığı ayağa kaldırıyor" dedi. (8 Ocak)
3. Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay, AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticilerinden olduğu TÜGVA’nın Başkanı İbrahim Beşinci’yi makamında kabul etti. Beşinci, ziyareti sosyal medya hesabında fotoğraf ve “Basın İlan Kurumu Değerli Genel Müdürü Sayın Abdulkadir Çay’a hayırlı olsun ziyaretinde bulunduk. Yeni görevinde başarılar diliyoruz.” ifadeleriyle paylaştı. (8 Ocak)

4. Kültür ve turizm Bakanlığı desteğiyle Star Gazetesi tarafından Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı Necip Fazıl Kısakürek adına düzenlenen yarışmanın ödül törenine katılan AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, yaptığı konuşmada “Üstad'ın hem kalplerde hem de zihinlerde bıraktığı izleri bugünlere taşıyan Necip Fazıl'ın fikri ve edebi mirasını güçlü bir şekilde yaşatan her bir kardeşime canıgönülden teşekkür ediyorum. Sözlerimin hemen başında şairler sultanı, büyük mütefekkir, hak bildiği yolda gözünü budaktan sakınmayan büyük dava ve aksiyon adamı Üstad Necip Fazıl Kısakürek'i bir kez daha rahmetle yâd ediyorum. Sizler, Üstad'ın hayalini kurduğu gençliğin yolunu kaybetmemesi ve daima istikamet üzere olması için çok mühim bir misyonu yerine getiriyorsunuz. Rabbim hepinizden razı olsun. Emeklerinizi inşallah hayra ve berekete tebdil eylesin diyorum. Ödüllerini takdim edeceğimiz yazarlarımızı, şairlerimizi ve sanatçılarımızı şahsım ve milletim adına ayrı ayrı tebrik ediyorum. Necip Fazıl demek, her şeyden önce vakar ve cesaret demektir. Zira gençliğin fikir hamurunu çilesiyle yoğuran Üstada göre, hâkim bir dava mahkûm bir eda ile anlatılamaz. Onun tasavvurunda zafere vasıl olmak, müjdeye nail olmak, ancak eza ve cefaya katlanmakla, zorluk ve baskılara göğüs germekle ama daima dik durmakla mümkündür. Şurası da mühimdir. O, Müslüman'ı 'yüzünün her hattında tevhit kaleminden bir satır okunan' kimse olarak görmüştür.” diyen R.T. Erdoğan, “Üstatla tanışma şerefine nail olmuş, onun takdir ve taltifine mazhar olmuş bir kardeşinizim. Necip Fazıl, şahsımın yarım asrı bulan siyasi mücadelesinde daima özel bir yere sahip olmuştur. Biz ve bizim neslimiz 'Onurlu ve namuslu bir fikir mücadelesi nasıl verilir?', Necip Fazıl'dan bunu öğrendik. Baskılar karşısında pes etmemeyi, zulme rıza göstermemeyi, haksızlık karşısında susmamayı biz ondan öğrendik. İftira ve haksızlıklar Necip Fazıl'ın ve ona gönül verenlerin hakikat yürüyüşünü engelleyemedi. Pazarlıksız bir imanın, tefekkür ve dava bilincinin sancaktarı olan Büyük Doğu idealini genç gönüllere gergef misali işlemiştir. Merhum Necip Fazıl'ın çilesini çektiği, fikir ve aksiyon tohumlarını ektiği gençlik, hamdolsun bugün meyveye durmuştur. Türkiye Yüzyılı ülkümüze omuz veren, ülkemizin yarınlarını inşa eden gençlik, işte bizimle buradadır. Rabb'im Üstadın dava sancağını yere düşürmeyen bu gençlikten razı olsun. Onların ayağına taş değdirmesin. Bizleri de bu gençlikle yol yürümeye, bu gençliğin önündeki engelleri bertaraf etmeye inşallah memur ve mezun eylesin diyorum. Bugün bir kez daha gördük ki Türkiye, dış politikada, savunma sanayiinde, ekonomide olduğu gibi kültür sanatta da zincirlerini parçalıyor. Kendisine zorla giydirilen elbiseyi hamdolsun orada da yırtıp atıyor. Bu ülkede on yıllar boyunca ideolojik kabile üyeleri dışında kimseye nefes aldırmayanların, kendisini okumuş, aydınlanmış, ilerici görüp diğer herkesi cahillikle itham edenlerin devri, fikir hayatımızda da son buluyor. Batı'nın ülkemizdeki distribütörlerinin yerini artık ayakları bu topraklara basan, bu milletin değerlerinden beslenen, nitelikli eserleriyle kültür sanat hazinemizi zenginleştiren aydınlar, yazarlar, şairler, edipler alıyor.” ifadelerini kullandı. (9 Ocak)
5. AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi'nde düzenlenen “Hane İslam Eserleri Sergisi” açılışına katıldı. Programda Kur'an tilavetinin ardından Taha suresinden ayetler okuyan R.T. Erdoğan, yaptığı konuşmada “Bunlar Müslümanların sahip oldukları yüksek estetik şuurun somutlaşmış, eser hâline gelmiş, görünür olmuş, vücut bulmuş şekilleridir. Tabii İstanbul özellikle kutlu fetihten sonra hat ve tezhibin adeta başkenti hâline gelmiştir. Şurası da unutulmamalıdır. Kadim tarihimizde, özellikle oradan süzülüp gelen kültürel mirasımız ancak yeni nesillerin ekleriyle zenginleşir, kökleşir, yaşar ve süreklilik kazanır. İşte bugün burada olduğu gibi sayfalara özenle nakşedilen her bir şekil aynı zamanda geçmişle gelecek arasında yeni bir köprü oluşturuyor. Sergimizdeki eserleri bu bakımdan ayrıca değerli ve anlamlı bulduğumu bilmenizi isterim. Gelenekli sanatlarımızı öğrenen, icra eden ve öğreten her bir kardeşimi tebrik ediyor, çalışmalarınızda Cenabıallah'tan muvaffakiyetler diliyorum.” dedi. Sergi küratörü Yasemin Karaca’nın “Sizi biz aile içi kimliklerinizden yani bir eş olarak, bir evlat olarak, bir dede olarak, bir baba olarak da biliyoruz. Siz bunlardan hangisi olmayı daha çok seviyorsunuz?” sorusuna “Tabii dedeyim ve dokuz tane de elhamdülillah torunum var. O da fakir için ayrı bir güzellik. Biliyorsunuz her zaman söylediğim bir söz var, en az üç çocuk diyorum. Bu tabii güçlü bir ailenin olmazsa olmazı. Neslimizi çoğaltmamız lazım. Bu neslin artması lazım, bu tabii bizim arzumuz değil, Rabbimizin emri. Sevgili habibinin bizlere sürekli olarak tavsiyesi. Diğer toplumlara karşı ümmetimin çokluğuyla iftihar ederim diyor peygamberimiz. Öyleyse bunun yerine gelmesi lazım. İnşallah Tophane-i Amire’deki bu buluşmamız nüfusun artışı noktasında yeni bir adıma vesile olur” sözleriyle yanıt verdi. (11 Ocak)

6. AKP Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, “Suriye’de Müslümanlar katledilirken sessiz kalanlar, bugün ‘Aleviler öldürülüyor’ diyerek ortalığı ayağa kaldırıyor” sözlerinin ardından Hüseyin Gazi Tekkesi’ni ziyaret etti. Usta, sosyal medya hesabında ‘Hz. Ali’ portresiyle verdiği pozu da paylaşarak ziyaretle ilgili “Bizim gönlümüzde de siyasetimizde de ayrım asla olmadı, olmayacak. Çünkü biz, âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed’in (s.a.v) “Müminler ancak kardeştir” öğüdünü rehber edindik. Çünkü biz, hakkı savunmayı, mazlumun yanında dimdik durmayı öğreten Hz. Ali’nin yolundan yürümeyi şeref bildik. Türküyle, Kürdüyle, Alevisiyle, Sünnisiyle, Zazasıyla, Lazıyla, Çerkeziyle; aynı hilalin altında, aynı kıbleye yönelen, aynı vatan toprağını kutsal bilen büyük bir aileyiz. Hz. Muhammed’in (s.a.v) ümmet anlayışıyla, Hz. Ali’nin sadakat mirasıyla; fitneye karşı birlik, ayrılığa karşı kardeşlik, zulme karşı dayanışma demeye devam edeceğiz.” gibi ifadeler kullandı. (12 Ocak)

7. AKP itktidarı ile emperyalizmin desteğiyle Suriye’yi ele geçiren ve her fırsatta iktidar sözcüleri tarafından yakın müttefik olduğu belirtilen cihatçı terör örgütü HTŞ’nin (Heyet-ul Tahriru’ş Şam) Türkiye Cumhuriyeti devletinin kayıtlarında El Kaide köklerinden gelen; pragmatik, ideolojik olarak radikal ancak taktiksel olarak “ılımlı” görünen en ciddi tehditlerden biri olarak tanımlandığı ortaya çıktı. Kısa Dalga’dan Hale Gönültaş’ın hazırladığı dosyada cihatçı terör örgütü IŞİD’in başında bulunan Ebu Bekir El Bağdadi’nin, Suriye sahasını şekillendirmek üzere Ebu Muhammed El Cevlani’yi/Culani (Culani Emniyet raporlarında bugün HTŞ lideri olarak bilinen Ahmed El Şara’nın şahsın kod isimleri Cevlani, Jolani ve Culani olarak sıralandı) 22 Ocak 2012'de yayımlanan bir ses kaydıyla “El Nusra Cephesi” (Cebhetu’l-Nusra) sorumlusu olarak resmen ilan. Başlangıçta "Suriye halkını korumak" gibi sempatik bir maske takan örgüt, Culani'nin Suriyeli kimliğini ön plana çıkararak taban kazanmaya çalıştı. Cihatçı terör örgütü El Kaide’nin başında bulunan Eymen El Zevahiri, Kasım 2013'te IŞİD ile ilişkilerinin olmadığını, El Kaide'nin Suriye'deki resmi temsilcisinin El Nusra Cephesi olduğunu duyurdu. El Nusra Cephesi, yıllarca El Kaide’den gelen finans kaynaklarını korumak amacıyla bu yapıya bağlı olarak faaliyet gösterdi. Örgütün başında bulunan Colani, 28 Temmuz 2016'da ilk kez yüzünü kameralara göstererek El Nusra Cephesinin feshedilerek "Fetih El-Şam Cephesi’nin (FEC)" kurulduğunu duyurdu. Ocak 2017 tarihinde ise, aralarında FEC'in de olduğu bazı cihatçı gruplar kendilerini feshettiklerini ve Colani önderliğinde Heyet-ul Tahriru’ş Şam'ı (HTŞ) kurarak tek bir yapılanma altında toplandıklarını açıkladılar. Öte yandan Türkiye’nin emniyet raporları; isimler değişse de temel hedefin sabit kaldığını, bu hedefin de Suriye rejimini devirerek El Kaide ideolojisine dayalı bir devlet yönetimi kurmak olduğunu vurguluyordu. HTŞ’nin Suriye’de iktidarı elde etmesinden önce hazırlanan bu raporlarda, HTŞ’nin kökenlerine bakıldığında, örgütün IŞİD ile aynı kaynaktan beslendiği belirtiliyordu. Raporlarda, AKP iktidarının yakın müttefiki olan HTŞ’nin (eski adıyla El-Nusra Cephesi/Şam'ın Fethi Cephesi) IŞİD içerisinde filizlendiğini ve bu sebeple her iki yapının "aynı kökten" geldiğine dikkat çekiliyordu. Örgütün her ne kadar El-Kaide ile organik bağlarını kestiğini ve merkezi yapıya biat etmediğini ilan etse de güvenlik birimleri bu durumu "stratejik bir kopuş" olarak değerlendiriyordu. Buna göre “HTŞ’nin ideolojik altyapısı, temel felsefesi ve sahada uyguladığı harekât tarzı hala Merkez El-Kaide öğretilerine” dayanıyordu. (15 Ocak)

8. AKP iktidarı ile emperyalizmin desteğiyle Suriye’yi ele geçiren ve her fırsatta iktidar sözcüleri tarafından yakın müttefik olduğu belirtilen cihatçı terör örgütü HTŞ’nin (Heyet-ul Tahriru’ş Şam) Türkiye Cumhuriyeti devletinin kayıtlarında Türkiye Cumhuriyeti tarafından resmi olarak terör örgütü listesine alınmıştı. 31.08.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 50 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile HTŞ, El-Nusra Cephesi’nin güncel isimlerinden biri olarak tescillenmiş ve terör örgütü ilan edilmişti. Bu karar, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) yaptırım listeleriyle de uyumluydu. Kısa Dalga’dan Hale Gönültaş’ın hazırladığı dosyanın “HTŞ’nin Türkiye ve Suriye’de işlediği suçlar” başlıklı bölümünde, Türkiye sınırları içerisinde doğrudan silahlı bir eylemi tespit edilmemiş olsa da emniyet, savcılıklar ve mahkemeler HTŞ’nin diğer faaliyetlerini de tehdit kapsamında değerlendiriyordu. HTŞ, sosyal medya ve dernekler üzerinden gençleri radikalleştirerek Suriye'deki çatışma bölgelerine sevk ediyor, silah temini için para topluyor ve yasadışı sınır geçişlerini organize ediyordu. Özellikle 15 yaşından küçük kız çocuklarını ailelerinden habersiz ikna ederek Suriye’ye götürmeye çalıştıkları yönünde adli soruşturmalar mevcuttu. "İlim, Kültür ve Dayanışma" dernekleri adı altında faaliyet gösteren yapılar aracılığıyla mescitler oluşturuluyor, buralarda örgütsel ideoloji doğrultusunda eğitim ve yönlendirmeler yapılıyordu. Ayrıca sosyal medya üzerinden (örneğin "Türk Selefi Grubu" gibi hesaplarla) propaganda yapılıyordu. IŞİD’in zayıflamasıyla birlikte HTŞ'nin bölgede daha güçlü bir tehdit haline gelebileceği ve bu durumun Türkiye için uzun vadeli risk oluşturduğu hem emniyet raporlarında hem de iddianamelerde belirtiliyordu. Türkiye’de adli makamlar, HTŞ'yi ismi ne olursa olsun El-Kaide kökenli, küresel terör ideolojisini benimseyen ve Türkiye'nin milli güvenliğini, toplumsal huzurunu ve kamu düzenini hedef alan tehlikeli bir silahlı yapı olarak konumlandırıyordu. Suriye İdlib bölgesindeki sivil halkı, Hatay/Reyhanlı sınırından zorla geçmeye teşvik ederek Türk askerine karşı kışkırtma ve kadın/çocukları canlı kalkan olarak kullanarak sınır hattında kaos yaratma planları yapıldığı, Reyhanlı’dan Türkiye’ye girmek isteyen sivil halka “Size silah vereceğiz, özellikle kadınlar, çocuklar ve yaşlıların ön tarafta olduğu kalabalık gruplar halinde sınır bölgesinde toplanarak sınırdan geçmeye çalışacaksınız. Eğer Türk askeri engel olursa Türk askerlerine ateş ederek sınırdan geçeceksiniz. Sınırı geçtikten sonra dağıttığımız silahları, savaşçılarımız sizden toplayacak ve geri getirecekler” şeklinde propaganda yaptıkları bilgisi raporlarda yer alıyordu. Adli makamlar ve istihbarat birimleri, bugün Suriye’de iktidarı ele geçirmiş olan ve AKP iktidarının yakın müttefiki HTŞ’nin Suriye kuvvetlerine karşı çatışmaların yanı sıra Hristiyanlar, Aleviler ve Dürziler gibi azınlıklara yönelik de eylemler gerçekleştirdiğini rapor ediyordu. (16 Ocak)

9. AKP iktidarı ile emperyalizmin desteğiyle Suriye’yi ele geçiren ve her fırsatta iktidar sözcüleri tarafından yakın müttefik olduğu belirtilen cihatçı terör örgütü HTŞ’nin (Heyet-ul Tahriru’ş Şam) Türkiye Cumhuriyeti devletinin kayıtlarında, Türkiye üzerinden nasıl fidye, tarihi eser kaçakçılığı, insan ticareti yaptığı Kısa Dalga’dan Hale Gönültaş’ın özel haberinde ortaya çıktı. Haberde, “Devletin resmi belgelerine göre HTŞ’nin finans kaynaklarını insan ticareti, tarihi eser satışı, uyuşturucu, toplanan yardımlar oluşturuyor. HTŞ’nin yönettiği bir ağın, IŞİD’li kadınları "telefon üzerinden evlilik" yöntemiyle kaçırarak Türkiye üzerinden Avrupa’ya gönderdiği ortaya çıkmıştı. Eylül 2024’te bir "müşteri" gibi sızdığımız şebekenin kirli pazarlığı, HTŞ’nin insan kaçakçılığındaki rolünü gözler önüne sermişti.” ifadelerine yer verilirken, resmi kayıtlara göre HTŞ’nin geçmişten bu yana kullandığı ve önemli ölçüde gelir elde ettiği bilinen yöntemler arasında insan kaçırma ve fidye isteme faaliyetleri öncelikli sırada yer aldığı belirtildi. Buna göre, Türkiye’den “İlim, Kültür ve Dayanışma” dernekleri adı altında yürütülen faaliyetler vasıtasıyla hem örgütsel propaganda yapılmakta hem de bu yapılar üzerinden dolaylı bir finansal zemin oluşturulduğu kaydediliyor. İnsan kaçakçılığı ağının merkezinde, İdlib’de faaliyet gösteren Heyet Tahrir el-Şam’ın (HTŞ) Özbek komutanlarından "Ayyub Hawk" takma isimli bir şahsın bulunduğu belirtilen haberde, “El Hol Kampı’nda tutulan yaklaşık 43 bin kadın ve çocuk, uluslararası toplumun sessizliği arasında radikal örgütlerin ve insan kaçakçılarının hedefi durumunda. Batılı ülkelerin kendi vatandaşı olan IŞİD’li kadınları teslim almaması, kampta "telefonla evlilik" adı altında kaçış sektörü doğurmuştu.” dendi. HTŞ’li komutanın, kamptan bir kadını çıkarıp Hatay Reyhanlı’ya ulaştırmak için başlangıç fiyatı olarak 25 bin euro talep ettiği; ancak yol üzerindeki "beklenmedik masraflar" ile bu rakamın 45 bin euroya kadar çıkabileceği konusunda uyarıda bulunduğu; şebekenin, sadece sınırı geçirmeyi değil, sahte evraklarla Avrupa’ya ulaştırmayı da "garanti" ettiği belirtiliyor. Görücü usulü flörtün ardından "evliliğin", akıllı telefonlar üzerinden hoparlör açılarak ve bir din adamının dua okumasıyla gerçekleştirildiği belirtilen haberde, finansal trafiğin ise takip edilmesi zor olan kripto para hesapları üzerinden veya "hawala" denilen geleneksel para transfer yöntemiyle yönetildiği ifade edilidi. Cihatçı terör örgütleri IŞİD ve HTŞ’nin "kadınların kamptan çıkarılması" için birlikte harekettiği belirtilen haberde, “kaçırılan kadınların Türkiye sınırına ulaştırılması için kullanılan ana güzergâh, HTŞ kontrolündeki İdlib bölgesiydi. Reyhanlı üzerinden Türkiye’ye sokulan kadınlar, burada bir süre "kayıtsız" olarak yaşatılıyor, ardından sahte belgelerle Avrupa veya Orta Asya ülkelerine gönderiliyordu.” dendi. Hawk gibi Orta Asya kökenli HTŞ militanlarının halen insan ticaretini sürdürdüğü söylenen haberde, Evinde 2 milyon euroyu aşkın yara ve yüklü miktarda külçe altın bulunan ve gözaltına alınan Hawk’ın Şam’a getirildiği ve geçtiğimiz günlerde serbest bırakılarak yeniden HTŞ’nin İdlip’te bağlı olduğu tümende görevine başladığı öğrenildi. (17 Ocak)

10. AKP Ordu Milletvekili ve TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Üyesi İbrahim Ufuk Kaynak, siyasi iktidara yakın Yeni Şafak’ın TV kanalından Ersin Çelik isimli gazeteci ile birlikte sunduğu “Hafıza” isimli programda, “İmansız kalan çocuk terörist olur. Terör örgütü, İslam'ı seven Kürtlerin çocuklarını aldı içini boşalttı. Şehitlik makamını kaldırdığında bu çocuk, ülkesine nasıl bağlanacak?” dedi. Ersin Çelik’in “Marksist leninst söylemle ilk savaş açtıkları dindi. Önce bir dinsiz ideoloji inşa ettiler.” Sözlerine karşılık imam hatipleri savunan Kaynak programda “kaç tane imam hatipli cinayet işledi, kaçı İsrail, ABD casusluğu yaptı? İçlerinden bir tane iki tane ailesi nedeniyle bozuk çıkıyor, onu da inanç sistemine bağlamaya çalışıyorlar. Tövbe haşaa, Allahın dininde eksiklik yoktur.” ifadelerini kullandı. Kaynak’ın “İnanç sistemiyle oynadığında bu çocukların bütün bağları kopuyor. Şehitlik makamını kaldırdığında ülkesine bağı nasıl tutacak? Kürtler içerisinde de islamı yiyen bir grup oldu. Bunlar da Marksist Leninist, daha sonra da Maoist gruptu.” sözlerine Çelik de “Oradaki güçlü damar yine de Müslüman, buna direnen Kürt halkıydı. Onlar inanılmaz mücadele verdiler.” dedi. (19 Ocak)

11. AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri ve Yaşayan İnsan Hazineleri Ödülleri Töreninde konuşma yaptı. Erdoğan konuşmasında “Sanatçının ortaya koyduğu her eser, ustaların vücuda getirdiği her ürün, aslında binlerce yıllık tarihin, kültürün, geleneğin, bekanın ve elbette yaşanılan coğrafyanın bir özeti, sureti neticesidir. Bu yönüyle camilerimizin, mescitlerimizin, mimari yapılarımızın sanat eserleriyle süslenmesi asla tesadüf değildir. Bizler geleneksel sanatlardan mimariye, musikiden şiir ve edebiyata çok köklü bir birikimin varisleriyiz. Her birimiz, insanı zübde-i âlem, yani kâinatın özü olarak fehmeden, gören bir anlayışın mensuplarıyız. Sanat ve sanatçı ise fizik sınırlarını aşarak zahir olanın ötesine, maveraya, metafiziğe ve hakikate ulaşma istidadı gösterir, bunun için çabalar. Sanatçıyı bilmediğimiz bir dünyadan, bir kaza sonucu dünyamıza düşmüş fizik ötesi yaşantılı bir kazazede, yeryüzünü ise mutlaklık âleminin dipnotu olarak tarif eden merhum Sezai Karakoç, bu hakikati şöyle dile getiriyor: 'Sanat kaçsa da, inkar etse de Tanrı'ya doğrudur. Tanrı, hakikat ve ebediliktir.' Dostoyevski ömrü boyunca Tanrı'yı bulmayı amaçlayan bir roman yazmak ihtirasını taşıdı. Mesnevi, bizi hep öteki dünyaya götürme çabasıdır baştanbaşa. Leyla ile Mecnun da, Hüsnü Aşk da bu sebeple vahdet-i vücut inancı ile son bulur. Sanat eseri fizikten kurtuluş, fizik ötesine bir çıkış noktası ararken ileri atılan bir köprü ucudur. Evet, bizim için sanat işte budur.” dedi. (20 Ocak)
12. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından, “FETÖ okullarını devralmak” için kurulan Maarif Vakfı’na 2025 yılı bütçesinden aktarılan pay belli oldu. Vakfın 2021’de 1,7 milyar TL olan eğitim bütçesinden aldığı pay, 2025 yılında 6,7 milyar TL’ye fırladı. Birgün’den Mustafa Bildircin’in haberine göre, kuruluş yasasında yer almasına karşın yönetiminde Milli Eğitim Bakanlığı temsilcisinin bulunmadığı Türkiye Maarif Vakfı, kısa sürede geniş yetkiler ile donatıldı. Yetki alanı giderek genişleyen vakfa eğitim bütçesinden hemen her yıl fahiş tutarlarda para ayrıldı. Bütçeden 2019 yılında 422,5 milyon TL, 2020 yılında 684 milyon TL pay alan vakfa aktarılan tutar, 2021 yılı itibarıyla 10 haneli tutarlara ulaştı. Vakıf, 2021 ve 2022 yıllarında bütçeden sırasıyla 1,7 milyar TL ve 1,8 milyar TL pay aldı. 2023 yılında eğitim bütçesinden Maarif Vakfı'na aktarılan para ise kayıtlara, 2 milyar 955 milyon TL olarak geçti. Vakfa 2024 yılında ayrılan kaynak ise mali raporlara, 5 milyar 702 milyon TL olarak yansıdı. Eğitim bütçesinden hemen her yıl milyarlarca liralık pay alan vakfa 2025 yılında aktarılan tutar ise 7 milyar TL’ye dayandı. Maarif Vakfı’nın 2025 yılında bütçeden aldığı pay, 6 milyar 774 milyon 954 bin TL olarak ifade edildi. (21 Ocak)
13. Geçtiğimiz günlerde “Ülkemizde anayasa ve kanunların değiştirilmesi mücadelesi başlıyor. Özellikle aile hukukunun değiştirilmesi. Allah’ın şeriatı her şeyin üzerindedir. Dayatılan düzenlemeler kaldırılacak, tam olarak şeriat hukukuna dönülecek.” diyen ve Müslüman Kardeşler bağlantılı olan Suriye Başmüftüsü Usame el Rifai, Suriye’ye dönük savaşla birlikte İstanbul’daki önce Mısır’a ardından Türkiye’ye geldi. AKP iktidarının koruması altında Türkiye’de 2014’te kurulan ve faaliyet yürüten Suriye İslam Konseyi tarafından “Suriye Cumhuriyeti Başmüftüsü” ilan edilen Usame el-2025 yılında Şam’a döndü ve Suriye’yi ele geçiren cihatçı terör örgütü HTŞ’nin lideri Colani/Ahmed Şara tarafından Suriye Baş Müftüsü ilan edildi. Usame el Rifai Diyanet İşleri eski başkanı Ali Erbaş, İstanbul müftülüğü ile çeşitli tarikat-cemaat uzantılı yapılar tarafından ziyaret edilmişti. Türkiye'nin el Rifai, Suriye’ye döndükten sonra da 2025 yılnıda Türkiye’nin Şam Büyükelçiliği Geçici Maslahatgüzarı Burhan Köroğlu tarafından ziyaret edilmişti. (21 Ocak)


14. AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Türkler, Kürtler, Araplar tarihte olduğu gibi birleşerek bölgemizin sorunlarını birlikte çözecektir. Bizim tek ve ortak bir şemsiyemiz, İslam kardeşliğidir” dedi. (21 Ocak)
15. Katar merkezli dijital yayın platformu Atheer’de yayımlanan “Zû Şan” (Önemli Kişiler) adlı programa katılan AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan, programda “Türk milleti olarak bin yıldır Anadolu’dayız. İslam’ın bayraktarlığını yüzlerce yıl yapmışız. Bundan kopmak da beni kimliksizleştirir. Ben işte Batı’ya benzeyeyim ama Müslüman kalayım. İnandıkları gibi yaşamayanlar yaşadıkları gibi inanmaya başlarlar. Son sınıfa beş sınıf olarak başladık, mezun olurken tek sınıf kalmıştık. Birçok arkadaşımız üniversiteye girememe endişesiyle okuldan ayrıldı. İmam hatip okulları 1951 yılında devlet tarafından kurulmuş. O zamana kadar Türkiye’de din eğitimi yasaktı. Bu yasaklar nedeniyle Anadolu’nun birçok yerinde cenaze namazını kıldıracak imam dahi bulunamaz hale gelmişti. 28 Şubat’tan sonra 15 yaşına kadar, din eğitimi, Kuran’ı kerim eğitimi yasaklandı. İmam hatip modeli, temel eğitimle din eğitimini birlikte sunan ve Türkiye’nin dünyaya örnek olarak sunabileceği çok değerli bir eğitim modelidir.” dedi. (26 Ocak)

16. 2025 yılında gerçekleştirilen kamu harcamalarının detaylarına göre, gençliği doğrudan ilgilendiren alanlardaki programlara dağıtılan ödeneklerde din hizmetlerinin, bir kez daha merkeze alındığı. 2025 yılında din hizmetleri için 113 milyar 732 milyon 563 bin TL harcandığı ortaya çıktı. BirGün’den Mustafa Bildircin’in haberine göre, Din hizmetleri için yapılan 113,7 milyar TL’lik harcamaya karşın kültür hizmetleri için yapılan harcamanın, 75 milyar 928 milyon 25 bin TL’de kaldığı öğrenildi. Merkezi bütçeden, dinlenme ve spor hizmetleri için ise 2025 yılında 46 milyar 961 milyon 992 bin TL’lik harcamaya imza atıldı. Merkezi bütçeden 2025 yılında, “Dinlenme, Kültür ve Din Hizmetleri” adı altında yapılan toplam 255 milyar 423 milyon 857 bin TL’lik harcamanın yüzde 44,5’ini, “Din hizmetleri” harcamaları oluşturdu. Kültür hizmetleri için yapılan harcamanın toplam harcamaya oranı ise yüzde 29,7 olarak hesaplandı. (24 Ocak)
17. Van’dan Diyarbakır’a giden araçta ele geçirilen 44 kilogram uyuşturucuya ilişkin davada yargılanan AKP’nin eski Kayapınar İlçe Başkanı Servet Can’ın bu kez de üzerinden korucu kimliği çıktığı, hakkında koruma kararı bulunduğu ve uyuşturucuyu araca yükledikten sonra türbeye gidip dua ettiği tespit edildi. Sözcü'den Özgür Cebe'nin haberine göre; Van'dan Diyarbakır'a giden bir araçta yapılan aramada, çantalara konulmuş 63 paket içinde toplam 44 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi. Uyuşturucuyu taşımak suçlamasıyla gözaltına alınanlardan biri, AKP'nin eski Kayapınar İlçe Başkanı Servet Can oldu. Can ve beraberindeki Metin Gürgen hakkında "uyuşturucu ticareti" suçundan 20'şer yıl hapis istemiyle dava açıldı. Uyuşturucunun Hakkâri’nin Yüksekova ilçesinden getirildiği belirlendi. Servet Can'ın üzerinden gönüllü köy korucusu kimliği de çıktı. Ayrıca aracında Ankara ve İstanbul'a ait iki farklı plaka bulundu. Can, savcılık ifadesinde eski ilçe başkanı olduğu için koruma kararı bulunduğunu ve plakaların kendisine tahsis edildiğini iddia etti. Can'ın uyuşturucuları araca yükledikten sonra bir türbeye gidip dua ettiği tespit edildi. (26 Ocak)
18. AKP’li Cumhurbaşkanı başdanışmanı Oktay Saral, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda “Şeriata faşizme karanlığa karşı Laik Devrimci Demokratik Cumhuriyet” sözlerini içeren pankart astıkları için Sol Parti yöneticilerine “Allahın kanuna karanlık diyemezsin” diyen özel güvenlik görevlesini destekleyerek “Bu toprakların ruhunu, bu milletin inancını savunan vatandaşımızı yürekten tebrik ediyorum. Allah’ın hükmüne “karanlık” deme cüretine karşı tek başına da olsa ayağa kalkabilmek; imanlı bir duruşun, vakarlı bir millet şuurunun göstergesidir. İnancımıza uzanan dile karşı susmayan her ses, bu ülkenin gerçek sahibinin kim olduğunu bir kez daha hatırlatmıştır. Rabbim böyle yürekli insanlarımızı eksik etmesin.” ifadelerini kullandı. (29 Ocak)

19. AKP’li Cumhurbaşkanı başdanışmanı Oktay Saral, sosyal medya hesabında AKP İstanbul milletvekili ve Anayasa komisyonu üyesi İsa Mesih Şahin’in paylaşımını da alıntıyla yaptığı paylaşımda Diyanet İşleri Başkanlığı’nın İstanbul, Kadıköy’de Moda Sahili’ndeki dolgu alanına cami yapılmasına itiraz eden yurttaşlarla ilgili “Taksim’de camiye karşı çıkan zihniyet bugün de Kadıköy’de aynı refleksi gösteriyor. Mesele şehircilik değil, mesele tahammülsüzlük. Cami bu milletin mabedidir; polemik konusu değil, saygı konusu olmalıdır.” dedi. Diyanet İşleri Başkanlığı, 2015 yılında Haydarpaşa Garı’nın da yer aldığı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı’nda İSKİ arıtma tesisi alanı olarak görünen, fiilen ise otopark olarak kullanılan Moda Sahili’ndeki dolgu alanına cami yapılması için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na başvuruda bulunmuştu. Kadıköy Belediyesi’nin açtığı ve TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nin müdahil olduğu davada, İstanbul 3. İdare Mahkemesi 30.04.2025 tarihinde Kültür Bakanlığı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 420,702 sayılı ilke kararları ve 2863 sayılı kanuna uygun şekilde projelendirilmediği gerekçesi ile projenin iptaline karar vermişti. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 4. İdare Dava Dairesi, 15 Aralık 2025 tarihli kararıyla dosyada yer alan bilimsel bilirkişi raporunu dikkate almayarak ilk derece mahkemesinin iptal kararını kaldırıp davanın reddine hükmetti. Bu karar üzerine Kadıköy Belediyesi, 20 Ocak 2026 tarihinde Danıştay’a temyiz başvurusunda bulundu. (30 Ocak)

20. AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, İstanbul Haliç Kongre Merkezi'nde “Karayolları Genel Müdürlüğü Otuz Bininci Kilometre Bölünmüş Yol Hizmete Alma Töreni”ne katılarak yaptığı konuşmada, fethin şehri, Fatih'in emaneti İstanbul'da katılımcılarla beraber olmakta büyük bir memnuniyet duyduğunu söyledi. Törende İstanbul İl Müftüsü Emrullah Tuncel'in duasının ardından Erdoğan ve protokol üyeleri kurdele kesti. (30 Ocak)

Mülki İdareciler ve Dış Temsilcilikler
1. İstanbul Valisi Davut Gül, AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticilerinden olduğu TÜGVA’nın başını çektiği İnsanlık İttifakı ve Milli İrade Platformu tarafından "Sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin'i unutmuyoruz" adı altında düzenlenen kılınan sabah namazı ve sonrası Galata Köprüsü'ne yapılan yürüyüşe katıldı. (1 Ocak)
2. Ankara Valisi Vasip Şahin’i Cihannüma Derneği Başkanı Selim Cerrah ve Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ahmet Akça’yı makamında kabul etti. Ziyaret, derneğin sosyal medya hesabında fotoğraf ve “Genel Başkanımız Selim Cerrah ve Yüksek İstişare Kurulu Başkanımız Ahmet Akça, Ankara Valisi Vasip Şahin’i ziyaret etti. Nazik kabulleri için kendilerine teşekkür ediyoruz.” İfadeleriyle paylaşıldı. (8 Ocak)

3. İstanbul Valisi Davut Gül, AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticilerinden olduğu TÜGVA, TÜRGEV, İlim Yayma Cemiyeti, ENSAR, Aziz Mahmut Hüdayi Vakfı gibi gerici derneklerin yer aldığı Türkiye Gençlik STK'leri Platformu'nun (TGSP) 5. Olağan Genel Kuruluna katıldı. Valiliğin Resmi sosyal medya hesabında paylaşılan haberde fotoğraflarla birlikte “Türkiye Gençlik STK'ları Platformu (TGSP) 5. Olağan Genel Kurulu; Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Dr. Osman Aşkın Bak'ın teşrifleri, Valimiz Davut Gül, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Sayın Necmeddin Bilal Erdoğan, protokol mensupları, TGSP Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Ali Haydar Ustaosmanoğlu ve üye STK temsilcilerinin katılımı ile gerçekleştirildi.” ifadeleri yer aldı. (10 Ocak)

4. İstanbul Valisi Davut Gül, AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticilerinden olduğu TÜGVA'nın “Gençlig 2026” adı altında düzenlediği liseler arası futbol turnuvasının tanıtımına katıldı. Valiliğin Resmi sosyal medya hesabında paylaşılan haberde fotoğraflarla birlikte “Türkiye Gençlik Vakfı’nın (TÜGVA) hayata geçirdiği, gençleri sporun birleştirici gücü etrafında buluşturmayı hedefleyen, "bu yıl unutulmaz derdimiz, davamız olan Filistin'e destek" sloganıyla başlayan “GençLig 2026" projesi lansmanı; Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Dr. Osman Aşkın Bak, Valimiz Davut Gül, Türkiye Gençlik Vakfı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Sayın Necmeddin Bilal Erdoğan, Türkiye Gençlik Vakfı Genel Başkanı İbrahim Beşinci, protokol mensupları ve gençlerimizin katılımıyla düzenelen start maçıyla başladı.” ifadeleri yer aldı. (12 Ocak)

5. Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın mütevelli heyeti başkanı olduğu İlim Yayma Cemiyetinin Rize Ardeşen’de 4-6 yaş Kur'an Kursu ve İlim Yayma Cemiyeti Gençlik ve Eğitim Merkezi Şubesi'nin açılışına katıldı. Törene Baydaş’ın yanı sıra AKP’li Rize Belediye Başkanı Rahmi Metin, Ardeşen Kaymakamı Ferhat Altay, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Geliştirme Vakfı Başkanı Nusret Bayraktar, ÇAYKUR Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim de katıldı. (16 Ocak)

TRT ve RTÜK
1. TRT Haber’in, resmi sosyal medya hesabında da yayınladığı videolu haber “Doğuştan görme engelli Zeynep Taş, Kur’an-ı Kerim’in mealinden etkilenerek hafızlık hayalini gerçeğe dönüştürdü. Azmiyle edindiği birikimi, Ankara Altındağ’da kadınlara Kur’an öğreterek ve manevi rehberlik yaparak aktarıyor.” (13 Ocak)

2. RTÜK üyesi Paşa Yaşar, sunduğu programda bir konuğun 'Şeriatın kestiği parmak acımaz' sözlerine sunucu Esra Erol’un 'Şeriat burada yok, Orta Doğu'da var' yanıtına karşı sosyal medya hesabında “Esra Erol’un son programında yaşananlar kabul edilemez bir hadsizlik örneği! Konuk “Şeriatın kestiği el acımaz” deyince, hemen atlayıp “Şeriat burada yok, Ortadoğu’da var” diyerek İslam’ın en yüce adalet sistemini aşağılamaya kalkıştı. Bu, cahilce bir genelleme ve bilinçli bir çarpıtma! Gerçek şeriat, Ortadoğu’daki petro-dolar rejimlerinin, krallıkların, diktatörlüklerin gölgesinde değil; adalet, hakkaniyet, merhamet ve eşitlik üzerine kurulu ilahi bir nizamdır. Osmanlı’yı asırlarca dünya gücü yapan, mazlumun yanında duran, zulmü kökünden kesen işte bu şeriat anlayışıydı. “Şeriatın kestiği el acımaz” sözü, tam da bu adaleti ifade eder – keyfi değil, hakka dayalı ceza! Esra Erol, milletin inanç değerlerini reyting uğruna rencide etmeyi bırakmalı. Programlarında zaten ahlaki çöküntüleri, çarpık ilişkileri pompalayarak toplumu zehirleyen biri, bir de dinin kaynağına dil uzatıyor. Bu, affedilir bir hata değil; sistematik bir saygısızlık! Yusuf Hoca’yı ve gerçek İslam anlayışını savunan herkesi destekliyorum. Ekranları kirleten bu tarz yayınlar yerine, milletimizin değerlerini yücelten içerikler gelsin. Haddini bilen sunucular gelsin! Esra Erol haddini bil! Milletin değerlerini aşağılamaya kalkışma! #EsraErolÖzürDile #ŞeriatAdalettir #OsmanlıAdaleti” ifadeleriyle paylaşım yaptı. (18 Ocak)

3. TRT’nin dijital platformu Tabii, Cumhuriyet, Atatürk ve lakiklik düşmanlığının yanı sıra ABD’nin yeşil kuşak projesinin Türkiye’deki unsurlarından Şule Yüksel Şenler’in hayatını konu alan bir dizi hazırladığını duyurdu. Türkiye’de “Şule baş” olarak adlandırılan ve daha sonra “türban” olarak yaygınlaşan örtünme tarzının öncüsü olan Şenler, dizinin tanıtımında “Özgürlük için mücadele eden bir aydın” olarak sunuluyor. Dizide Yıldız Çağrı Atiksoy İlayda Alişan, Alp Nevruz, Arif Pişkin, Tuğba Daştan, Fatoş Kabasakal, Didem Balçın, Hakan Yılmaz, Rüzgâr Aksoy, Hülya Darcan, Berrin Arısoy, Mürşit Ağa Bağ, Tutku Ece Alkan, Ferhan Gülşah Varlıoğlu ve Zeynep Ebrar Karaca gibi oyuncuların yer alacağı belirtildi. (19 Ocak)
Milli Eğitim Bakanlığı
1. İlkokul öğrencilerine şort giymek edepsizliktir diyen, İstanbul Bağcılar'da Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Arif Nihat Asya İlkokulu'nda sınıf öğretmeni olan Aytaç Demir, bu kez de sınıfta çocuklara “Cumhurbaşkanımızı çok seveceğiz, Cumhurbaşkanımıza kıymet vereceğiz, değer vereceğiz. Cumhurbaşkanımız belki sınıfımızı ziyaret eder diye dua edeceğiz.” diyerek propaganda yaptı. (1 Ocak)
2. Milli Eğitim Bakanlığı’nın onlarca çocuğun istismara uğramasıyla gündeme gelen Ensar Vakfı ile ÇEDES projesi kapsamında imzaladığı protokolle, vakfın Mersin’de “Kırk Derste Ahlak” eğitimi vereceği ortaya çıktı. Protokol kapsamında, Ensar Vakfı, Mersin’de “Kırk Derste Ahlak” ve “Kırk Derste Sahabe” konularında “Sana Emanet” adlı bilgi yarışmaları düzenliyor. (1 Ocak)
3. Şırnak’ın Güçlükonak ilçesindeki Düğünyurdu İlkokulu’nun resmi sosyal medya hesabında paylaşılan görüntülerde, zorunlu din kültürü ve ahlak Bilgisi dersi kapsamında öğrencilerin hac ibadetine ilişkin ritüelleri ve ahiret sahnelerini canlandırdığı ortaya çıktı. Cumhuriyet’ten Ufuk Sepetci’nin haberine göre, görüntülerde, 7. sınıf öğrencilerinin sınıf ortamında kurulan temsili Kâbe maketi etrafında tavaf yaptığı, Safa ile Merve arasında say uygulamasına katıldığı, şeytan taşlama ve ihramdan çıkma ritüellerini canlandırdığı görüldü. Etkinliğin sonunda öğrenciler, temsili Kâbe önünde kağıtlara yazdıkları ‘selam’ mesajlarıyla fotoğraf çektirdi. Okul hesabından “7. sınıf din kültürü ve ahlak bilgisi dersi, hac konusunu uygulamalı olarak öğrendik” ifadeleri yer alırken, aynı hesaptan paylaşılan başka bir videoda ise “ahiret hayatının aşamaları” konusunun drama yöntemiyle işlendiği görüldü. Öğrencilere temsili cenaze namazı kıldırıldığı, kabir hayatı ve mahşer meydanı gibi soyut dini kavramların sınıf ortamında sahnelendiği anlar dikkat çekti. (5 Ocak)



4. AKP’li Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Zafer Şahin’in programına katılarak “Okullarda cadılar bayramı kutlanıyordu. Başladığımız yıl onu yasakladık. Noel milli ve manevi değerlere aykırı bir durum. Ramazan etkinliklerinin okullarda olması için yazılar yazdık.” dedi. (12 Ocak)

5. İstanbul Kağıthane’de bulunan Şehit Ramazan Meşe İmam Hatip Ortaokulu’nda Ensar Vakfı tarafından düzenlenen etkinlikte küçük yaştaki çocuklara şeriat provası niteliğinde “Benim namazım, hayatım ve ölümüm, alemlerin Rabbi olan Allah içindir” gibi sloganlar attırıldı. Sarık ve cüppe giydirilen çocuklar Arapça dualar eşliğinde tekbir getirdi. Karaman’da 2016 yılında 45 çocuğa tecavüz skandalıyla gündeme gelen gerici Ensar Vakfı ile AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticilerinden olduğu TÜGVA'ya İstanbul Kağıthane’de devlet okullarında Milli Eğitim Bakanlığı onayıyla Eylül ayında eğitim verme hakkı verilmişti. (13 Ocak)


6. “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” kapsamında ilkokul 1 ve 2’nci sınıflara verilen karneler Milli Eğitim Bakanlığı tarafından geçen yıl kaldırılarak verilmeye başlanan “Öğrenci Gelişim Raporu”nda bu yıl Atatürk ve Türk Bayrağının fotoğrafı kaldırılarak bunların yerine “Teknoloji Yolculuğumuz” başlığı altında AKP iktidarı döneminde hayata geçirilen projelere ait görseller yer aldı. Görsellerde; İstanbul Havalimanı, KAAN, TÜRKSAT, TOGG, mikro uydu fırlatma sistemi, TCG Anadolu, insansız hava aracı, yüksek hızlı tren, turbofan motoru, sondaj ve sismik arama gemisine yer verildi. (14 Ocak)

7. AKP’li Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” kapsamında ilkokul 1 ve 2’nci sınıflara verilen karneler Milli Eğitim Bakanlığı tarafından geçen yıl kaldırılarak verilmeye başlanan “Öğrenci Gelişim Raporu”nda bu yıl Atatürk ve Türk Bayrağının fotoğrafı kaldırılarak bunların yerine “Teknoloji Yolculuğumuz” başlığı altında AKP iktidarı döneminde hayata geçirilen projelere ait görsellerin yer alması ile ilgili Erzurum’da konuştu. Tekin, TOKİ’nin “500 Bin Sosyal Konut Projesi Erzurum Kurası” töreninde yaptığı konuşmada “Adamın biri berbere gidiyor. Berber arkaya Atatürk posteri tutuyor. Müşteri kafayı kaldırıyor aynaya bakıyor Atatürk'ü görüyor. Berber diyor ki, 'evet, büyük önder yüce kurtarıcı, her şeyimizi ona borçluyuz.' Müşteri bakıyor, 'enseyi yamuk kestin değil mi' diyor. Şimdi niye anlattım bunu? Asrın hırsızlığı var İstanbul'da. Asrın hırsızlığını saklamak için Yusuf Tekin'in karnelerden Atatürk'ü kaldırttığı yalanına sarılıyorlar.” ifadelerini kullandı. (17 Ocak)
8. Milli Eğitim Bakanlığının eğitim yatırımlarına yönelik veriler, okullaşma politikasında 2026 yılında da velilerin ve öğrencilerin taleplerinin yok sayılacağını ortaya koydu. MEB’in okul inşaatlarına yönelik yatırım programında, dini eğitimin ağırlığı dikkati çekti. BirGün’den Mustafa Bildircin’in haberinde, eğitim yatırımları verilerine göre, imam hatip lisesi ve uygulama atölyesi inşaatları için 2025 yılında 1 milyar 82 milyon 623 bin TL harcandı. 2025’te fen lisesi inşaatları için harcanan para ise 769 milyon 712 bin TL’de kaldı. İmam hatip lisesi ve fen lisesi inşaatları için ayrılan yatırım ödeneğindeki makas, 2026 yılında daha da açıldı. İmam Hatip Lisesi ve Uygulama Atölyesi İnşaatları için 2026 yılında kullanılması öngörülen yatırım ödeneği kayıtlara, 4 milyar 263 milyon TL olarak geçti. Öğrencilerin yoğun ilgisine karşın kontenjan yetersizlikleri ile gündeme gelen fen liseleri inşaatları için ise imam hatip inşaatlarına ayrılan ödeneğin ancak yarısı kadar pay ayrıldı. Bakanlık, fen lisesi inşaatları için 2026 yılında yalnızca 1 milyar 853 milyon TL’lik yatırım ödeneği aldı. Bakanlık, 2016-2027 dönemine yönelik okul inşaatları proje tutarlarını da paylaştı. İktidarın eğitim alanındaki tercihlerine ayna tutan verilere göre, imam hatip liselerinin proje tutarı 10 milyar 204 milyon 949 bin TL, fen liselerinin proje tutarı ise 5 milyar 150 milyon 311 bin TL oldu. (18 Ocak)
9. Sosyal medyada “sevinçteacher” adıyla tanınan İngilizce öğretmeni Sevinç Bakırcı, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda “Okula başladıkları 5 /6 yaşından itibaren onlara Peygamberimizi anlatsaydık, bugün “bu gençliğin hali nedir” diye dizimizi döver miydik? Modernizm adı altında dinden uzaklaştırılan, dinde zorlama yoktur aman baskı yapmayalım diyerek maneviyatsız bir gençliğin hali sonu bu olur” dedi. (22 Ocak)

10. AKP Ankara milletvekili Zeynep Yıldız İstanbul Kadıköy anadolu İmam Hatip Lisesinde programa katıldı. Bir öğrencinin “kendini geliştirmeye çalışan gençlere tavsiye verebilir misiniz?” sorusunu üzerine “Peygamber efendimiz bize en güzel öğüdü vermiş, bir günü bir güne denk olan ziyandır. Hak olan tarafta, hakkı savunmak için bulunduğumuz takdirde Allah yolları açıyor.” dedi. (25 Ocak)

11. Sosyal medyada “sevinçteacher” adıyla tanınan İngilizce öğretmeni Sevinç Bakırcı, Atatürk ve Cumhuriyet devrimlerini hedef alıp Vahdettin’i övdü. Sosyal medyada sınıfta çekildiği görülen videoda “Cumhuriyet tam olarak Recep Tayyip Erdoğan demek! Çünkü eyvallahsız yerli ve milli hür iradenin tecellisi” diyen Bakırcı, “Korkak bir padişahımız varmış bizim. Adı Vahdettin Sultan'mış. İngiliz gemisine binip kaçmış. Bize böyle öğrettiler değil mi? Bakın bakalım gerçek öyle mi?” diyerek Vahdettin’in kendisini değil, Ayasofya camisini korumak istediğini söyledi. (26 Ocak)

12. AKP'li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yüksek istişare kurulunda yer aldığı TÜGVA’nın, Van’ın İpekyolu ilçesindeki halk eğitim merkezindeki kurslar için bağış karşılığı eğitimci seçtiği ortaya çıktı. Cumhuriyet’ten Ufuk Sepetci’nin haberine göre, İpekyolu’nda TÜGVA tarafından halk eğitim merkezinde verilmek üzere “Hünerhane” adıyla kurs açılacağı, eğitimci olarak çalışmak isteyenlerin vakfa yaklaşık 1000 TL bağış yapmaları yönünde mesaj gönderildiği belirtildi. (26 Ocak)

13. Milli Eğitim Bakanlığı, 2020 yılında AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticilerinden olduğu TÜGVA ile imzaladığı beş yıllık protokolün süresi uzatılarak, 2026 itibarıyla tamamlanması beklenen protokolün bitiş süresi 2030 oldu. 2020’deki protokolle, kapsamı ve süresi genişletilen protokolde “değerler eğitimi” ve “medeniyet” gibi ideolojik başlıklar yer almış; il/ilçe Milli Eğitim Müdürlüklerine, Bakanlığa ait bina, salon ve derslikleri TÜGVA’nın kullanımına tahsis etme yükümlülüğü getirilmişti. (27 Ocak)
14. AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticilerinden olduğu TÜGVA’nın Hakkari şubesi sosyal medya hesabında MEB’e bağlı Hakkari Merkez Cumhuriyet İlkokul ve Ortaokulunun vakfa ait olduğunu belirtilerek “TÜGVA Hakkari olarak vakıf okulumuzda eğitim gören öğrencilerimizi ziyaret ettik. Evlatlarımıza ikramlarda bulunarak oyun hediyelerimizi takdim ettik. Onlarla geçirdiğimiz bu güzel zaman hem bizi mutlu etti hem de çalışmalarımızın ne kadar anlamlı olduğunu bir kez daha gösterdi.” ifadeleriyle paylaşım yapıldı. (27 Ocak)

15. Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz, Cihannüma Derneği genel merkezini ziyaret ettiğini sosyal medya hesabından “Cihannüma Dernegi Genel Merkezinde başkanlık nöbetini devralan kıymetli dostumuz Selim Cerrah Beyi ziyaret ederek aziz dostlarımızla bir araya geldik. Hazrladıkları önemli raporları müzakere ettik. @Cihannumader’e ve Selim hocama misafirperverlikleri için çok teşekkür ediyorum.” sözleri ve fotoğraflarla, dernek de kendi sosyal medya hesabında paylaştı. (29 Ocak)


16. Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Celile Eren Ökten, Din Öğretimi Genel Müdürü Ahmet İşleyen, Daire Başkanı Ahmet Yapıcı, Konya İl Milli Eğitim Müdürü ile birlikte Murat Yiğit Türkiye İmam Hatipliler Vakfını (TİMAV) ziyaret etti. Vakfın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda “Milli Eğitim Bakan Yardımcımız Doç. Dr. Sn. Celile Eren Ökten'i vakfımızda misafir ettik. Ziyarete Din Öğretimi Genel Müdürümüz Dr. Sn. Ahmet İşleyen, Daire Başkanımız Sn. Ahmet Yapıcı, Konya İl Milli Eğitim Müdürümüz Sn. Murat Yiğit ve beraberlerindeki heyet de iştirak ettiler. Kıymetli Bakan Yardımcımıza ve misafirlerimize nazik ziyaretleri için teşekkür ediyoruz. İmam Hatip okullarımız, gençlerimiz ve yarınlarımız için aşkla ve Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli çerçevesinde kurumlarımız ile işbirliği içinde çalışmaya, üretmeye devam edeceğiz.” dendi. (29 Ocak)

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı
1. AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticilerinden olduğu TÜGVA’nın İstanbul Şubesi, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı Sevgi Evleri’nden çocuklarla etkinlik düzenlediğini TÜGVA İstanbul sosyal medya hesabından paylaştı. Paylaşımda “Sevgi evlerinden gelen liseli gençlerimizle her hafta farklı bir eğlenceyle buluşuyoruz.” dendi. (26 Ocak)

Gençlik ve Spor Bakanlığı
1. AKP’li Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticilerinden olduğu TÜGVA’nın başını çektiği İnsanlık İttifakı ve Milli İrade Platformu tarafından "Sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin'i unutmuyoruz" adı altında düzenlenen kılınan sabah namazı ve sonrası Galata Köprüsü'ne yapılan yürüyüşe katıldı. (1 Ocak)
2. AKP’li Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ve Bakan Yardımcısı Enes Eminoğlu AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticilerinden olduğu TÜGVA, TÜRGEV, İlim Yayma Cemiyeti, ENSAR, Aziz Mahmut Hüdayi Vakfı gibi gerici derneklerin yer aldığı Türkiye Gençlik STK'leri Platformu'nun (TGSP) 5. Olağan Genel Kuruluna katıldı. Bakan Bak burada bir de konuşma yaptı. (10 Ocak)

3. AKP’li Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticilerinden olduğu TÜGVA'nın “Gençlig 2026” adı altında düzenlediği liseler arası futbol turnuvasının tanıtımına katıldı. Bilal Erdoğan’ın TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi sıfatıyla katıldığı tanıtıma ayrıca, TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ve Futbol A Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella da katılırken TRT Spor ve TFF Bilal Erdoğan’ın konuşma yaptığı tanıtım törenini yayınladı. (12 Ocak)

4. Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Enes Eminoğlu, Balıkesir Kredi Yurtlar Kurumu’nun gençlik kampına katılımını sosyal medya hesabında “Gönüllülük ve Çevre Kampı’nda gençlerle bir araya geldik. Hılful Fudul’dan Osmanlı vakıf geleneğine uzanan medeniyetimizin dayanışma ve çevre sorumluluğu anlayışını, Kazdağları’nın ilham veren doğasında gençlerle konuştuk.” ifadeleriyle paylaştı. Eminoğlu 2018-2022 yılları arasında AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticilerinden olduğu TÜGVA’nın genel başkanlığını yaptı. (26 Ocak)

5. İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürü Muhittin Özbay, “Yetimler Gençlere Emanet” proje protokolü kapsamında İHH İstanbul İl temsilciliğini ziyaret etti. Ziyaret İl Müdürlüğü’nün sosyal medya hesabından “İl Müdürümüz Muhittin Özbay, “Yetimler Gençlere Emanet” Proje Protokolü kapsamında İHH İstanbul İl Temsilciliğini ziyaret etti. Toplumsal sorumluluk ekseninde yetim çocuklar ve gençlere yönelik sürdürülebilir projeler ele alınarak kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik ortak hedefler değerlendirildi. Nazik ev sahiplikleri için kendilerine teşekkür ediyoruz.” ifadeleriyle paylaşıldı. İHH ile bakanlık arasındaki protokol Aralık 2024’te 5 yıl süreyle uzatılmıştı. (29 Ocak)


Milli Savunma Bakanlığı
1. CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında İstanbul 59'uncu Asliye Mahkemesinde, “resmi belgede sahtecilik” suçlamasının bulunduğu diploma davası sırasında Silivri’de davayı izlemek için adliyeye gelen vatandaşlara ve CHP’li yetkililere saldıran Jandarma teğmenin Menzil tarikatı üyesi olduğu ortaya çıktı. Veryansıntv’den Erdem Atay konuyla ilgili “İmamoğlu davasında halka saldıran teğmen kim?” başlıklı yazısında 2018 yılında Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisine teğmen adayı olarak giren Yaşar isimli öğrencinin, zaman içerisinde menzil cemmatine üye oluş sürecini ele aldı. Yazıda “Evet, Yaşar okul döneminde birçok kez bunu tekrarlıyor. Dersin ortasında bir anda ellerini açıyor ve dua etmeye başlıyor. Disiplini bozmasına rağmen de kimse Yaşar ve arkadaşlarına hiçbir şey yapmıyor ya da yapamıyor. Çünkü Yaşar ve arkadaşlarının Jandarma Okulunda dokunulmazlıkları var. Kimse onlara ses çıkaramıyor, tepki gösteremiyor veya askeri disiplin uygulayamıyor. Her şeyi aleni bir şekilde yapıyor ve istedikleri gibi davranıyorlar. Mesela askeri eğitim mi var? Ve bu askeri eğitim tam da namaz saatine mi denk geldi? Hemen komutana gidip biz namaza gidiyoruz diyorlar ve gidiyorlar. Yani komutanlar bunlara izin vermek zorunda kalıyor. Sonra da bu teğmen adayları topluca cemaat halinde namazını kılıp, eğitim alanına yeniden geliyorlar. Yaşar şimdi de Çekmeköy’deki Alemdağ Komando Tugayında tim komutanı olarak görev yapıyor. Bu fotoğrafta ve videoda gördüğünüz kişi de Yaşar’ın ta kendisi!” ifadelerine yer verdi. (17 Ocak)

Adalet Bakanlığı
1. AKP’li Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticilerinden olduğu TÜGVA’nın başını çektiği İnsanlık İttifakı ve Milli İrade Platformu tarafından "Sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin'i unutmuyoruz" adı altında düzenlenen kılınan sabah namazı ve sonrası Galata Köprüsü'ne yapılan yürüyüşe katıldı. (1 Ocak)
2. Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu İkinci Başkanı Muhammet Ecevit Carti, Cihannüma Derneğini ziyaret etti. Ziyaretle ilgili derneğin sosyal medya hesabında fotoğrafla birlikte “Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu İkinci Başkanı Muhammet Ecevit Carti, Genel Başkanımız Selim Cerrah’ı ziyaret etti. Nazik ziyaretleri için kendilerine teşekkür ederiz.” ifadeleri yer aldı. (9 Ocak)

Sağlık Bakanlığı
1. AKP’li Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticilerinden olduğu TÜGVA’nın başını çektiği İnsanlık İttifakı ve Milli İrade Platformu tarafından "Sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin'i unutmuyoruz" adı altında düzenlenen kılınan sabah namazı ve sonrası Galata Köprüsü'ne yapılan yürüyüşe katıldı. (1 Ocak)
İçişleri Bakanlığı
1. AKP’li İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabında Ayasofya Camisinde sabah namazı fotoğraflarını “Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nde çok sayıda vatandaşımızla birlikte sabah namazımızı kıldık. “Sinmiyoruz, susmuyoruz. Filistin'i unutmuyoruz” ifadeleriyle paylaştı. Yerlikaya, namaz sonrası AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticilerinden olduğu TÜGVA’nın başını çektiği İnsanlık İttifakı ve Milli İrade Platformu tarafından "Sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin'i unutmuyoruz" adı altındaki Galata Köprüsü'ne yapılan yürüyüşe katıldı. (1 Ocak)

Dışişleri Bakanlığı
1. AKP’li Dışişleri Bakanı Hakan Fidan TRT’de katıldığı programda, “Artık İslam dünyası uyandı. Bu coğrafya 100 yıllık derin uykusundan uyandı çok şükür. Bölgeden sorunları çözmeye yönelik ortak iradelerin, ortak çabaların, ortak vizyonların çıkacağına inanıyorum. Sayın Trump’ın ortaya koyduğu dış politika çizgisi de bununla örtüşen bir politika” dedi. (9 Ocak)

Kültür ve Turizm Bakanlığı
1. Kültür ve Turizm Bakanlığı Star Gazetesi tarafından, Cumhuriyet ve Atatürk düşmanı Necip Fazıl Kısakürek adına düzenlenen organizasyonu destekliyor. 12. yapılan törene, AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticilerinden olduğu TÜGVA’nın katıldığını vakfın başkanı İbrahim Beşinci sosyal medya hesabında “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle düzenlenen 12. Necip Fazıl Ödülleri takdim törenine katılım sağladık. Türk edebiyatına ve düşünce hayatına katkı sunan değerli şahsiyetlerin ödüllendirildiği bu anlamlı gecede bulunmaktan memnuniyet duyuyor; kültür ve sanat yolunda emek veren tüm kıymetli isimleri gönülden tebrik ediyorum.” ifadeleriyle duyurdu. (9 Ocak)

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı
1. AKP’li Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticilerinden olduğu TÜGVA’nın başını çektiği İnsanlık İttifakı ve Milli İrade Platformu tarafından "Sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin'i unutmuyoruz" adı altında düzenlenen kılınan sabah namazı ve sonrası Galata Köprüsü'ne yapılan yürüyüşe katıldı. (1 Ocak)
2. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın siyasi iktidar yanlısı Memur-Sen ile ortaklaşa “Güçlü Aile – Güçlü Memur – Güçlü Türkiye” projesi tanıtımı sendika başkanı Ali Yalçın tarafından sosyal medya hesabında “Genç Memur-Sen’in bugüne kadar hayata geçirdiği Kudüs Akademisi’nden Balkan Akademisi’ne, Aile ve Gençlik Akademisi’nden Türk Dünyası Akademisi’ne uzanan vizyoner yürüyüşü; proje alanında da Afete Hazır Türkiye, Genç Memurların Özlük Hakları ve Genç Memurlar Uluslararası İş Birliği Ağı Projesi gibi güçlü adımlarla her geçen gün daha da büyüyor.” İfadeleriyle paylaşıldı. (27 Ocak)

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı
1. AKP’li Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticilerinden olduğu TÜGVA’nın başını çektiği İnsanlık İttifakı ve Milli İrade Platformu tarafından "Sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin'i unutmuyoruz" adı altında düzenlenen kılınan sabah namazı ve sonrası Galata Köprüsü'ne yapılan yürüyüşe katıldı. (1 Ocak)
Tarım ve Orman Bakanlığı
1. AKP’li Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticilerinden olduğu TÜGVA’nın başını çektiği İnsanlık İttifakı ve Milli İrade Platformu tarafından "Sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin'i unutmuyoruz" adı altında düzenlenen kılınan sabah namazı ve sonrası Galata Köprüsü'ne yapılan yürüyüşe katıldı. (1 Ocak)
2. AKP’li Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, islamcı Cihannüma Derneği Genel Başkanı Selim Cerrah ve Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Tayyib Serdar’ı makamında kabul etti. Cihannüma derneği’nin internet hesabından yapılan paylaşımda “Tarımın Geleceği Çalıştayı Sonuç Raporu takdim edilmiş ve çalıştayın içeriği hakkında bilgilendirmede bulunulmuştur.” dendi. (21 Ocak)

Ticaret Bakanlığı
1. AKP’li Ticaret Bakanı Ömer Bolat, AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticilerinden olduğu TÜGVA’nın başını çektiği İnsanlık İttifakı ve Milli İrade Platformu tarafından "Sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin'i unutmuyoruz" adı altında düzenlenen kılınan sabah namazı ve sonrası Galata Köprüsü'ne yapılan yürüyüşe katıldı. (1 Ocak)
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı
1. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 22 Ocak 2026 tarihli ve 33145 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. Düzenlemeyle cemevleri, imar mevzuatında “kültürel tesis” olarak tanımlandı. (24 Ocak)
DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI (DİB) – TÜRKİYE DİYANET VAKFI (TDV)
1. Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, İsmailağa Camii İlim ve Hizmet Vakfı yönetimi ile mütevelli heyetini makamında kabul etti. Ziyarete ilişkin İsmailağa cemaatinden yapılan paylaşımda; "Milletimizin ilmî ve manevî gelişimine yönelik hizmetlerin değerlendirildiği ziyarette, nazik kabulleri ve misafirperverlikleri için Diyanet İşleri Başkanımıza şükranlarını bildiren heyetimiz, tebriklerini ileterek muvaffakiyet niyâzında bulundular" dendi. (7 Ocak)

2. AKP’li R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticilerinden olduğu TÜGVA il ve ilçe temsilcilerinin 1400 kişilik umre ziyaretinin Mekke ve Medine’deki ulaşım giderleri ile otel ücretlerinin Diyanet tarafından karşılandığı, Diyanet’in, Mekke’de beş yıldızlı otelde konaklayan heyet için 40 milyon TL’ye yakın harcama yaptığı ortaya çıktı. BirGün’den Mustafa Bildircin’in haberine göre, TÜGVA heyeti, Kasım 2025’te umre ziyareti gerçekleştirdi. Heyette bin bin 400 kişinin bulunduğu belirtildi. TÜGVA il ve ilçe temsilcilerinin yanı sıra heyette Diyanet İşleri Başkanlığı görevlileri, STK temsilcileri ve bazı gazeteciler de yer aldı. Vakfın umre turunda, Mekke ve Medine’deki otellerde kalındı. Mekke’de Anjum isimli beş yıldızlı otelde konaklandığı bildirildi. TÜGVA heyetinin umre turunun otel, ulaşım ve diğer tüm masrafları Diyanet İşleri Başkanlığı’nca karşılandı. Bu kapsamda Mekke ve Medine’deki beş yıldızlı otellerin ödemelerinin başkanlık bütçesinden yapıldığı öne sürüldü. Yurttaşlardan bin 500 dolar olarak alınan umre ücretinin, TÜGVA ile ve ilçe temsilcilerinden, “Sembolik olarak” 500 dolar olarak alındığı da iddialara eklendi. (12 Ocak)
3. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın “diplomat” statüsündeki din hizmetleri ataşeleri ve müşavirlerden oluşan 50 kişilik toplantısını Suudi Arabistan’da yaptığı ortaya çıktı. 5 yıldızlı Medine Maden Otel’de yapılan üç günlük toplantının maliyetinin 5 milyon TL tuttuğu ve tepki çekmemesi için katılımcılara 'fotoğraf paylaşmayın' dendi. BirGün’den Mustafa Bildircin’in haberinde, Diyanet kaynaklarından edinilen bilgiye göre, toplantıya yaklaşık 50 kişi katıldı. Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş’un yanı sıra başkan yardımcısı, iki genel müdür, daire başkanları, özel kalem müdürü, başkan müşaviri, uzmanlar, protokol, basın ve koruma ekibinin de toplantıya katıldığı belirtildi. Müslüman ülke ve topluluklarında görev yapan diplomat statüsündeki Din Hizmetleri Müşaviri ve Ataşelerle gerçekleştirilen toplantıyla ilgili, “Tek bir kare fotoğraf paylaşmayın” uyarısı yapıldığı öne sürüldü. Medine’deki beş yıldızlı Maden Otel’de gerçekleştirilen toplantı, “Safi Arpaguş, toplantıları yurt dışında ve gizli yaparak Erbaş dönemindeki israfı bir adım ileriye taşıdı” olarak yorumlandı. Toplantıya katılan yaklaşık elli kişinin uçak, ulaşım, beş yıldızlı otel konaklamaları ve günlük harcırahlarının maliyetinin 5 milyon TL olduğu iddia edildi. (18 Ocak)
4. Samsun’un İlkadım ilçesine bağlı Kalkanca bölgesinde bulunan Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı Bölge Yatılı Hafızlık Kuran Kursu’nda çekilen güvenlik kamerası görüntüleri, kursta çocuklara yönelik fiziksel şiddeti ortaya çıkardı. ANKA Haber Ajansının haberine göre, Geçen yıl içerisinde kaydedilen görüntülerde, yatılı Kuran kursunda eğitim gören bazı çocukların, kurs binasının farklı noktalarında kurs hocaları tarafından fiziksel şiddete uğradığı görüldü. Kursun güvenlik kameraları tarafından kaydedilen şiddet görüntülerinin, 1-21 Ocak 2025, 9, 14 ve 16 Nisan 2025 tarihlerine ait olduğu bildirildi. Çocukların Kuran kursunda şiddete maruz kalmasına ilişkin konuşan bir Samsun İlkadım Müftülüğü yetkilisi, kurumda başlatılan soruşturma kapsamında iki kurs görevlisinin başka Kuran kurslarında görevlendirildiğini ifade etti. Söz konusu şiddet görüntülerinin ise adli makamlara iletilip iletilmediği ise bilinmiyor. Şiddet ile ilgili konuşan bir öğrenci ise, iki kurs hocasının kurstan ayrıldığını doğruladı ve şiddet uygulayan kursun müdürü ve müdür yardımcısının ise hâlâ görevine devam ettiğini ifade etti. Öğrenci, diğer öğrencilerin de gördükleri şiddet sebebiyle ‘korktuklarını, konuşmadıklarını ve şikayette bulunmaya çekindiklerini’ kaydetti. Öğrenci, kursta şiddet olaylarının güvenlik kameralarının olduğu noktada değil, kameraların görüş açısına girmeyen kör noktalarda devam ettiğini de ifade etti. (19 Ocak)
5. Yurttaşa, “Azla yetinin” telkinlerinde bulunan Diyanet İşleri Başkanlığının, hemen her yıl milyonlarca liralık matbaa harcamasına imza attığı ortaya çıktı. BirGün’den Mustafa Bildircin’in haberine göre, kamunun 2026 yılı yatırım programını içeren listeler de Diyanet İşleri Başkanlığı’nın astronomik matbaa harcamalarına hız kesmeden devam edeceğini ortaya koyuyor. Diyanet İşleri Başkanlığı’na 2026 yılında kitap alımı ve eser basımı için 500 milyon TL kaynak öngörülüyor. Başkanlığın 2024-2025 dönemindeki kitap alımı ve eser basımı harcaması, 1 milyar 160 milyon 496 bin TL ile ifade ediliyor. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 2018-2026 döneminde bastırdığı takvimler için harcadığı toplam para, 282 milyon 628 bin TL olarak kaydediliyor. Başkanlığın yalnızca 2026 yılı takvimleri için kullanılan kaynak, 83,9 milyon TL olarak kayıtlara geçiyor. (25 Ocak)
6. Diyanet İşleri Başkanlığı yönetiminin, 81 il müftüsüyle Antalya Aksu'da bulunan Adalet Bakanlığı'nın deniz manzaralı lüks tesisinde bir araya geldiği ortaya çıktı. BirGün’den Mustafa Bildircin’in haberine göre, Diyanet İşler Başkanlığı’nın, “Açık büfedeki israf” konulu hutbelerini anımsatan başkanlık kaynakları, Antalya’daki tesisin açık büfe ile hizmet verdiğinin altını çizerek, “Vatandaşa, ‘Sabır, şükür’ denir. Kendileri Medine'de ve Antalya'da beş yıldızlı açık büfe olan otellerde keyif sürerler. Bu durum, ‘Allah'tan korkmaz, kuldan utanmaz’ sözünün en somut örneğidir” dedi. Ankara'daki Diyanet evinin 56 odası bulunduğunu ve 108 yatak kapasitesine sahip olduğunu kaydeden başkanlık kaynakları, “Ankara’da 81 il müftüsü için yeterli miktarda kapasite mevcut” diye konuştu. Antalya’da üç günlük toplantının konaklama, ulaşım ve harcırahlarla birlikte kişi başı yaklaşık 30 bin TL’ye mal olabileceğini savunan başkanlık kaynakları, şunları söyledi: “Toplantıya 81 il müftüsü, başkan yardımcıları, genel müdür ve birim amirleriyle yüzden fazla görevli katılacak. Maliyet, ilan edilen tesis fiyatlarıyla birlikte 3 milyon TL’ye yaklaşacak. Diyanet'in yirmiden fazla kentte toplantı yapacakları eğitim merkezleri, ihtisas merkezleri var. Ankara ve İstanbul'da Diyanet evi var. (26 Ocak)
7. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından “Hizmetlerinin Etkinliği ve Sahaya Yansıması” adıyla düzenlenen 45. İl Müftüleri İstişare Toplantısı'nda konuşan Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, “Hutbelerimiz, yaygın din eğitimi ve vaaz-irşat faaliyetlerimiz hayatın tam kalbine dokunmalı; çarşıya, pazara, sokağa, eve ışık tutabilmelidir. Gençlerimiz, bizim geleceğimiz, en büyük imkanımız ve en hassas emanetimizdir. Bugün gençlerimiz, modern çağın getirdiği kimlik bunalımları, inanç problemleri ve nihilizm, deizm gibi akımların kıskacındadır. Onlara yaklaşırken yargılayan değil anlayan, dışlayan değil kucaklayan, mahkum eden değil, ikna eden bir dil kullanmak mecburiyetindeyiz.” ifadelerini kullandı. (26 Ocak)
8. Diyanet İşleri Başkanlığının, 2026 yılı eğitim yatırımları kapsamında Türkiye’deki 127 üniversitenin 117’sinden daha fazla ödenek aldığı, 502 milyon TL’lik eğitim yatırımları ödeneği ile ODTÜ, Yıldız Teknik ve Ankara’nın da aralarında olduğu köklü üniversiteleri geride bıraktığı ortaya çıktı. BirGün’den Mustafa Bildircin’in haberine göre, 174,3 milyar TL’lik 2026 yılı bütçesine sahip Diyanet İşleri Başkanlığı’na, “Mesleki ve Teknik Eğitim” kalemine yönelik eğitim yatırımları için 502 milyon TL'lik yatırım ödeneği verildi. Başkanlığın toplam 502 milyon TL’lik eğitim yatırımları ödeneğinin 350 milyon TL’sinin devam eden projeler, 152 milyon TL’sinin ise yeni projeler için kullanılacağı bildirildi. (28 Ocak)
BELEDİYELER
1. AKP’li Gebze Belediyesi, kent meydanında bulunan Atatürk heykelini gece saatlerinde yerinden sökerek kamyona yükledi. Yurttaşlar kamyonun önünü keserek tepki gösterdi. Belediye konuya ilişkin olarak yaptığı açıklamada heykelin geçici olarak taşındığını belirtti. (8 Ocak)

2. Geçtiğimiz aylarda CHP'den ayrılarak AKP’ye geçen Beykoz Belediye Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel, AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticilerinden olduğu TÜGVA’yı ziyaret etti. Gürzel, ziyaretini sosyal medya hesabından “Gençlik varsa umut var! Bugün TÜGVA’yı ziyaret ederek yürütülen kıymetli çalışmalar hakkında bilgi aldık. Bu güzel ev sahipliği ve samimi sohbetleri için tüm ekibe teşekkürler. Genç fikirlerle bir araya gelmek, bizlere her zaman yeni bir enerji katıyor.” ifadeleri ve fotoğraflarla paylaştı. Öte yandan Gürzel’in sosyal medya hesabında halen CHP bayraklı fotoğrafının yer alması dikkat çekti. (14 Ocak)

3. AKP’li Gaziantep Şahinbey Belediyesinin, ilkokul öğrencilerine dağıtmak için siyasi iktidar yanlısı A Haber ile Sabah gazetesinin bağlı olduğu Turkuvaz Medya’dan 5,8 milyon TL, Diyanet’e bağlı Diyanet Vakfı’ndan 4,4 milyon TL’lik kitap aldığı ortaya çıktı. BirGün’den İsmail Arı’nın haberine göre, Şahinbey Belediyesi, 13 Ocak’tan doğrudan temin usulüyle “İlkokul 4’üncü Sınıflar İçin Yarıyıl Tatil Kitabı Alımı İşi” adı altında Turkuvaz Haberleşme Ve Yayıncılık Anonim Şirketi’ne 5 milyon 850 bin TL ödedi. AKP’li belediyenin milyonlarca lira ödediği A Haber, ATV, Sabah ve Takvim gazetelerinin bağlı olduğu Turkuvaz Medya iktidara yakınlığıyla biliniyor. Belediye, 15 Ocak’ta ise “İlkokul 2’nci Sınıflar İçin Yarıyıl Tatil Kitabı Alımı İşi” adı altında Diyanet’e bağlı Türkiye Diyanet Vakfı’na 4 milyon 420 bin TL ödedi. (25 Ocak)
4. AKP’li İstanbul Bağcılar Belediye Başkanı Yasin Yıldız, AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticilerinden olduğu TÜGVA’nın İstanbul Şube yöneticilerini makamında kabul etti. TÜGVA İstanbul şube başkanı Beytullah Çiçen ziyareti sosyal medya hesabında paylaştı. (26 Ocak)

5. AKP’li Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticilerinden olduğu TÜGVA’nın Şanlıurfa yöneticilerini makamında kabul etti. TÜGVA Şanlıurfa, ziyareti sosyal medya hesabında paylaştı. (26 Ocak)

6. Ümraniye Belediye Meclisi, geniş hazine arazisi üzerinde faaliyet gösterecek 4-6 yaş Kuran kursu ve cami projeleri için AKP’li belediye başkanı İsmet Yıldırım’a imza yetkisi verdi. Cumhuriyet’ten Can Uğur’un haberine göre, Ümraniye Belediye Meclisi’nin Kasım 2025 oturumunda, ilçenin geleceğini ve kamu malı kullanımını doğrudan etkileyen kritik bir karar onaylandı. Meclis genel kurulunda kabul edilen düzenlemeyle, AKP’den seçilen Belediye Başkanı İsmet Yıldırım’a kullanım hakkı belediyede olan hazine arazilerini de içeren çeşitli taşınmazlar üzerinde yapılacak cami, kız ve erkek çocuklarına yönelik kuran kursu projeleri için vakıflarla protokol imzalama yetkisi tanındı. Bu kararla birlikte, belediyenin bağışçı vakıflar ve müftülükle kuracağı ilişkilerde meclisin doğrudan denetim mekanizması fiilen sınırlanmış oldu. Raporda "bağışçı" olarak geçen kurumların kimlikleri ve bu protokollerin süresine dair hiçbir somut ayrıntı yer almıyor. (29 Ocak)

7. AKP’li Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ortaklığındaki AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticilerinden olduğu TÜGVA’nın “Veli Okul Projesi” kapanış programı Türkiye Yüzyılı Gençlik Merkezi’nde yapıldı. Firuzan Çetin’in konuşmacı olarak yer aldığı programda 3 kişiye umre hediyesi verildi. (28 Ocak)


ÜNİVERSİTELER
1. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticilerinden olduğu TÜGVA heyetini makamında kabul etti. Vakfın Başkanı İbrahim Beşinci, ziyareti sosyal medya hesabında fotoğraf ve “Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar'ı ziyaret ederek, 1 Ocak'ta Galata Köprüsü'nde yükselen vicdanın sesine yürekten destek veren tüm üniversitelerimiz adına kendilerine şükranlarımızı sunduk. Zulme karşı sessiz kalmayan, Filistin'in haklı mücadelesine güç katan her adımın yanındayız.” ifadeleriyle paylaştı. (9 Ocak)
2. Yalova Üniversitesi İslamî İlimler Fakültesinde çalışan Ebubekir Sifil, siyasi iktidara yakınlığıyla bilinen Akit TV’de katıldığı Muharrem Coşkun’un programında, “Bu topraklar 1071’den beri müslümandır. Hanefi maturididir. Herhangi birisi bu topraklara dışarıdan mezhep ithal etmeye kalktığında onun yaptığı mezhepçiliktir. İster selefilik adına yapsın, ister şiilik adına yapsın hiç fark etmez. İran İslam Cumhuriyeti Anayasasının 12. maddesi mezhepçi bir maddedir. Dolayısıyla, mezhep ihracını yapan kimse mezhepçi odur. Bu topraklarda buna direndiğiniz zaman mezhepçi oluyorsunuz. İran şiiliği gerek Suriye’de gerek Irak’ta milyonlarca sünni öldürdü. Tarihte hiçbir Sünni devlet şiilere karşı katliam yapmadı. Yavuz Sultan Selim’le Şah İsmail arasında yaşanan şey siyasi bir şeydir. Tarih içerisinde hiçbir sünni bir şiiyi sünnileştirmek için çalışmamıştır. Ama bir şii fırsat bulduğunda bir sünniyi şiileştirir. İran İslam Cumhuriyeti şiilik ihraç eden bir ülke” dedi. Coşkun’un “Bize de laiklik ihraç edilmiş” sözlerine “Maalesef o da arıza, bu da arıza” sözleriyle cevap verdi. (11 Ocak)
3. Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde görevlendirilen IŞİD’in hilafet iddiasını ve cihatçı şiddeti savunan Bangladeş-Türkiye asıllı Kanadalı Jaan Islam, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’a yakınlığıyla bilinen Albayrak medya grubuna ait TVNET’in hazırladığı ve kendisinin de yer aldığı “Boğaziçi Üniversitesi Kimin” isimli propaganda “belgeselini” “Boğaziçi Üniversitesini anlamak isteyenler için bu aydınlatıcı belgeseli tavsiye ediyorum. Kendi mütevazı katkılarımla bazı önemli konulara not düşmek isterim” sözleriyle tanıtarak “Müslüman Kimliğinin Yükselişi: Yaşadığımız devirde Müslüman kimlikli kesim, hem sayı hem de nitelik olarak yükselmektedir. Yakında tüm dünyanın gidişatını değiştirecek kapasiteye sahip olacaktır. Boğaziçi’ndeki en yüksek bilimsel yetkinliğe sahip Müslüman akademisyenler, artık sadece Türkiye’ye değil, tüm dünyaya meydan okumaya başlamışlardır. Bilimsel ve Ahlaki Duruşumuz: Boğaziçi’nde sergilenen seviyesiz gösterişler, şovlar ve protestolar ahlaki bir dayanaktan yoksun ve asılsızdır. Bizler, bilimsel ve ahlaki seviyemizi ortaya koyarak; hakkın her zaman batıla galip geldiğini gösteren birer örnek olmalıyız ve olacağız. Geleceğin öğrencileri ve hocaları, tersine beyin göçüyle ümmet adına siyasi, ekonomik ve teknolojik alanlarda yeni bir dünya haritası çizmektedir. Uzun vadeli, ahlak ve iman eksenli bir vizyon oluşturmamız, mevcut durumumuzu nasıl daha iyiye götürebileceğimizi açıkça göstermektedir.” Ifadelerini kullandı. (11 Ocak)

4. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanlığı, tüm üniversitelere gönderdiği yazıyla cuma namazı saatleri ile mesai, ders, sınav ve uygulama saatlerinin çakışması durumunda gerekli düzenlemelerin yapılması gerektiğini söyledi. YÖK Başkanı Erol Özvar imzalı yazıda, 8 Ocak 2016 tarihli ve 29587 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2016/1 sayılı Başbakanlık Genelgesi anımsatılarak, kamu kurumlarında isteyen personele mesai kaybına neden olmaksızın cuma namazı için izin verileceğinin düzenlendiği vurgulandı. Yazının sonunda, üniversitelerde cuma namazı vakitleriyle çakışabilecek nitelikteki mesai, ders, sınav ve uygulamaların yeniden değerlendirilmesi ve gerekli idari tedbirlerin alınması istendi. (13 Ocak)

5. Diyanet İşleri eski başkanı Ali Erbaş, Diyanet Vakfı’nın kurucusu olduğu İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi’nde açılan özel kadro ilanı ile akademik kadroya girdi. BirGün gazetesinden Mustafa Bildircin’in haberine göre, Üniversite yönetimi başvuracak kişiye, “Öğretim üyeliği tecrübesi” şartını da koştuğu ilandaki şartların tamamının Diyanet İşleri Başkanlığı eski başkanı Ali Erbaş tarafından karşılanması dikkati çekti. İlan, “Erbaş’a özel ilan” olarak yorumlandı. Erbaş döneminde Diyanet’in itibar kaybettiğini savunan 29 Mayıs Üniversitesi akademik kadrosu, “Üniversitenin itibarı zarar görebilir” görüşünü öne sürdü. Bazı akademisyenlerin 29 Mayıs Üniversitesi bünyesindeki İslam Araştırmaları Merkezi’nin itibarının da zarar görebileceği endişesini de dile getirdiği savunuldu. Ali Erbaş’ın, tüm tartışmalara karşın 29 Mayıs Üniversitesi akademik kadrosuna girdiği öğrenildi. Üniversitenin internet sitesinin, “Akademik Kadro” bölümüne, Ali Erbaş’ın ismi yazıldı. Erbaş’ın üniversitenin sitesindeki profilinin, ilerleyen günlerde güncelleneceği bildirildi. 18 Eylül’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararının ardından Diyanet İşleri Başkanlığı koltuğunu devreden Erbaş’ın, görev süresi dolmadan önce 29 Mayıs Üniversitesi yönetimiyle görüştüğü öne sürüldü. (14 Ocak)
6. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından düzenlenen “Umre Ödüllü Gençlik Bilgi Yarışması”nın üniversitedeki ön lisans ve lisans öğrencilerine duyurulması için ODTÜ Rektörlüğü, fakülte ve yüksekokullara resmi yazı gönderdi. ODTÜ Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı tarafından yayımlanan ve 17 Aralık 2025 tarihli Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Personel Dairesi Başkanlığı yazısına dayandırılan duyuruda, Cumhurbaşkanlığı Diyanet İşleri Başkanlığı’na ait yarışmanın ön lisans ve lisans öğrencilerine duyurulması istendi. Yazıda, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’ndan alınan yazı ve eklerinin, üniversite bünyesindeki tüm ilgili birimlere gönderildiği belirtilerek, yarışmanın öğrencilere duyurulmasının uygun görüldüğü ifade edildi. Rektör Yardımcısı Tülin Gençöz imzasıyla gönderilen yazı; Fen Edebiyat Fakültesi, Mühendislik Fakültesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Eğitim Fakültesi, Mimarlık Fakültesi, Yabancı Diller Yüksekokulu ile Meslek Yüksekokulu dekanlık ve müdürlüklerine gönderildi. Yazıda, yarışma hakkındaki ayrıntıların Yükseköğretim Kurulu ve Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde yürütüleceği bildirildi. (24 Ocak)

7. Marmara Üniversitesinin Sultanahmet meydanında bulunan 138 yıllık tarihi rektörlük binası eski AKP'li Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'in rektörü olduğu Uluslararası İslam, Bilim ve Teknoloji Üniversitesine tahsis edildi. Tarihi bina 2021 yılında "restorasyon" adı altında boşaltılmış, ihalesi ise AKP'li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın arkadaşı olan Hasan Gürsoy’un firmasına verilmesiyle gündeme gelmişti. (26 Ocak)
8. Filistin Alimler Birliği, Bingöl Üniversitesi Prof. Dr. Fuat Sezgin Konferans Salonunda “Şubat Ayı Şehadet Ayı” adıyla program düzenleyeceğini duyurdu. (26 Ocak)

9. Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü - TRT Yönetim Kurulu Başkanı Ferudun Yılmaz, Cihannüma Derneği heyetini üniversitedeki makamında ağırladı. Yılmaz, ziyareti sosyal medya hesabında “Cihannüma Derneği Genel Başkan Yardımcısı, Akademi ile İlişkiler Komisyonu Başkanı Sayın Prof. Dr. Abdülkadir Macit ve değerli komisyon üyelerini ağırladık. Üniversitemiz ile dernek arasında yürütülmesi muhtemel projeler ve akademik işbirliğine dair görüş alışverişinde bulunduk. Nazik ziyaretlerinden ötürü kendilerine teşekkür ediyor, çalışmalarında üstün başarılar diliyoruz.” sözleriyle yayınladı. (27 Ocak)

10. YÖK’e bağlı Türk-Alman Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünde çalışan ve siyasi iktidar yanlısı Akşam Gazetesinde yazılar yazan Taceddin Kutay, sosyal medyada paylaşılan bir videoda “Kadıköy sizin babanızın malı değil! Moda’daki kilise kadar, en azından orada camimizin olması lazım. Laik devlet vatandaşının ihtiyacını karşılar. Hiç kimseyle bunun pazarlığı yapılmaz. Hiçbir yer sizin değil. Vaktiyle Taksim için "Ufacık Ağa Camii’ne sıkışın, yahut namaz kılmayın" dediniz. Lan sana mı soracağım kılıp kılmayacağımı? Hadsiz!” ifadelerini kullandı. (27 Ocak)

11. Mardin Artuklu Üniversitesi, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticilerinden olduğu TÜGVA Mardin il temsilciliği ile “İhtisas Akademisi” protokolü imzaladığını duyurdu. Paylaşımda “niversitemiz ile Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Mardin İl Temsilciliği arasında “İhtisas Akademisi” Protokolü imzalandı. Gençlerin akademik gelişimini desteklemeyi, bilimsel üretim süreçlerine aktif katılımlarını artırmayı ve nitelikli akademik birikim oluşturmalarını hedefleyen protokol kapsamında; Türkiye Gençlik Vakfı tarafından ülke genelinde yürütülen İhtisas Akademisi programı, Üniversitemiz paydaşlığında Mardin’de hayata geçirilecektir. Program çerçevesinde; belirlenen akademik alanlarda, alanında yetkin ve seçkin akademisyenlerin katkılarıyla eğitim faaliyetleri yürütülecek, disiplinler arası akademik etkileşim teşvik edilecektir. Eğitim süreçlerinin ardından gerçekleştirilecek akademik yarışmalar ve uygulamalı çalışmalarla, bilimsel makale üretimi desteklenecek ve genç araştırmacıların akademik görünürlüğü artırılacaktır. Üniversitemiz, bu iş birliğiyle gençlerin düşünsel derinliğini güçlendirmeyi, akademik yetkinliklerini artırmayı ve bilimsel üretimi teşvik eden sürdürülebilir bir öğrenme ekosistemine katkı sunmayı amaçlamaktadır.” dendi. (29 Ocak)

12. Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesinin sosyal medya hesabında yapılan paylaşımda üniversitenin Cihannüma Derneği, İHH ve Dijital Hafıza Derneği ile birlikte hazırladığı Suriye raporunun tanıtımını yaptı. Paylaşımda üniversitenin rektörü Nevzat Şimşek’in tanıtım vidosuna yer verildi. (29 Ocak)

13. Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesinin sosyal medya hesabında yapılan paylaşımda üniversitenin Cihannüma Derneği, İHH ve PTT Çalışanları Dayanışma Derneği ile düzenlediği “Gazze ve Mâşerî Vicdan Konferansı ve Gazze’ye Mektup Yarışması Ödül Töreni” haberi yer aldı.

TBMM, SİYASET VE TOPLUM
1. AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticilerinden olduğu TÜGVA’nın başını çektiği İnsanlık İttifakı ve Milli İrade Platformu tarafından "Sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin'i unutmuyoruz" adı altında Ayasofya Camisi, Eminönü Yeni Cami, Karaköy Arap Camisi, Sultanahmet, Fatih ve Süleymaniye camilerinde kılınan sabah namazı sonrası Galata Köprüsü'ne yüründü. Eylemde tekbirler getirildi. Aynı zamanda İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti başkanı olan AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan burada yaptığı konuşmada “Şehitlerimize rahmet, Filistin'e destek için bugün Galata Köprüsü'nü dolduran yüz binler, gününüz aydın olsun. Yeni yılımız milletimize bütün Müslümanlara, Filistin'e ve insanlığa huzur getirsin inşallah. Rabb'im, gözü yaşlı annelerin gözyaşını dindirsin. Rabb'im, bu millet için gecesini gündüzüne katarak çalışan, başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere bütün yöneticilerimize güç, kuvvet versin. Rabb'im bütün şehitlerimize rahmet eylesin, ailelerine sabrı cemil nasip etsin. Biz Müslüman Türk milleti olarak, bugün Galata Köprüsü'nde toplanmış olan İnsanlık İttifakı'nın üyeleri olarak meselemiz bir dinle değil, bir halkla değil. Peygamberimizin örnekliğinin bizi getirdiği noktada o günden bugüne hiçbir Müslüman hükümdar yoktur ki milletini 'Şu dinin mensubu, bu dinin mensubu' diye ayırt etsin. İşte Kudüs'te Selahattin Eyyubi'den bugüne hükmetmiş ecdadımızın gölgesinde Müslüman'ı, Hristiyan'ı, Yahudi'si hep birlikte huzur içerisinde yaşayabilmiş, ibadetlerini huzur içerisinde yan yana yerine getirebilmiştir.” ifadelerini kullandı. (1 Ocak)
2. Beşiktaş Jimnastik Kulübü Başkanı Serdar Adalı, Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Galatasaray Sportif A.Ş. Başkan Vekili Abdullah Kavukcu, Fenerbahçe Yönetim Kurulu Üyesi ve Futbol Şube Sorumlusu Ertan Torunoğulları, Fenerbahçe Spor Kulübü Yöneticisi İlker Alkun AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticilerinden olduğu TÜGVA’nın başını çektiği İnsanlık İttifakı ve Milli İrade Platformu tarafından Galata Köprüsü'ne yapılan "Sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin'i unutmuyoruz" adı altındaki yürüyüşe katıldı. (1 Ocak)
3. TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve Kayseri milletvekili AKP’li Hulusi Akar, AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticilerinden olduğu TÜGVA’nın başını çektiği İnsanlık İttifakı ve Milli İrade Platformu tarafından "Sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin'i unutmuyoruz" adı altında düzenlenen kılınan sabah namazı ve sonrası Galata Köprüsü'ne yapılan yürüyüşe katıldı. (1 Ocak)
4. AKP’li İstanbul milletvekili ve eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticilerinden olduğu TÜGVA’nın başını çektiği İnsanlık İttifakı ve Milli İrade Platformu tarafından "Sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin'i unutmuyoruz" adı altında düzenlenen kılınan sabah namazı ve sonrası Galata Köprüsü'ne yapılan yürüyüşe katıldı. (1 Ocak)
5. TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AKP İstanbul milletvekili Cüneyt Yüksel AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticilerinden olduğu TÜGVA’nın başını çektiği İnsanlık İttifakı ve Milli İrade Platformu tarafından "Sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin'i unutmuyoruz" adı altında düzenlenen kılınan sabah namazı ve sonrası Galata Köprüsü'ne yapılan yürüyüşe katıldı. (1 Ocak)
6. Anadolu Ajansı (AA) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz, AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticilerinden olduğu TÜGVA’nın başını çektiği İnsanlık İttifakı ve Milli İrade Platformu tarafından "Sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin'i unutmuyoruz" adı altında düzenlenen kılınan sabah namazı ve sonrası Galata Köprüsü'ne yapılan yürüyüşe katıldı. (1 Ocak)
7. AKP listelerinden meclise giren HÜDA PAR’ın Genel Başkan Yardımcısı ve parti sözcüsü Yunus Emiroğlu, yaptığı basın toplantısında “Buradan açıkça çağrı yapıyoruz: Zina yeniden suç olmalıdır. Bu suçu işlemeye sevk eden yayın ve çalışmalar da suç kapsamına alınmalıdır. Evlilik müessesesinin kurulması için gençlere geri ödemesiz destekler verilmelidir. Zina, boşanma davalarında hukuken ailenin temelinden sarsılmasına yol açan bir sebep olarak kabul edilmesine rağmen, ceza hukuku bakımından suç sayılmaması bir çelişki oluşturmaktadır. Toplumsal bir afet olan zina hakkında Yüce Allah, İsra Suresi 32. ayette şöyle buyurmaktadır: 'Zinaya yaklaşmayın. Zira o hayasızlıktır ve çok kötü bir yoldur.” dedi. (2 Ocak)
8. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Muharrem Ekici Gençlik Merkezi önünde Manisa Büyükşehir Belediyesi toplu açılış törenine katılmak için geldiği Manisa'da cuma namazı çıkışı basına açıklamalarda bulundu. CHP Saruhanlı eski ilçe başkanlarından Muharrem Ekici’nin 11. ölüm yıl dönümü için ilçeye giden Özel, mezar ziyaretinin ardından cuma namazını Saruhanlı Merkez Camii’nde kıldı. Cuma namazı çıkışında basının sorularını yanıtladı. Özel’e Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, CHP Manisa milletvekilleri Selma Aliye Kavaf, Bekir Başevirgen, Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu ve çok sayıda partili eşlik etti. Özel, “Bugün vatandaşlarımızın gösterdiği ilgiye, teveccühe bir kez daha teşekkür ediyorum. Hepiniz hoş geldiniz. Hepinizin yeni yılı kutlu olsun. Cumanız mübarek olsun” diye konuştu. (2 Ocak)

9. AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan, “Türkiye Gençlik STK’leri Platformu’nun (TGSP)” 5. Olağan Genel Kurulunda, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla konuştu. Erdoğan konuşmasında “Şimdi bırakın memleketin en iyi işlerini yapmayı, dünyanın artık en iyi işlerini yapan bir nesil Türkiye’den yetişiyor Allah’ın izniyle. Bize bu yolu açan Cumhurbaşkanımıza ve Cumhurbaşkanımızdan önce gelenler, elbette bir Adnan Menderes olmasaydı, İlim Yayma Cemiyeti kurulmasaydı imam hatipleri destekleyen, Özal, Erbakan Hoca olmasaydı ve bu milletin bir şekilde değerlerini ve bu topraklara olan güçlü bağını tutmaya çalışan o omurga olmasaydı bugün gerçekten bu ülke belki tamamen kimliğini kaybetmiş, kendine yabancılaşmış, yozlaşmış bir toplumun ülkesi veyahut da bir kültürel yozlaşmanın yaşandığı ülke olmaktan ibaret hale gelebilirdi. Biz Müslümanca duruş savunuyoruz. Birilerine şirin gözükmenin peşinde de asla olmayacağız. Hem herkese hitap edeceğiz. Hem kendi kimliğimize hitap edeceğiz. Yeniden bu toplumda ‘Dindar olan insan iyidir’ yargısını güçlendirmek zorundayız. Müslümanlar olarak bizim dinimizi doğru temsil etmemizin yolu, bu toplumda iyiliklerin kaynağının yine Müslüman insanlardan geldiğini, yine dindar insanlardan geldiğini muhakkak ve kesin şekilde yerleştirmekten geçtiğini düşünüyorum. Bizim kurumlarımızın yerel olma lüksü artık yok. Kesinlikle uluslararası olmak zorundayız. En azından Türk dünyasında, mümkünse İslam dünyasında, daha da iyisi bütün dünyada bağlantıları olan, irtibatları olan, mezunları olan vesaire uluslararası kurumlar olmak zorundayız. Çünkü İslam dünyasından bu tür uluslararası sivil toplum kuruluşlarının çıkacağı en birinci yegane ülke Türkiye. Başka ülkelerden böyle bir şey bekleyemeyiz. Bizim Türkiye’de yaptığımız iyi işlerle bütün İslam dünyasına örnek olma durumumuz şu anda var.” dedi. (11 Ocak)
10. Teknik direktor ve eski milli futbolcu Volkan Demirel, AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticilerinden olduğu TÜGVA’nın “Gençlig 2026” adı altında düzenlediği liseler arası futbol turnuvasına katılarak açıklamalarda bulundu. TRT Spor’da yayınlanan açıklamasında Demirel “Biz sahada çok keyif aldık. Spor yapan kişinin karakteri, kişiliği ve özgüveni yüksek olur. Gençlerimizi herhangi bir spor dalına yönlendirebilirsek, ne mutlu. Benim kızım da voleybol oynuyor. Böyle organizasyonlarla onları spora teşvik edebilirsek, ne mutlu bize.” dedi. (12 Ocak)

11. MHP Aydın İl Başkanı Haluk Alıcık, Nazilli Gazeteciler Cemiyeti'ni ziyaret ederek gazetecilerin sorularını cevapladı. Alıcık, emekli maaşlarıyla ilgili yöneltilen soruya “Ben şundan çok rahatsızım, bu millet bir kere haline şükretmiyor, iki para ile ilgili beklentileri çoğalıyor. Şükürsüzlük bu memleketin sonu olacaktır ben ondan korkuyorum.” ifadelerini kullanarak, cep telefonunu göstererek “Bu temel ihtiyaç maddesi değil mesela.” dedi. (16 Ocak)
12. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Kocatepe Camisinde cuma namazını kıldıktan sonra vatandaşlara hayır yemeği dağıttı. (16 Ocak)

13. Dini söylemlerle dolandırıcıların “Soyunuzdan gelen günahlar ve gerçekleştirilmemiş adaklar nedeniyle içinizde şeytan var” diyerek insanları ağlarına düşürdüğü, şeytan çıkarma seansları yapıp kefaret topladıkları ve bu tezgâh yıllardır sürdüğü ortaya çıktı. Gazeteci Timur Soykan BirGün gazetesindeki köşesinde, şebekenin başında olan Erol tangut isimli şahsın 2006 yılında siyasi iktidara yakın TGRT kanalına, Akit TV ve Beyaz TV’de programlara da çıktığını belirtti. Haberde bir milyonu aşkın kişi tarafından izlenen Youtube videolarında Erol Tangut ve karşısındaki kişilerin oyunculuk performansları olduğu belirtilirken “Güya; Erol Tangut, insanların içine giren şeytan ile konuşuyor. Mesela; bir videoda içine şeytan girdiği söylenen kadın yılan gibi tıslayarak konuşuyor. Umre’den fotoğraflar paylaşan Erol Tangut tezgâhına ‘Şeytan Haritası’ isimli bir kitap da eklemişti. Alt başlığı ise şöyleydi: ‘Paranormal ofis, acil yardım, eğitim ve araştırma kitabı.’” dendi. 2018 yılında 16 yaşındaki iki kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmaktan ve dini duyguların istismar edilmesiyle dolandırıcılık suçlarından 33 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılılan Tangut’un yerini alan öğrencisi Ersin Aytaç aldı. ‘İlmi Sayik’ ismini değiştirerek ‘Tıbbul Furkan’ yapan Aytaç, İstanbul, Ankara, Antalya’da ofisler açtı. Soykan haber yazısında “Ersin Aytaç, bir din alimi rolünde Youtube’ta videolar yayınlamaya devam ediyor. Kitabı satışta ve derneği de açık. Özellikle sosyal medyadan yüzlerce insan bu tuzağa düşüyor. Sağlık ve diğer sorunlarının geçmiş soylarının günahlarından kaynaklandığı söylenen bu insanlar şifa bulacaklarını umut ediyor. Ayrıca içlerinde şeytanın olduğu korkusunu yaşıyorlar. Bu dolandırıcıların kurduğu Whatsapp gruplarında yüzlerce insan bulunuyor ve mürit haline getiriliyorlar. Her zaman olduğu gibi bu tür yapılar, son hamlelerini para talebiyle yapılıyor. Toplanan paranın nereye gittiğini tahmin etmek zor değil.” dedi. (16 Ocak)

14. Burdur MHP İl Genel Meclisi Üyesi Abdullah Aksoy'un, rakı masasında sela okutulması talimatı verdiği görüntüler ortaya çıktı. (18 Ocak)

15. Siyasi iktidar destekçisi fenomen yazar Sevda Türküsev, sunduğu programda bir konuğun 'Şeriatın kestiği parmak acımaz' sözlerine sunucu Esra Erol’un 'Şeriat burada yok, Orta Doğu'da var' yanıtına karşı sosyal medya hesabında, “Şeriat’ı kabul etmeyen Allah’ı ve Kuran’ı da kabul etmemiş olur! Avukat Kezban Hatemi, çok iyi anlatmış. Şeriat ne demek biliyor musun? Hukuk demek. Hak demek. Bu bile yozlaştırıldı bizim dilimizde. 'Kahrolsun Şeriat!' demek, 'Kahrolsun Allah'ın hükümleri, Kahrolsun Allah!' demektir. Şeriat, Kuran'ı Kerim'in ta kendisidir.” ifadeleriyle Kezban Hatemi’nin Hülya Avşar’ın programındaki görüntülerini ve sözlerini paylaştı. (18 Ocak)

16. Sunduğu programda bir konuğun 'Şeriatın kestiği parmak acımaz' sözlerine sunucu Esra Erol’un 'Şeriat burada yok, Orta Doğu'da var' yanıtına karşı AKP listelerinden meclise giren BBP genel Başkanı Mustafa Destici sosyal medya hesabında “Şeriat Kur’an demektir. Şeriat İslam demektir. Şeriat Müslüman demektir. Müslüman Türk demektir. Şeriat Adalet demektir. Açıkça, inancımızı, değerlerimizi aşağılayan birisi @ErolEsra nasıl oluyor da hükümetten, devletten sınırsız destek aldığı söylenen bir kanalda @esraerolda_atv hala program yapabiliyor.” dedi. (18 Ocak)

17. Sunduğu programda bir konuğun 'Şeriatın kestiği parmak acımaz' sözlerine sunucu Esra Erol’un 'Şeriat burada yok, Orta Doğu'da var' yanıtına karşı AKP listelerinden meclise giren HÜDAPAR Gaziantep Milletvekili Şahzade Demir sosyal medya hesabında, “Esra Erol sevdasının arkasında ne var? ATV yönetimi tüm tepkilere ve değerlerimize yaptığı saldırılara rağmen Esra Erol’ u ısrarla televizyonda tutup bu iğrençlikleri işlemesine niye göz yumuyor? Mesele reyting mi? Eğer mesele reyting ise inancımızın değerlerimizin ve genel ahlakın reytinge kurban edildiğini söylemek yanlış değildir. Toplum adına biz soruyoruz; Esra Erol’un programı ne zaman kapatılacak ve bu kadın televizyondan ne zaman kovulacak? @tcbestepe” dedi. (18 Ocak)

18. Sunduğu programda bir konuğun 'Şeriatın kestiği parmak acımaz' sözlerine sunucu Esra Erol’un 'Şeriat burada yok, Orta Doğu'da var' yanıtına karşı iktidara verdiği destekle bilinen Yeni Şafak gazetesinden Yusuf Kaplan sosyal medya hesabından "Esra Erol haddini bil. Milletin değerlerini aşağılamaya kalkışma. Ortadoğu’da şeriat yok. Petro dolar köleler var. Şeriat, senin kafanın alamayacağı kadar yüce bir kavram. Osmanlı’yı dünya gücü yapan adalet, hakkaniyet ve merhametin kaynağı" dedi. (18 Ocak)

19. CHP Bursa il Başkanı Nihat Yeşiltaş’ın çarşaflı bir çiftin nikahına katıldığı görüntüler ve "Özge ve İbrahim çiftinin nikah törenine katılarak mutluluklarına ortak olduk. Genç çiftimize bir ömür boyu sağlık, huzur ve mutluluk dilerim." sözleri paylaşıldı. (19 Ocak)

20. Elit tesettürlülerin kadın giyiminde prestijli markası Huzur Giyim’in veliahtı olduğu söylenen Abdullah Gençal İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ünlülere yönelik yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alındıktan sonra tutuklandı. Aileden dışlanmış olduğu söylenen, Gençkal kardeşlerin en küçüğü olan Abdullah, şirkete ait hisselerinin karşılığını alarak giyim firması ile ilişiğini kesmişti. 2007’de ailesini, vergi kaçırdığı iddiası ile Maliye’ye şikâyet eden Abdullah Gençal, 2016’da ise ailesinin Gülen cemaati üyesi olduğunu söylemiş, soruşturma geçiren aile ile ilgili savcılık takipsizlik kararı vermişti. (21 Ocak)
21. Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Ulusal Kanal’da katıldığı programda “Ahmed Şara, emperyalizme karşı mücadele ediyor. Şara'ya karşı çıkanlar, şeriatçı diyenler emperyalizmin kucağındadır.” dedi. Perinçek “Ahmet Şara falan falan, bunlar şeriatçı, bunlar düşman diyen komünist momünist denen partiler bu lafları emperyalizmin kucağında söylüyor.” ifadelerini kullandı. (22 Ocak)
22. CHP genel başkanı Özgür Özel, Karar TV yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. CHP’nin bir merkez partisi haline gelip gelmediğine yönelik soruya, “CHP’nin listelerinde gelecek dönem, tesettürlü, başörtülü milletvekilleri göreceksiniz. Bu, ‘açılım olsun’ diye değil. Zamanı geldi, artık bu anormal bir şey değil. CHP’de şu anda bir tesettürlü arkadaşın varlığı, başörtülülere bir mesaj değil. ‘Başörtülü arkadaşlar var, bize oy verin’ değil. CHP’de başörtülüler, siyasi rekabette başörtüsüzlerle eşit şartlarda, gelin burada siyaset yapın. Eskiden başörtülü birisi CHP’ye baktığında, ‘Orada beni kabul etmezler, zorlanırım’ diyordu.” Diyerek cevap Özel, bir gazetecinin, “Diyanet İşleri Başkanlığını kapatacak mısınız?” sorusu üzerine, “Diyanet’i kuran parti niye kapatsın” diyerek, “İmam hatip liselerini kapatacak mısınız?” sorusunu da “Hayır” diyerek cevap verdi. (22 Ocak)
23. Serbestiyet ve Karar isimli yayınlarda görev yapan gazeteci Yıldıray Oğur, Serbestiyet’teki bir programda, Suriye’yi ele geçiren cihatçı terör örgütü HTŞ’nin başındaki Şara’yı aklamaya çalıştı. Oğur konuşmasında “Şam yönetimine ve Şara’ya 'IŞİD’ci' demek bir kere yanlış bilgi. HTŞ veya önceki adı Nusra, IŞİD değil. Nusra’nın kuruluşu 2012, IŞİD’in kuruluşu 2013. Şara, 2003’de işgale karşı ABD ile savaşmaya Irak’a gidiyor. El Kaide’nin içine giriyor. Irak İslam Devleti adı. Suriye iç savaşı başlayınca Suriye’ye dönüp Nusra’yı kuruyor. Daha sonra Irak’taki El Kaide yapılanması Bağdadi liderliğinde IŞİD’i kuruyor. Şara, buna itiraz ediyor, Suriye’de işiniz yok diyor ve iki örgüt arasında husumet ortaya çıkıyor. Yani Şara hiçbir zaman IŞİD’ci olmuyor. Nusra, YPG’den sonra IŞİD’le en çok savaşan örgüt. Nusra ve HTŞ 13 yıl YPG’yle hiç savaşmamış da tek muhalif grup. Nusra evet El Kaide kökenli ama Suriye dışında hiç bir ülkede bir eylemi yok, öyle bir amacı da yok. Şara ve HTŞ, 2016’da El Kaide’den de koptu. 2016’dan 2024’e İdlib’i yönettiler. Fikri olarak değişimler yaşadılar, dört milyon nüfuslu bir şehrin sorumluluğunu aldılar. Şimdi de kravatları takıp Suriye’yi yönetiyorlar. ABD’yle hatta İsrail’le bile görüşüyorlar. Şeri bir uygulamaları yok. El Kaide’den, IŞİD’den en çok çekmiş ABD, Avrupa bu değişime kredi açarken, Türkiye’den hala Şara’yı doğru olmamasına rağmen, IŞID’çilikle, kafa kesmekle, kadın pazarı kurmakla suçlamak hatta buna itiraz edene de IŞİD’çi demek kötü bir propagandadan ibaret.” ifadelerini kullandı. (23 Ocak)
24. Siyasi iktidar yanlısı AkitTv sunucusu Muharrem Coşkun programda “Okullar ideoloji kampına dönmüş. Her sınıfta zorunlu Atatürk köşesi var. Teneffüste, derste, bahçede her yerde beyinleri yıkanıyor. Çocuklar münafık, ikiyüzlü yetişiyor! Düşün çocuklarımızın yakasından!” dedi. Coşkun, “Bahçeden başlıyor. Heykelle karşılıyor çocuğu (Atatürk büstünü göstererek). Okulun içine girdin, böyle bir köşe karşılıyor size (Atatürk köşesini göstererek). Lobiye girdin, sınıfa girdin, böyle bir Atatürk köşesi var sınıfta ve mecbur. Sınıflarda Atatürk köşesi yapılması. Panoda karşısında bu var (Atatürk, İstiklal Marşı ve Gençliğe Hitabe’nin olduğu panoyu gösterek). Çocuk teneffüste de kurtlamıyor, sınıfta da kurtulamıyor. Okula giriyor, okulda karşılaşıyor. Sınıfta sağında solunda karşısında. İdeoloji yüklenen bir ideoloji kampı. Düşsünler yakamızdan. Çocuklarımızın yakasından düşsünler. Kendileri kime taparsa tapsınlar. Ama bizim çocuklarımıza kendi inançlarını zorla dayatmasınlar. Bu çocuklar münafık yetişiyor, iki yüzlü yetişiyor. Yalan tarihle yetişiyor.” ifadelerini kullandı. (24 Ocak)
25. Siyasi iktidar yanlısı tv100’ün Genel Yayın Yönetmeni Deniz Gürel ve tv100 programcısı Başak Şengül'e açıklamalarda bulunan iktidar ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli “Sayın Cumhurbaşkanı’na şunu söyledim; Hz. Ömer Kudüs’ü fethetti, Selahattin Eyyubi Kudüs’ü fethetti, Yavuz Sultan Selim Kudüs’ü fethetti, Abdülhamit Kudüs’ü ihya etti. Bu dört isim Kudüs için önemlidir ve semboldür. Neden siz beşinci olmuyorsunuz? Tarihte Şam ve Kudüs’ün fetihleri arasında bağ vardır. Şam’ı fetheden mutlaka Kudüs’ü fethetmiştir. Bölgede insanlar güvenecekleri güçlü bir lider arıyor.” dedi. (25 Ocak)
26. Eski AKP Isparta milletvekili Said Yüce, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda, “Nur talebeleri siyasetle ilgilenebilir mi? Hangi ölçülerle ilgilenebilir? Bediüzzaman hazretlerinin bu mektubu insafla ve dikkatle okuyanlara gereken cevabı veriyor.” ifadeleriyle Cumhuriyet ve laiklik düşmanı Saidi Nursi’den alıntı yaptı. Yüce, Nurcu İstanbul İlim ve Kültür Vakfı’nın Mütevelli Heyeti Başkanı. (26 Ocak)

27. AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan gençlere yönelik bir programdaki konuşması sosyal medyada yayınlandı. Bilal Erdoğan burada yaptığı konuşmada “Ben birçok zengin insan tanıdım. Bana deseniz ki, zenginlerde gördüğünüz ortak bir özellik söyleyin… Bir ortak özellik söyleyebilirim: O da çok zengin oldukları. Allah diyor ki: Ben rızkı dilediğime veririm…” ifadelerini kullandı. (29 Ocak)

28. Polis haftası nedeniyle Adana'da cuma ezanı okuyan bir Çevik Kuvvet polisinin görüntüleri sosyal medyada paylaşıldı. (29 Ocak)

29. AKP listelerinden meclise giren BBP genel başkanı Mustafa Destici, partisinin etkinliğinde yaptığı konuşmada “Laiklik adı altında sen benim kardeşlerimin okumasını engelleyemezsin. Bunu bir dönem başörtüsü zorbalığıyla engellemeye çalıştılar. Bugün de kadın üniversitelerine karşı çıkarak engellemeye çalışıyorlar. Kadın üniversitesi, kadın hastanesi isteyenlere gelince kapı neden kapanıyor? Bu mu laiklik?” dedi. (29 Ocak)
CEMAAT-TARİKAT VE BAĞLANTILI YAPILAR
1. Yargıtay tarafından terör örgütü sayılan Hizbuttahrir’in sorumlusu Atâ Eburraşta, Mustafa Kemal Atatürk’ten “çağın suçlusu” (asrın mücrimi) olarak bahsederek; “Ümmetin Mustafa Kemal’e kılıçla karşı koyması farzdı” derken, Türk Silahlı Kuvvetlerini hilafet için Hizbuttahrir’in daveti ve yardımına katılmaya çağırdı. Cumhuriyet’ten Aytunç Ürkmez’in haberine göre, Hilafet devleti kurmak için 40 farklı ülkede faaliyet gösteren Filistin merkezli siyasi parti Hizbuttahrir, Türkiye’ye yönelik çalışmalarını hızlandırdı. Atâ Eburraşta tarafından yapılan açıklamada, “Bundan tam yüz beş yıl önce, H.1342 yılı Recep ayının son günlerinde (M. 1924 Mart ayının başlarında), o dönemde başını İngiltere’nin çektiği sömürgeci kâfirler, Arap ve Türk hainlerin işbirliğiyle Hilafet Devleti’ni yıkmayı başardılar. Asrın mücrimi Mustafa Kemal, hilafeti ilga ederek apaçık küfrünü ilan etti, halifeyi İstanbul’da kuşattı ve o günün seher vakti onu sürgüne gönderdi. Böylece izzetlerinin kaynağı ve Rablerinin rızası olan Hilafetin yıkılmasıyla Müslüman topraklarında dehşet verici bir deprem yaşandı... Ümmetin Mustafa Kemal’e kılıçla karşı koyması farzdı” ifadeleri kullanılırken “Ey Müslüman orduların askerleri! İslam Ümmetinin evlatlarısınız... Fatih Sultan Mehmet’in, 3. Selim’in, Halife Abdulhamid’in torunlarısınız. Müslüman ülkelerin orduları! Hilafet yeniden kurulduğunda, atalarınız gibi siz de yeniden izzete kavuşacaksınız. Haydi onların tabi olduğu gibi Hakk’a tabi olun, onların inşa ettiği gibi bir izzet inşa edin. Hilafeti yeniden kurun ve onu koruyup kollayın. İşte Hizbuttahrir aranızdadır; haydi ona destek olun. Davete ve nusrete (yardım) katılın. Hilafeti sadece uzaktan seyretmekle kalmayın, Hizb ile birlikte hilafeti kurmak için acele edin. Zira Allah’ın izniyle zafer yakındır” çağrısı yapıldı. Türkiye Cumhuriyeti’nin laik yapısını hedef alan ve Selefi düşünce yapısına yakın olan parti son yılda sokak eylemleriyle Türkiye’de etkinliğini artırırken, “Gazze” üzerinden diğer İslamcı-gerici yapılarını eşgüdümüne sokmaya ve dini bir taban yaratmayı hedefliyor. (6 Ocak)

2. AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticilerinden olduğu TÜGVA, TÜRGEV, İlim Yayma Cemiyeti, ENSAR, Aziz Mahmut Hüdayi Vakfı gibi gerici derneklerin yer aldığı Türkiye Gençlik STK'leri Platformu'nun (TGSP) 5. Olağan Genel Kurulunda İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla konuşma yapan Bilal Erdoğan, “Biz Müslümanca duruş savunuyoruz. Birilerine şirin gözükmenin peşinde de asla olmayacağız. Hem herkese hitap edeceğiz. Hem kendi kimliğimize hitap edeceğiz. Yeniden bu toplumda 'Dindar olan insan iyidir' yargısını güçlendirmek zorundayız. Bizim kurumlarımızın yerel olma lüksü artık yok. Kesinlikle uluslararası olmak zorundayız. En azından Türk dünyasında, mümkünse İslam dünyasında, daha da iyisi bütün dünyada bağlantıları olan, irtibatları olan, mezunları olan vesaire uluslararası kurumlar olmak zorundayız. Çünkü İslam dünyasından bu tür uluslararası sivil toplum kuruluşlarının çıkacağı en birinci yegane ülke Türkiye. Başka ülkelerden böyle bir şey bekleyemeyiz. Bizim Türkiye'de yaptığımız iyi işlerle bütün İslam dünyasına örnek olma durumumuz şu anda var. Bize bu yolu açan Cumhurbaşkanımıza ve Cumhurbaşkanımızdan önce gelenler, elbette bir Adnan Menderes olmasaydı, İlim Yayma Cemiyeti kurulmasaydı imam hatipleri destekleyen, Özal, Erbakan Hoca olmasaydı ve bu milletin bir şekilde değerlerini ve bu topraklara olan güçlü bağını tutmaya çalışan o omurga olmasaydı bugün gerçekten bu ülke belki tamamen kimliğini kaybetmiş, kendine yabancılaşmış, yozlaşmış bir toplumun ülkesi veyahut da bir kültürel yozlaşmanın yaşandığı ülke olmaktan ibaret hale gelebilirdi.” ifadelerini kullandı. (10 Ocak)
3. Yalova’daki cihatçı terör örgütü IŞİD saldırısına yönelik hazırlanan iddianame cihatçılara açılan alanları ortaya çıkardı. İddianamede, 24 kentte, “DAEŞ terör örgütü yanlısı olarak faaliyet gösteren” toplam 97 dernek, mescit ve medrese tespit edildi. Yalova’da, IŞİD’e yönelik 29 Aralık 2025 tarihinde düzenlenen operasyonda, şüpheliler polise ateş açmış, çıkan çatışmada üç polis memuru yaşamını yitirirken sekiz polis ve bir bekçi yaralanmıştı. Operasyonda, altı IŞİD’li öldürülmüştü. BirGün’den Mustafa Bildircin’in haberine göre, Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’nca başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede çarpıcı detaylar yer aldı. İddianamede yer verilen TEM Daire Başkanlığı’nın 25 Ekim 2023 tarihli yazısı, cihatçı yapının Türkiye’deki faaliyetlerine ayna tuttu. İddianamede yer verilen Ekim 2023 tarihli yazıda, Türkiye’de bulunan radikal ve selefi ideolojiye mensup kişilerin, “Taban oluşturmak” amacıyla kitabevi, kreş, mescit ve medreseler açtığı belirtildi. Yazıda, terör örgütünün eleman ve taban kazanma noktasında hedef kitlesinin daha çok gençler olduğu belirtilerek, “Dini istismar eden terör örgütler, ‘Daru’l Harp, Tağut, Rejim, Oy, Cuma Namazı, Hilafet, Cihad, Tevhid, Şirk, çocukların devlet okullarına gönderilmemesi’ gibi meseleleri kendi felsefelerine ve ideolojilerine göre yorumlamaktadır. Ayrıca DEAŞ terör örgütü ve benzeri dini istismar eden terör örgütlerine müzahir şahıslar da ülkemizde taban oluşturmak, eleman kazanmak ve çatışma bölgelerinde bulunan mensuplarına maddi gelir sağlamak amacıyla legal ya da illegal dernek, kitabevi kreş, mescit ve medreseler oluşturmaktadır” ifadeleri yer alırken, cihatçı terör örgütünün Türkiye’de faaliyet gösteren dernek, kitabevi, mescit ve medreselerin sayısı da paylaşıldı. Türkiye’de, 24’ü Yalova’da olmak üzere Adana, Ağrı, Ankara, Batman, Bingöl, Bursa, Çankırı, Diyarbakır, Elazığ, Eskişehir, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kocaeli, Konya, Malatya, Manisa, Muş, Sakarya, Samsun, Tekirdağ, Yalova ve Van’da, “IŞİD yanlısı” toplam 97 dernek, kitabevi, mescit ve medrese tespit edildiği bildirildi. (11 Ocak)
4. Menzil cemaatin en büyük şirket organizasyonu olan Semerkand Vakfı’nı kontrol eden Mübarek Elhüseyni, vakfın başında İslamlık elçisinin olduğunu iddia etti. Cumhuriyet gazetesinden Aytunç Ürkmez’in haberine göre, Menzil cemaatinde kardeşler arasındaki miras savaşında Menzil köyünün kontrolünü tekeline alan Saki Elhüseyni ise bu açıklamanın dine aykırı olduğunu savunurken, kardeşinin tekelindeki Semerkand şirketlerine karşı 1 milyon TL’ye kurduğu Dehlevi Yayınları Basım Hizmetleri Anonim Şirketi’nin değerini 2 yılda 43 milyon TL’ye yükseltti. Öte yandan cemaatin 30 yıllık şirket organizasyonun yönetimi ise Mübarek ve Fettah’a kaldı. Bu kapsamda miras savaşında Saki, cemaatin taşınmazlarının taraftarlardan toplanan bağışlarla (teberru paraları) yapıldığı için ümmetin malı olduğunu, bu nedenle miras konusu olmayacağını savunuyor. Mübarek-Fettah ittifakı ise taşınmazların babalarından kalan miras olduğunu savunarak; ellerindeki şirketlerin gücüyle iddialarını medeni yasa kapsamında kira hukuku üzerinden sürdürüyor. Böylece cemaat Türkiye ile İngiltere ve Hollanda gibi Avrupa ülkelerinde açılan davalarla gündeme geliyor. (15 Ocak)
5. AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan, mütevelli heyeti başkanı olduğu İlim Yayma Cemiyetinin Rize Ardeşen’de 4-6 yaş Kur'an Kursu ve İlim Yayma Cemiyeti Gençlik ve Eğitim Merkezi Şubesi'nin açılışında konuştu. Bilal Erdoğan “Ama ne demiş büyüklerimiz? 'Allah'tan korkmayandan kork.' demiş. Onun için bu iyi yetişen yavrularımızın aynı zamanda içinde Allah korkusu olsun istiyoruz. Neden? Daha iyi insan olması için. Bugün eğer biz birilerine kızıyorsak, 'Şunu niye böyle yaptı, bunu niye böyle yaptı, şurada niye haram yedi?' diyorsak, içinde Allah korkusu olmadığı için onu yapmış demek ki. Onun için biz istiyoruz ki bu toplumun içinde Allah korkusu olanların sayısı artsın. Bu millet evelallah bu toprakları hep imanla yoğurmuş. Onun için biz bunu başardığımız zaman inanıyorum ki dünyaya örnek bir toplum olacağız.” dedi. (16 Ocak)
6. Menzil Cemaati içerisinde, Abdulbaki Erol’un 2023 yılındaki ölümünü ardından bağlayan miras ve liderlik kavgası sürerken bu süreçte, cemaatin başındaki Muhammed Saki Erol, İzmir Karabağlar'da binlerce kişinin katılımıyla toplu "tövbe seansı" düzenledi. Arapderesi mevkiinde düzenlenen gövde gösterisinde Erol’un alana gelerek müritlerini selamladı ve daha sonra toplanan kalabalığa toplu tövbe ettirdi. Erol’un, "Ya Rabbi! Bütün yapmış olduğum günahlardan ben pişmanım. Keşke yapmasaydım. İnşallah bir daha ben yapmayacağım. Gavs hazretlerini kendime şeyh kabul ettim." ifadelerini, alanda toplanan kişiler tekrar etti. (18 Ocak)


7. Türkiye’de Hizbullah adıyla faaliyet yürüten islamcı terör örgütü elebaşısı Edip Gümüş, terör örgütünün kurucu elebaşısı Hüseyin Velioğlu’nun ölüm yıldönümü gerekçesiyle mesaj yayımladı. Gümüş mesajında; “Çocuklarınıza düşmana karşı mücadeleyi aşılayın”, “Yeni medreseler açın, sohbet halkaları kurun” ve “Sosyal medyadan tebliğ yapın” talimatlarını verdi. Cumhuriyet’ten Aytunç Ürkmez’in haberine göre, 1990’lı yıllardaki terör eylemlerinin ardından 17 Ocak 2000’de düzenlenen “Beykoz Operasyonu”nda kurucu elebaşısı Hüseyin Velioğlu’nun çatışmalarda yaşamını yitirmesinin ardından propaganda alanını genişletmek için dernek, vakıf ve siyasallaşma sürecine giren islamcı terör örgütü, HÜDA PAR, Ürdün’e uzanan medrese ağı İttihadululema ve MEB yapılanması olarak bilinen Peygamber Sevdalıları Platformu (PSP) üzerinden örgütsel çalışmaları sürdürürken, bir taraftan da “cemaat” kılıfıyla da fikirsel varlığını koruyor. Velioğlu’nun sağ kolu olarak bilinen ve terörden arananlarda kırmızı listede bulunan Edip Gümüş Beykoz Operasyonu’nun 26. yıldönümünde, örgütün medya yapılanması “Habernas”tan taraftarlarına yeni bir mesaj yayımladı. Velioğlu’nun amacının “dini unutturulan bir kavma dinini yeniden öğretmek” olduğunu savunan Gümüş; “Aranızdaki ihtilafı bırakın, ittifak edin. Milliyetçilik, ırkçılık, tekfircilik ve mezhepçilik birer hastalıktır. Bunları bırakıp ortak düşmanınıza yönelin. Çocuklarınıza düşmana karşı mücadele ve hizmet bilinci aşılayın” dedi. “Özellikle babalara, annelere, genç erkeklere ve genç kızlara diyorum ki vazifenizin bilincinde olun” diyen Gümüş; “Sizden öncekiler üzerlerine düşeni hakkıyla ifa ettiler. Şimdi sıra sizlerdedir. Bunu ihmal etmek gibi bir hakkınız ve lüksünüz yoktur. Davet, tebliğ ve irşad üzerinize farzdır. Siz, ilahi bir görevin memurlarısınız. Gençler; kiminiz, medreselerde eğitim gördünüz, Kuran’ı ve sünneti iyi öğrendiniz. Kiminiz hafız oldu. Bir kısmınız da farklı üniversitelere gidip okudu/okuyor. Görevinizi yerine getirinceye kadar durmayın. Bulunduğunuz ve girdiğiniz ortama İslam’ın rengini verin. Yeni bir sohbet halkası oluşturabilecekseniz, yeni bir medrese açabilecekseniz, evinizin bir odasını Kuran kursuna dönüştürebilecekseniz... Öncü kadrolar yetiştirmeye çalışın. İlim, sanat, siyaset, diplomasi, akademi ve teknik alanlarda uzman kadrolarımız olsun” çağrısında bulunan Gümüş, “Sosyal medyayı amacınıza hizmet ettirin. Orası tebliğ (duyurma, propaganda yapmak) alanı olarak görülmelidir. Gerçek dünyada bir davetçi olduğunuz gibi, sanal dünyada da bu misyonunuzu koruyun. İslam’a ve Müslümanlara hizmet amacıyla kurulmuş olan tüm kurumların hizmetlerini paylaşın.” ifadelerini kullandı. (18 Ocak)

8. AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla, Katar merkezli Atheer platformunda yayınlanan "Zû Şan" (Önemli Kişiler) adlı podcast programına katıldı. Bilal Erdoğan programda, “Türkiye, iki yüz yılı aşkın süredir batıcılık, batılılaşma hezeyanı yaşadı. Bunun doğru olmadığını artık gördük.” dedi. (24 Ocak)
9. Gazeteci Barış Terkoğlu, Sözcü TV’de katıldığı programda, “Seyyid Şehy Fadıl” adıyla faaliyet yürüten Fadıl Dadaş’ın Adana’da başlayan ve Adıyaman’a uzanan tarikat yapılanmasını ortaya çıkardı. Daha önce bir kamu hastanesinde sözleşmeli temizlik-hasta bakıcı olarak çalışan Dadaş’ın ardından mermercilik işi yaparken türbe sahipleri ve din adamlarıyla temas kurarak “şeyh” olma fikrinin geliştiğini ifade eden Terkoğlu, dergahın Adana’da başlayıp Adıyaman’a kadar yayıldığını ve ardından “Kadiri Rufai İlim Tasavvuf ve Dayanışma Derneği” adı altında dernekleştiğini belirtti. Terkoğlu, Sözcü TV’de de ekrana getirilen görüntülerde faaliyetlerin dini ilimlerden çok, davul ve def eşliğinde olduğunu vurguladı. “Şeyhin” Arapça okuma yazması olmamasına rağmen, çocuk sahibi olmak isteyenlere, kısmet arayanlara veya ruhsal sıkıntısı olanlara yeşil yün iplik verip okuyup üflediği, suya, tuza, pirince, toprağa okuyup üfürdüğü iddiaları olduğunu da aktaran Terkoğlu, akılalmaz uygulamalar olduğundan da bahsetti. Terkoğlu, müritlerin büyük çoğunluğunun zor koşullarda yaşamalarına rağmen “şeyhin” oğlu Muhammed Sadık’ın sosyal medya hesabında lüks arabalarla poz verdiğini de aktardı. Dergaha gelenlerin önemli bir kısmının sonradan Türkiye’ye gelmiş, sınır dışı edilme korkusu yaşayan Suriyeliler olduğunu belirten Terkoğlu, söz konusu yapının, sancak töreni adı altında Adana ve Adıyaman’da sokaklarda yürüyşler düzenlediğini aktardı. (24 Ocak)


10. Menzil ve İsmailağa cemaatlerinin Karabağlar’daki faaliyetleri dikkat çekti. Kitlesel tövbe buluşmaları ve yıkım kararı bulunmasına rağmen yıkılmayan yurt ve Kuran kursu binaları, ilçenin tarikatların yeni örgütlenme alanına dönüştüğünü gösterdi. BirGün’den Aycan Karadağ’ın haberine göre, İzmir’in en büyük ikinci ilçesi olan 480 bin nüfuslu Karabağlar ilçesinin, son yıllarda artan tarikat ve cemaat faaliyetleriyle son dönemlerde oldukça dikkat çekici hale geldi. TÜİK 2025 verilerine göre, Türkiye genelinde yoksulluk oranı yüzde 13,0 iken, kentteki hanelerin yaklaşık yüzde 32’si alt ve en alt sosyoekonomik grupta yer alması gericiler için buranın bilinçli bir tercih olarak seçildiğini ortaya koyuyor. Bölgede oturanlara göre, tarikat faaliyetlerini destekleyen ve katılan yurttaşlar bu yapıları sosyal destek ağları olarak gördüyor, ekonomik sıkıntılar ve yoksulluk içinde, barınma ve aidiyet sağlayanlar olarak tanımlıyor. Menzil şeyh denilen Muhammed Saki Erol’un etkinliğine katılan bir kişi, etkinliği sosyal medya ve mahallede yer alan dergâh ile organize ettiklerini, yapılan yerin kendileri için 'genel merkez' niteliği taşıdığını ve bölgedeki Güven Camii’nin de kendileri için önemli olduğunu belirtti. Ayrıca, son beş yıldır bölgedeki ilgilerinin arttığını vurgulayan kişi, Muhammed Saki’ye bağlılıklarını ifade etti. Etkinliğe sadece İzmir’den değil, çevre iller olan Manisa, Denizli, Aydın gibi şehirlerden de birçok kişinin katıldığını söyledi. Haberde, bu yaygınlık ve desteğin sadece Menzil’e de özgü olmadığı; iktidarın tüm desteğini arkasında bulan gericilere çok ciddi dokunulmazlıkların da bahşedilmiş olduğu belirtiliyor. Örneğin Karabağlar’ın Uzundere Mahallesi’nde İsmailağa Cemaati’ne ait öğrenci yurdu ve Kuran kursu olarak kullanılan binanın, hakkında yıkım kararı bulunmasına rağmen faaliyetini sürdürüyor. (25 Ocak)
11. Türkiye’de Hizbullah adıyla faaliyet yürüten islamcı terör örgütünün okullardaki yapılanması olan Peygamber Sevdalıları tarafından İstanbul'un farklı ilçelerinde aynı adlı derneklerde “manevi eğitim gören ve tesettüre girmeye karar veren” yüzlerce kız çocuğu için “Niyet Ettim Tesettüre Girmeye, Emrin Başım Üstüne” adı altında tören düzenlendi. CHP’li Sancaktepe Belediyesine bağlı Sarıgazi Kültür Merkezi'ndeki 68 kız çocuğu, AKP’li Güngören Belediyesine bağlı Güngören Gösteri Merkezi'ndeki törende ise 121 kız çocuğu törenle tesettüre girdi. (25 Ocak)




12. “Pantolon giyen kadınların cehennemlik olduğunu,” söyleyen ve yeni evli erkeklere yönelik “genç kaynana şehvet uyandırır” sözleriyle bilinen Cumhuriyet düşmanı İhsan Şenocak, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda “İslam Türk'ün de Kürd'ün de varlık sebebidir.Eğer Şaminizme çağıran bir Türk'ü müdafa edersem yakama yapışmayan Müslüman Türk'ü de; başına koyduğu sarıkla Zerdüşün heykelini diken teröristi savunan Müslüman Kürd'ü de mahşerde Rabbime şikayet edeceğim.Ya hep islam ya hiç islam” ifadelerini kullandı. (26 Ocak)

13. Laikliği “çıkmaz yol olarak niteleyen, “yeni anayasa” ile ilgili “İslam’ı tercih etmenin hukuki altyapısını oluşturulması” çağrısında bulunan ilahiyatçı Ali Rıza Demircan, Demircan, siyasi iktidar yanlısı AkitTv’de katıldığı programda, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın hutbelerinin islam olmadığını söyledi. Demircan “Sen Allah’ın toplumsal hayatı yönlendiren yasalarını ağzına almayacaksın, islamı anlatmış olacaksın, öyle mi? Laikliğin gölgesinde islam anlatacaksın. İslam Türkiye’de ve İslam dünyasında hayata dokunmuyor! Adam islam hukukçusu olmuş, Bir de utanmadan laikliğe övgü yağdırıyor. Bu Allah’a ortak koşmanın kendisidir.” Ifadelerini kullanarak, ekonominin islama uygun olması gerektiğini söyledi. “Sen karını islam hukukuna göre boşayamazsın, böyle bir hukukun da yok.” dedi. Demircan, programın video kaydını sosyal medya hesabında paylaştı. (26 Ocak)

14. Bursa'nın Orhaneli ilçesinde, İsmailağa Cemaati'ne bağlı Uluçınar Derneği’nin Soğanlı İkizler Fatih Hizmet Vakfı yatılı Kuran kursunda 10-12 yaş arası en az beş çocuğu istismar ettiği belirtilen 16 yaşındaki kurs öğrencisine toplam 50 yıl hapis cezası verilen davanın dosyasıyla ilgili ayrıntılar ortaya çıktı. Çocuklara şantaj yaptığı ve mağdurları olayı örtbas etmek için kurstan uzaklaştırdığı iddia edilen kurs yetkilileri ise davada “tanık” olarak yer almıştı. Onlar TV’de Timur Soykan ve Murat Ağırel’in “Tarikat Cehennemine Teslim Edilen Çocuklar” başlıklı programında ele alınan dosyada, Bursa’da İsmailağa cemaatine bağlı Uluçınar Derneği’nin Soğanlı İkizler Fatih Hizmet Vakfı yatılı Kuran kursu okuldan alınarak 10-12 yaş arası çocuklar medreseye verilidiği, hemen hepsi yoksul ailelerin bazılarının 1000 TL vermesinin yanı sıra cemaatin sürekli bağış kampanyaları düzenlediği ve hiçbir denetimin yapılmadığı belirtildi. 2024 yılında 10 yaşında olan çocuklardan birinin ailesinin Yıldırım Aile Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’ne yoksulluk geliri için başvuru yapması sonucu müdürlüğün ziyaretinde çocuğun yurtta cinsel istismar olduğunu anlatması üzerine ortaya çıkan istismarda, 16 yaşındaki fail çocuğun ifadesinde “bu oyunlar önce bana yapıldı onlara göre içime kapanık olduğumdan dolayı” diyerek kendisinin de cinsel istismara uğradığını söylediği programda ortaya çıktı. Zeka geriliği ve cinsel yönelimiyle ilgili teşhisi bulunan failin bu nedenle okuldan alınıp ailesi tarafından bu kursa verildiği belirtilirken gönüllü cemaat üyesi olduklarını söyleyen Fehim ve Faruk adında iki görevli ile çocukların ailelerinin istismardan haberdar oldukları, kurstaki yetkililerin “bu duyulursa burası kapatılır, herkes mağdur olur o yüzden hiç kimseye söylemeyeceksiniz” dedikleri, mahkemede “haberimiz yoktu” diyen bu 2 kişinin ilk ifadelerinde haberleri olduğu, 16 yaşındaki sanık çocuğun ailesine “çocuklarının uyumsuz olduğu için kurstan alınması gerektiğini” söyledikleri de ortaya çıktı. Soykan, söz konusu medrese adı altındaki kursun devam ettiğini ve reklamlar yayınlayarak ve bağış toplama devam ettiğini belirtti. Mahkemede mağdur çocukların avukatlarından birinin “Bu yurt MEB’e bağlı yurdu mu? Tarikat yurdu mu? Çünkü dosyada hiçbir yerde geçmiyor.” Sorusunun cevapsız kaldığı belirtilen programda bunun bir yargı skandalı olduğu değerlendirilirken bu dosyanın Türkiye’de yargının tarikatların elinde olduğunu gösterdiği de ortaya çıktı. Yargılama sırasında dosyanın hiçbir yerinde İsmailağa cemaatinin adı geçmediği ve açık bir biçimde üstünün örtüldüğü, sadece 16 yaşındaki faile dava açıldığı, “Burası kime ait” diye soran avukatların sorusuna mahkemenin cevap vermediği de programda yer alan değerlendirmelerden oldu. MEB, Aile Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Emniyet’in bu yapıyla ve faaliyetlerle ilgili herhangi bir denetim veya soruşturma da yürütmediği, Türkiye’de hiç okula gelmemesine rağmen “medresede” olduğu için karne verilen kayıtlı çocuklara karne verildiği, “kayıtlı çocuk okula gelmiyor. Medreseye gidiyor. Eğitim müdürlüğü böyle söylüyor” diyen öğretmenlerin olduğu programda açıklandı. (29 Ocak)


15. Selefi Kuran’a Hizmet Vakfı yöneticilerinden Ayhan Şengüler hakkında çocuk istismarı ve tecavüz davası devam ederken, vakfın Vuslat dergisi ve Özel FM adlı bir radyo kanalıyla yürüttüğü faaliyetler ortaya çıktı. Veryansın’dan Fatih Ergin’in yazısına göre, Ümraniye’nin Ihlamurkuyu Mahallesi’nde “hizmet” veren ve cihatçı terör örgütü IŞİD çizgisine sahip olan vakıfta çalışanlar kod adı kullanıyor. Vakıftakiler resmî nikaha karşı ve hepsi eşleriyle imam nikâhı kıyıyor. Ayhan Şengüler, henüz D.Ş. boşanma davası açtıktan sonra 15 yaşındaki bir çocukla imam nikahlı olarak yaşamaya başladı. Vakıfta çocuk gelinler imam nikahı kıyılarak, babaları yaşındaki erkekler ile evlendiriliyor. Vakfa gelen ailelere; çocuklarını okula göndermemeleri, kendilerine getirmeleri ve eğitimlerini vakıf çatısı altında almaları telkin ediliyor. Vakıfta Vuslat Çocuk diye bir birim var ve bu birim, küçük çocukların, resmî eğitimden uzaklaşıp dini gereklere göre yetiştirilmesiyle uğraşıyor. vakfın dağıttığı bir broşürde Türkiye Cumhuriyeti hedef alınıyor ve doğrusunun İslam devleti olduğu vurgulanıyor. Vakıf, tüm üye ve ziyaretçilerini devlet dışı eğitimlere, laik Türkiye Cumhuriyeti’nin alternatifi olacak bir İslam devleti kurmak için çalışmaya yönlendiriyor. Yazıda yer veilen iddiaya göre, vakıf ayrıca yabancı uyruklular ile de ilişki içerisinde. Vakfa girip çıkan yabancı uyruklular arasında Suriye ve Irak’ta IŞİD saflarında savaşanların olduğu da iddia ediliyor. (31 Ocak)
Laiklik Meclisi İzleme Merkezi, 20 Nisan 2026