LAİKLİK İHLALLERİ RAPORU, ŞUBAT 2026
Laiklik Meclisi İzleme Merkezi olarak laiklik ihlalleri ile ilgili ulaşabildiğimiz verilerin ayrıntılı dökümlerine 178 kapsamlı başlıkta Şubat 2026 Laiklik İhlalleri Raporu’nda yer verdik.
Laiklik Meclisi İzleme Merkezi
MEVZUAT DEĞİŞİKLİKLERİ, MAHKEME KARARLARI VE YARGI
1. Kasım 2024’te İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan başvuruyla, 31. Asliye Ceza Mahkemesi’nde hakkında “cinsel saldırı” suçlamasıyla kamu davası açılan imam İ.P. hakkında mahkeme, sanığın eyleminin “sarkıntılık” düzeyinde kaldığını öne sürerek, müştekilerin şikayetten vazgeçmesi sebebiyle davanın düşürülmesine hükmetti. Gerekçeli kararda, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, İ. P'nin mevzuat hükümlerini ihlal ettiği ve “hizmet dışında devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsıcı tutum ve davranışta” bulunduğu gerekçesiyle önce kınama cezası verdiği, ardından görevine son verdiği vurgulandı. Kararda, “cinsel saldırı” suçunun yasal düzenlemesine değinilirken, “sarkıntılık” kelimesinin Türk Dil Kurumu’ndaki (TDK) anlamının “genellikle kadınlara sataşma, laf atma, rahatsız etme, huzur bozma, tasallut” olduğu ve eylemin “sarkıntılık” düzeyinde kaldığı iddia edildi. Gerekçeli kararda, “Sarkıntılığı aşan, teşebbüs boyutuna ulaşmayan cinsel amaçlı bedensel temasla gerçekleştirilen eylemler basit cinsel saldırı suçunu oluşturacaktır” ifadesine yer verilerek, “cinsel saldırı” suçunun oluşmadığı öne sürüldü. İ. P'nin uzun süre bölgede görev yaptığını ve “KCK karşıtı davranışları ile tanındığını” öne süren avukatı, savunmasında “Müvekkilin oğlu savcıdır. Müvekkilin bölgeden sürülerek cezalandırılması istenmiştir. Hakkında örgüt yanlısı gazetelerde iftira dolu haberler yayınlanmıştır. Müvekkil babacan bir tavırla müştekinin bacağına veya dizine dokunmuş olabilir, burada cinsel amaç yoktur. Müvekkil gerçekten bu olayı gerçekleştirmiş olsaydı yurt dışına çıkmayı tercih ederdi. Üzerine atılı suçun yasal unsurları oluşmamıştır.” iddiasında bulundu. Bitlis’in Güroymak ilçesinde, 11 Ağustos 2022 tarihinde bir yatılı Kuran kursuna Güroymak İlçe Müftülüğü tarafından atanan İmam İ. P. hakkında cinsel saldırı suçlamaları ortaya atılmıştı. 13 çocuğa cinsel saldırıda bulunduğu belirtilen İ. P'nin görev yeri değiştirilmişti. İstanbul Pendik’teki Kiptaş Konutları Aliya İzzet Begoviç Camii’nde görev yapmaya başlayan İ. P, buradaki görevi sırasında da taciz suçlamalarıyla gündeme gelmiş, bunun üzerine Diyanet İşleri Başkanlığı, 24 Haziran 2024’te İ. P'’nin görevine son vermişti. (4 Şubat)
2. Anayasa Mahkemesi, AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yüksek istişare kurulu başkanı olduğu TÜGVA’nın devlette kadrolaştığına dair belgeleri sızdırdığı iddiasıyla 6 ay cezaevinde tutulan Ramazan Aydoğdu’nun tutuklanmasının "Hukuksuz" olduğuna ve tazminat ödenmesine karar verdi. BirGün’den İsmail Arı’nın haberine göre, Ramazan Aydoğdu 6 ay cezaevinde tutulduğu ve 2 yıl 1 ay hapis cezası aldığı TÜGVA davasıyla ilgili Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) iki ayrı başvuru yaptı. Bir başvuru için Aydoğdu’nun “Anayasa’nın 36’ncı maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiği” vurgulanarak yeniden yargılanmasına karar verildi. Aydoğdu’nun ikinci başvurusu için de AYM, “Tutuklanması hukuki değildi, dolayısıyla kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ihlal edildi” dedi ve Aydoğdu’ya cezaevinde tutulduğu 6 ay için 100 bin TL manevi tazminat ödenmesine hükmetti. Gazeteci Metin Cihan, 2021 yılında TÜGVA’nın yargıdan, emniyete ve orduya kadar devletin birçok biriminde kadrolaştığını iddia ettiği listeleri sosyal medya hesabından paylaşmıştı. Cihan’ın yayımladığı belgelerde kaymakamlık gibi kurumlara, yargı, ordu ve emniyete yapılacak atamalar için hazırlanmış isim listeleri yer alıyordu. Başvuru yapılacak kurumların isimlerinin bulunduğu listelerde, TÜGVA’da değişik pozisyonlarda bulunan kişiler referans olarak gösteriliyordu. Torpil listelerini gözler önüne seren belgeler TÜGVA yetkilileri tarafından yalanlanmış, ancak “İçerden belgeleri almış bu adam, sızdırmış, yedek yapmış ve şu anda ifşa ediyor” diyen o dönemin vakıf başkanı, bugün ise Gençlik ve Spor Bakan yardımcısı olan Enes Eminoğlu tarafından doğrulanmıştı. Yürütülen soruşturma sonunda belgeleri eski TÜGVA yöneticisi Ramazan Aydoğdu’nun sızdırdığı iddia edilmişti. 24 Kasım 2021’de tutuklanan Aydoğdu’nun “Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” ve “sistemi engelleme, bozma verileri yok etme veya değiştirme” suçlarından cezalandırılması talep edilmiş, İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesi, altı ay cezaevinde tutulan Aydoğdu’yu 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırmıştı. (13 Şubat)
3. Yalova’da 3 polis memurunun öldürüğü çatışmada ölen IŞİD'lilerin 6'sından 5’inin, 2024 yılında ‘Silahlı terör örgütüne üye olma’ suçundan gözaltına alınarak tutuklandığı ve yapılan yargılama sonunda, çatışmadan 2 ay önce Ekim 2025’te beraat ettikleri ortaya çıktı. 5 IŞİD'linin bağlantılı oldukları kişilerin, AKP Yalova İl Başkanı’na suikast hazırlığında oldukları öğrenilirken, ölü ele geçirilen teröristlerden kardeş olan 4’ünün, örgüte inanmayan diğer kardeşleri ve babalarını ‘tağut’ ve ‘kafir’ ilan edip, babalarını öldürmek için plan yaptıkları da belirtildi. Yalova’daki olayın ardından, kentte IŞİD'e yönelik düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 198 kişiden 66’sı tutuklandı. Olayla ilgili Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma sürerken, kentte 2024 yılında IŞİD'e yönelik düzenlenen operasyonda, Türkiye’de, örgüt yanlısı bütün grupları ‘ahlak’ ve ‘sünnet’ çatısı altında toplayıp mescitler açarak burada tebliğ/davet çalışmaları ile cihat grubu oluşturma yapılanması hazırlığında olduğu tespit edilen ve birbiriyle bağlantılı olduğu belirlenen 18 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerden 8’i ‘Silahlı terör örgütüne üye olma’ suçundan tutuklandı. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan 138 sayfalık iddianamede; örgütün Ahlak ve Sünnet Dergisi Temsilcikleri’ni göz önünde tutarak legal bir faaliyet gibi göstermeye çalıştıkları, arka planda ise hücre çalışmalarının devam ettiğine ilişkin söylemlerde bulunulduğu, basit bir cemaat olmadıkları, Türkiye’de eylem ve suikast yapmayı düşündükleri, bu amaçla düşüncelerini gerçekleştirmek için Türkiye’de altyapıyı oluşturmaya çalıştıkları, zamanı geldiğinde de eylemlere başlayacakları kaydedildi. Ders ve sohbet adı altında gerçekleştirilen buluşmalarda, ‘Savaşa hazırlık’, ‘Bireysel silahlanmanın önemi’, ‘Her Müslümanın askeri eğitimi alması ve silah kullanmayı bilmesi’ başlıkları altında söylemlerde bulunulduğu belirtilirken, Yalova’da dini eğitim adı altında örgütsel eğitim verilmesi amacıyla yatılı bir kurs açılmasının planlandığı ve daha önce ‘IŞİD silahlı terör örgütüne üye olma’ suçundan haklarında işlem yapılan kişilerin bu kurslarda eğitim vereceğinin belirlendiği de iddianamede yer aldı. İddianamede ayrıca, IŞİD yanlısı olarak, Adana, Ağrı, Ankara, Batman, Bingöl, Bursa, Çankırı, Diyarbakır, Elazığ, Eskişehir, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kocaeli, Konya, Malatya, Manisa, Muş, Sakarya, Samsun, Tekirdağ, Yalova ve Van olmak üzere 24 ilde 97 dernek, kitabevi, mescit ve medrese bulunduğu, buralarda, eleman temini ve taban kazanma faaliyetleri sürdürüldüğü de yer aldı. Faillerden birinin babasının verdiği ifadeden anlaşıldığına göre cihatçı terör örgütü “Ahlak Sünnet Dergisi” adı altındaki yapı üzerinden örgütlenme faaliyetlerini yürütüyor. (15 Şubat)
4. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Laiklik Meclisi’nin, AKP’li Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral hakkında “Görevde yetkiyi kötüye kullanmak”, “Yasalara uymamaya tahrik”, “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik”, “Suç işlemeye tahrik” “Aşağılama”, “Suçu ve suçluyu övme” suçları kapsamında bulunduğu suç duyurusuna ilişkin ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı belirtilerek, soruşturmaya gerek görmeden “şleme koymama kararı” verdi. Saral, sosyal medya hesabında, 16.08.2025 tarihinde yaptığı bir paylaşımda, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın laikliğe, eşitlik ilkesine ve Türk Medeni Yasasına aykırı hutbelerine tepki gösterenlere yönelik olarak, “Ey Gafiller… Allah’ın hükümleri kıyamete kadar baki kalacak; ne siz, ne de sizin kirli emelleriniz bu hakikati karartamayacak!” ifadelerini kullanarak; deyim yerindeyse alenen “Kıyamete kadar şeriat” çağrısı yapmıştı. (15 Şubat)
5. Başörtülü videosunun ardından “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamasıyla tutuklanan Murat Övüç hakkında hazırlanan iddianame kabul edildi. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iddianamesinin kabulü sonrası tensip zaptı düzenleyen Küçükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesi, duruşma tarihini 13 Mart 2026 olarak belirledi. Mahkeme, Övüç hakkındaki tahliye talebinin reddine ve tutukluluk halinin devamına karar verdi. İddianamede Övüç için “Kadınsı hareketler sergileyen ve kendisini gay olarak tanımlayan şüphelinin İslam dininin önemli vecibelerinden biri olan başörtüsü ile alay ettiği, şüphelinin tanınan bir kişi olması nedeni ile paylaşımın geniş kitlelere ulaşarak toplumsal barışı zedeleme ve kamu düzenini bozma bakımından açık ve yakın tehlike oluşturduğu” ifadeleri yer aldı. (16 Şubat)

6. Kocaeli Derince Çenesuyu Ortaokulu’nda teneffüs zilinin “Kabe’de hacılar hu der” isimli ilahiyle değiştirilmesine tepki göstererek okulun bir eğitim kurumu olduğunu vurgulayan ve laiklik ilkesine dikkat çeken veli Soner Akbal, İstanbul’da kayınvalidesinin evinde ziyaret sırasında gözaltına alındı. Kocaeli’de mahkemeye çıkarılan Akbal için savcılık adli kontrol talep etti. Soner Akbal’ın avukatı Eray Akbal, “Erdoğan'ın grup toplantısında konuştuktan sonra gelip gözaltı yaptılar. Eğer gerçekten hukuki bir süreç işleseydi, sabah gelip direkt gözaltı yaparlardı. İşin garip yanı, müvekkilimin İstanbul'da gözaltına alınmasıdır. Söylenenlerde toplumun genel yapısıyla çelişen bir durum yoktur. Aksi takdirde anayasanın kendisiyle çelişen bir durum söz konusu olur çünkü bu tür uygulamaların kendisi laiklik ilkesine aykırıdır. Asıl okul müdürünün yargılanması gerekir. Mevcut durumda belli bir inanç sisteminin tüm öğrencilere dayatılması asıl sorundur. Okulun tamamına mal edilen bu uygulama, Alevi çocukların da bulunduğu bir yerde zorla dinlettirilmesiyle asıl tahrik suçunu oluşturur.” dedi. Kocaeli Adliyesinde çıkarıldığı mahkeme, Akbal’ın serbest bırakılmasına karar verdi. (26 Şubat)
7. AKP’li Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in suç duyurusu üzerine soruşturma başlatan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” başlıklı bir bildiriyi imzalayan ve aralarında akademisyen, yazar, gazeteci ve sanatçıların bulunduğu 168 imzacıyı kapsayan soruşturma kapsamında ifadelerin alınması için emniyete talimat gönderdi. Bildiriyi imzalayan aralarında Laiklik meclisi üyelerinin de bulunduğu yazar, sanatçı ve akademisyenlerin bir kısmı emniyet tarafından ifade vermeye çağrıldı. (28 Şubat)
SİYASAL İKTİDAR
Cumhurbaşkanlığı ve AKP Hükümeti
1. AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan'ın damadı, Baykar Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, Patronlar Dünyası adlı yayının Genel Yayın Yönetmeni Toygun Atilla’ya konuştu. Bayraktar, “Biz etnik olarak bir millet değiliz, Biz bir medeniyetiz. Eyüp Sultan'ın da, Selahaddin Eyyubi'nin de, Fatih Sultan Mehmed'in de torunuyuz.” dedi. (1 Şubat)
2. Suriye’yi ele geçiren cihatçı terör örgütü HTŞ’nin Dışişleri Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürü ile beraberindeki heyet AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticilerinden olduğu TÜGVA’yı ziyaret etti. Vakfın genel başkan yardımıcısı ve dış ilişkiler koordinatörü ünvanınan sahip Muhammed Malik Taylan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Suriye Dışişleri Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürü ve beraberindeki heyeti vakfımızda misafir etmekten memnuniyet duyduk. Gerçekleştirilen görüşmede vakfımızın gençlik, eğitim ve uluslararası iş birlikleri alanında yürüttüğü çalışmalar kapsamlı şekilde paylaşıldı. Suriye’deki gençlerin sosyal, kültürel ve akademik gelişimlerine katkı sunacak ortak projeler ile geleceğe dönük iş birliği imkânları üzerine verimli istişarelerde bulunuldu. Ortak tarih, kültür ve kardeşlik bağlarımızdan aldığımız güçle; gençliği merkeze alan, sürdürülebilir ve kalıcı iş birliklerinin inşa edilmesinin önemine vurgu yapıldı. Karşılıklı tecrübe paylaşımını esas alan bu temasın, bölgesel dayanışmayı güçlendirecek somut projelere dönüşmesini temenni ediyoruz. Nazik ziyaretleri ve kıymetli katkıları için Suriye Dışişleri Bakanlığı heyetine teşekkür ediyor, bu iş birliğinin gençlerimiz için hayırlı sonuçlar doğurmasını diliyoruz.” dedi. (3 Şubat)

3. AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan'ın imzaladığı ve Resmi Gazete'de yayımlanan atama kararlarıyla, Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, Ali Yerlikaya'nın yerine İçişleri Bakanı olarak göreve getirildi. Çiftçi, Çorum Valisi olduğu dönemde Milli Mücadele döneminde İngilizlerin desteği ile gerici isyanlara destek veren, İskilipli Atıf’ı anma törenlerine katılmıştı. Çorum Valiliği, anmayı, sosyal medyadan “İskilipli Mehmet Atıf Hoca şehadetinin 95. yıldönümünde mezarı başında dualarla anıldı” sözleri ile paylaşmıştı. Anmaya katılımına gelen tepkiler üzerine Çiftçi, Atıf’ı “ilim, aksiyon ve dava adamı” olarak nitelendirerek “Ben İskilip’te yaptığımız anmanın doğru olduğunu, haklı olduğunu, yapılması gerektiğini düşünüyorum” demişti. Çiftçi'nin Erzurum Valisi olduğu dönemde, Erzurum Kongresi binasını ziyarete kapatması da tartışma yaratmıştı. Binanın “ağır hasarlı” ilan edilerek valiliğin bilgisi çerçevesinde ziyarete kapatılması sonrası Çiftçi, kongre binasının Osmanlı döneminde Ermeni Sanasaryan Okulu olarak kullanıldığını söyleyip yıkılabileceğini belirtmişti. Çiftçi, 2024 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı'nın düzenlediği “Hafız ol Hafız Kal” yarışmasında Türkiye birincisi oldu. Kuran’ı baştan sona ezbere bilmesi sebebiyle Çiftçi'nin “Hafız Vali” olarak anıldığı kaydedildi. Cumhuriyet’ten Aytunç Ürkmez’in derlediği habere göre, Çiftçi’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın etkin olduğu TÜGVA ve İlim Yayma Cemiyeti’yle yakın ilişkisi ise tartışmalı diğer bir konuyu oluşturuyor. Ayrıca Çiftçi’nin sosyal medya hesabından sıklıkla terör örgütü İBDA-C’nin ideoloğu İslamcı yazar Necip Fazıl Kısakürek’in sözlerini ve “Gençliğe Hitabe”sini paylaşması dikkat çekti. Çiftçi, 2024’te 30 Ağustos Zafer Bayramı’na bir gün kala Osmanlı Padişahı 2. Abdulhamid’in tahta çıkışının 148’inci yıldönümünü kutladı. Kutlama iletisinde Çiftçi tarih kitaplarının yalan söylediğini iddia ederek; Abdulhamid’in Osmanlı maliyesinin idaresini Avrupalı devletlere teslim eden Düyunuumumiye’yi kurarak, Osmanlı’nın borçlarını hafiflettiğini, böylece ülkede büyük bir imar ve eğitim seferberliği ilan ettiğini iddia etti. Çiftçi’nin valilik görevlerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’a yakın TÜGVA ve İlim Yayma Cemiyeti’yle ilişkisinin de olduğu ortaya çıktı. Çiftçi; 2023’te Çorum Valisi’yken Çorum Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşkın ile İlim Yayma Cemiyeti Çorum Şubesi önceki başkanlarından Aydın Hoşbaş’ın yaşamını yitiren kayınvalidesinin taziyesine katıldı. Çiftçi’nin sosyal medya hesabından ise özellikle Filistin Gazze konusunda İlim Yayma Cemiyeti’nin paylaşımlarına yer vermesi dikkat çekti. Bunun yanı sıra Çiftçi’nin 14 Kasım 2025’te TÜGVA Erzurum Şubesi’nin düzenlediği “Yaşayan değerimiz ve dava büyüğümüz İsmail Kahraman (Eski TBMM Başkanı)” konulu konferansta konuşmacı oldu. Çiftçi’nin sosyal medya hesabından sıklıkla terör örgütü İBDA-C’nin ideoloğu İslamcı yazar Necip Fazıl Kısakürek’in sözlerini paylaşması dikkat çekti. Bu kapsamda Çiftçi’nin 25 Mayıs 2024’te Kısakürek’in “Tek cümleyle, Allah'ın, kâinatı yüzü suyu hürmetine yarattığı Sevgilisinin âlemleri manto gibi bürüyen eteğine tutunacak, O’ndan başka hiçbir tutamak, dayanak, sığınak, sarınak tanımayacak ve O'nun düşmanlarını ancak kubur farelerine denk muameleye lâyık görecek bir gençlik” ifadelerini kullandığı “Gençliğe Hitabe”sini paylaştığı görüldü. (11 Şubat)

4. AKP’li eski Kültür ve Turizm Eski Bakanı Mahir Ünal Millî Eğitim Bakanlığı’nın Hayrat Vakfı ile imzaladığı iş birliği protokolü kapsamında “Genç Hayrat” tarafından Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi Külliyesi’nde düzenlenen “Kültürel Mirasın İzinde Osmanlı Türkçesi Yarışması” finaline katılarak konuşma yaptı. Ünal konuşmasında “Sayın cumhurbaşkanımızın dediği gibi, her şeyden önce bu medeniyet dairesindeki bu kültürel mirasla varız ve kültürel mirasın taşıyıcısı da dildir. Bir diliniz yoksa kültürel mirasın da taşıyıcısı olamazsınız. Yani bugün o büyük Osmanlı Selçuklu mirasının taşıyıcısı burada ekranda gördüğünüz dildir. Bu mirası bu dil ile birlikte yaşıyacağız ve bizim zihnimizin temel yapı taşları olan kelimeler ve kavramların ruhunu ve anlamını da bu dil ihya ediyor. Türkiye’nin geleceğini çok parlak görüyorum. Çünkü hafızamızı yeniden kazanıyoruz. Çünkü yeniden hatırlıyoruz. Kim olduğumuzun bilincine yeniden varıyoruz.” ifadelerini kullandı. (12 Şubat)

5. AKP’li Cumhurbaşkanı baş danışmanı Oktay Saral, sosyal medya hesabından Suriye’deki bir anaokulunda Türkçe ilahiler söyletilen çocukların videosunu paylaşarak “Bu görüntü gönül bağlarının ve kardeşliğin en güzel örneklerinden biridir. Minik yüreklerden yükselen bu nağmeler; sevginin, umudun ve ortak değerlerin sınır tanımadığını bir kez daha göstermiştir.” dedi. (13 Şubat)

6. AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, aralarında yazar, sanatçı ve akademisyenlerin bulunduğu 168 ismin imzaladığı “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” başlıklı bir bildiriyi hedef aldı. Erdoğan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Yayımladıkları bildirilerle 86 milyonun Ramazan sevincine gölge düşürmek isteyenlerin milletimizin arasına nifak sokmasına, birlik ayı Ramazan-ı Şerif’te insanımızı kutuplaştırmasına eyvallah demeyeceğiz. Özgürlük alanları hiçbir surette kısıtlanmadığı halde milletimizin inancını özgürce yaşamasına tahammül edemeyen azgın güruhun hezeyanlarına kulak asmadan doğru bildiğimizden asla ayrılmayacağız.” ifadelerini kullandı. (18 Şubat)

7. “Cumhurbaşkanlığı Külliyesi”nde düzenlenen “Valiler Buluşması” programında konuşan AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, aralarında yazar, sanatçı ve akademisyenlerin bulunduğu 168 ismin imzaladığı “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” başlıklı bir bildiriyi hedef aldı. Bildiri imzacılarına “azgın güruh” diyen Erdoğan konuşmasında “Özellikle istikbalimizin teminatı olan yavrularımızın bu mübarek günlerin farkında olmalarını sağlayacak, okullarda düzenleyeceğimiz çeşitli etkinliklerle bu bereket ikliminden faydalanmalarını temin edeceğiz. Kendi hayat tarzlarına 23 yıldır hiçbir müdahale olmadığı, Türkiye'de laiklik tartışması yokken özgürlük alanları hiçbir surette kısıtlanmadığı hâlde milletimizin inancını özgürce yaşamasına tahammül edemeyen azgın güruhun hezeyanlarına kulak asmadan, doğru bildiğimizden asla ayrılmayacağız. Yayımladıkları bildirilerle 86 milyonun ramazan sevincine gölge düşürmek isteyenlerin, milletimizin arasına nifak sokmasına, birlik ve kardeşlik ayı Ramazan-ı Şerif'te insanımızı kutuplaştırmasına eyvallah demeyeceğiz.” ifadelerini kullandı. (18 Şubat)
8. AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, İstanbul Haliç Kongre Merkezi'nde çiftçilerle iftar programında konuştu. Konuşmasında aralarında yazar, sanatçı ve akademisyenlerin bulunduğu 168 ismin imzaladığı “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” başlıklı bir bildiriyi hedef alan Erdoğan “Birileri tüm umutlarını buna bağlasa da Türkiye'de tarım bitmedi. İnşallah hiçbir zaman bitmeyecek. Biten, mübarek Ramazan-ı Şerif'ten bir gün önce yayınladıkları bildirilerde insanlarımıza dil uzatan karanlık zihniyetin hezeyanları olacak. Biten, kamusal alanda milletin inancına özgürce yaşamasına tahammül edemeyen 28 Şubat heveslisi Jakobenlerin dayatmaları olacak. Bu ülkenin kaptan köşkünde çiftçisini, üreticisini, çobanını kendisine dost ve yoldaş bilen Tayyip Erdoğan olduğu müddetçe millete parmak sallayan kibir abidelerinin hevesleri kursaklarında kalmaya devam edecek.” ifadelerini kullandı. (21 Şubat)
9. Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, Türkiye’nin IŞİD üyesi vatandaşları almayı kabul ettiğini duyurdu. Türkiye’nin Irak Büyükelçisi Anıl Bora İnan’ın da, Irak merkezli bir gazeteye Türk vatandaşı IŞİD’lilerin sayısının 180’nin üzerinde olduğunu söylediği belirtildi. (23 Şubat)
10. AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, Kabine Toplantısı'nın ardından yaptığı konuşmada “Giriş kapısına ikna odalarının kurulduğu, kılık kıyafetlerinden dolayı genç kızların içeri alınmadığı, katsayı zulmüyle meslek liselerinin önünün kesildiği, klan dayanışmasıyla ünvanların ona buna peşkeş çekildiği, tek sesliliğin, tek tipçi dayatmaların hakim olduğu karanlık dönemler artık üniversitelerde tamamen geride kalmış, üniversitelerimiz özgürleşmiştir. Çetin mücadeleler sonucunda üniversiteler birilerinin özel mülkü olmaktan çıkmış, asli sahibine iade edilmiş, halka aidiyeti teyit ve tescil edilmiştir. Allah'ın izniyle bundan geriye dönüş olmayacaktır. Üniversitelerimizi babalarının malı gibi gören, arka bahçeleri gibi gören, müstebit ve mütekebbir zihniyetin dayatmalarına boyun eğmeyeceğiz. Üniversitelerimizin eylemlerle, kavgalarla, baskılarla değil, ilime ve bilime yaptığı nitelikli katkılarla anılması için çalışmaya devam edeceğiz. AFAD'ımız, Kızılay'ımız, Türkiye Diyanet Vakfımız ve diğer kurumlarımız hem ülkemizdeki ihtiyaç sahiplerine el uzatıyor hem de başta Gazze olmak üzere yurt dışındaki mazlumlara yardım ulaştırıyor. Deprem bölgesinde 'Yeni Evim İlk İftarım' programımızla yuvalarına yerleşen depremzede kardeşlerimizin iftar sevincini paylaşıyoruz. Bakanlığımızın genelgesi doğrultusunda okullarımızda gönüllülük esasına dayalı birbirinden güzel etkinlikler düzenleniyor. Sevgili yavrularımızın tüm kara kampanyalara rağmen bu ramazanı bir başka coşkuyla idrak ettiklerini memnuniyetle müşahede ediyoruz. Okul bahçelerinde neşeyle koşturan, ışıl ışıl gözleri ve gülen yüzleriyle camilerimizi birer gül bahçesine çeviren tüm çocuklarımızın tek tek alınlarından öpüyorum. Rabbim hepsini nazarlardan saklasın diyorum.” ifadelerini kullandı. (23 Şubat)
11. AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın Atatürk Orman Çiftliği arazisinde yaptırdığı ve resmi cumhurbaşkanlığı makamı olarak “külliye” adıyla kullandığı yerleşkede ramazan ayı boyunca “Külliye’de Ramazan” etkinlikleri kapsamında Celal Karatüre çocuklara, aralarında siyasi iktidar yanlısı basın organları ile sosyal medya hesaplarında propagandası yapılan ve okullarda ders arası zili olarak çalınan “Kâbe’de hacılar hu der” isimli ilahinin de olduğu ilahiler söyledi. (24 Şubat)

12. AKP Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta TBMM Genel Kurulunda “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” başlıklı bir bildiriyi imzalayan yazar, sanatçı akademisyenler ile laikliğe sahip çıkan yurttaşları hedef aldı. Şahin Usta son günlerde "Laikliği birlikte savunuyoruz" bildirileriyle bir gündemin oluşturulmaya çalışıldığını söyleyerek “Ama bu gündemler artık eski Türkiye'de kaldı. Bu yayınlanan bildirilerin de Türkiye'nin gündeminde, kamuoyunun gündeminde yer almadığını özellikle söylemek istiyorum. Mübarek Ramazan ayındayız. Çocuklarımızın 'Allah', 'Kur'an', 'Kabe', 'Peygamber' demesinden korkmaya gerek yok, bu tip bildirilere de ihtiyaç yok. Noel'i kutlarken, insanlar Noel'le ilgili özgürce her şeyi yaparken sesi çıkmayanlar Ramazan ayında çocuklarımızın özgürce Ramazanı karşılamalarına, bu heyecanı yaşamalarına, inancımızı tazelemeye, coşkumuza tahammülsüzlüklerine akıl sır erdiremiyoruz. Ülkemizin Ramazan ayında, Müslümanların İslam'ı yeniden coşturuyor olmasından rahatsız olunmasına da hayret ediyoruz. Merhamet etmenin, kul hakkına riayet etmenin en çok öğretildiği bir ayda çocuklarımızın da bu maneviyattan istifade etmesinden neden endişe ediyorsunuz? LGBT lobilerinin eline çocukları bırakırken sesiniz çıkmıyor. Bunları özgürlük olarak değerlendirirken İslam'dan, Kur'an'dan, Peygamber'den bahsedilmesinden rahatsız olunmasını açıkça laiklik karşıtlığı vesaire değil, açıkça İslam karşıtlığı olarak gördüğümü çok net bir şekilde söylemek istiyorum. Okullarımızda yapılanlarla çocuklarımızın o heyecanını ve coşkusunu görmezden gelerek kıymetli Bakanımıza, Yusuf Tekin'e saldırmak da açıkçası ayrı bir konu ve başlık. 'Neden?' derseniz; yapılan şey, çocuklara inancını, dinini, maneviyatını öğretmek, merhameti öğretmek, kul hakkını öğretmekten korkan insanlara 'Korkmayın' deme cesaretini göstermiştir Bakanımız. Yaptığı bütün işlemlerin çok doğru ve düzgün olduğunu açıkça ve netçe biz de söylüyoruz, sonuna kadar da arkasındayız. Türkiye artık eski Türkiye değil; Türkiye'de eskiden laiklik bildirileri okunur, birileri de hizaya girerdi, artık öyle bir Türkiye yok; Türkiye, inancıyla, varlığıyla, medeniyetiyle ortaya çıkmış ve kendi inancıyla da gençlerini ve nesillerini yetiştirmeyi hedef almış bir Türkiye. Bunu alışsanız iyi olur. Yaptığınız işin bir laik atak olduğunu düşünüyorum, bu laik atağı geçirenlere de geçmiş olsun diyorum.” İfadelerini kullandı. (24 Şubat)
13. AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, partisinin TBMM’deki grup toplantısında, “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” başlıklı bir bildiriyi imzalayan yazar, sanatçı akademisyenler ile laikliğe sahip çıkan yurttaşları hedef aldı. Erdoğan, “Ramazan-ı Şerif'ten sadece bir gün önce artık nesli tükenmekte olan bir kısım yobaz çıktı, o bayat 'laiklik elden gidiyor' şarkısını söyleyen, zehir saçan, baştan aşağı millete nefret kusan o malum bildirilerini yayınladı. Bunlar Noel süslemeleri yapılınca rahatsız olmazlar. Bunlar güya Cadılar Bayramı kılıfı altında ne idiği belirsiz saçmalıklar sahnelenirken rahatsız olmazlar. Çocuklarımızı alkole, uyuşturucuya, sigaraya, her türlü sapkınlığa özendiren şarkılardan rahatsız olmazlar. Bunlar sosyal medya ve dijital platformlarda yavrularımızın türlü rezilliklere maruz kalmasından rahatsız olmazlar. Bunlar batıda çocuklara yönelik her gün bir yenisi patlak veren o rezil, insanlık dışı skandallardan asla rahatsız olmazlar. Ama ne zaman ki Ramazan kapsamında çocuklarımıza bu toprakların milli ve manevi değerleri anlatılacak olsa bundan hemen rahatsız olurlar. Laiklik kavramının arkasına saklanarak 10 yıllar boyunca bu millete nasıl zulmettiklerini, bu milletin değerlerini nasıl tahrik ettiklerini, bu milletin çocuklarını özünden uzaklaştırmak için nasıl gayret ettiklerini çok ama çok iyi biliyoruz. Bunların derdi laiklik değil. Hiçbir zaman da laiklik olmadı. Bunların derdi bu toprakların kutsallarıyla, milli ve manevi değerleriyle. Bunların derdi bu milletin ta kendisiyledir. Hayırdır, çocuklarımızın namazı, orucu öğrenecek olması sizi neden rahatsız ediyor? Çocuklarımızın ramazan süslemesi yapması sizi neden rahatsız ediyor? Çocuklarımızın teneffüs saatlerinde, okul bahçelerinde cıvıl cıvıl hep bir ağızdan ilahiler söylemesi sizi neden rahatsız ediyor? Gençlerimizin dilinde küfür, hakaret yerine Allah lafzının olması sizi neden bu kadar rahatsız ediyor? Laiklik kavramının arkasına saklanmaktan vazgeçin. Neyse derdiniz çıkın, açıkça söyleyin. Lafı dolandırmayı bırakıp dilinizin altındaki baklayı çıkarın. Kimse kusura bakmasın ama bu milletin hiçbir ferdi bu milleti var eden milli ve manevi değerlerin öğretilmesinden rahatsız olmaz, olamaz. Rahatsız olan varsa gitsin bu vatanla, bayrakla, toprakla, milletle aidiyetini tekrar tekrar sorgulasın.” dedi. (25 Şubat)
14. AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, partisinin TBMM’deki grup toplantısında, siyasi iktidar yanlısı basın organları ile sosyal medya hesaplarında propagandası yapılan ve okullarda ders arası zili olarak çalınan “Kâbe’de hacılar hu der” isimli ilahiyi seslendiren Celal Karatüre’ye teşekkür etti. Erdoğan “Bu yıl ayrıca ülkenin her yerinde terennüm edilen ilahilerle coşkuyu, neşeyi, manevi hazzı millet olarak hep birlikte yaşıyoruz. Kâbe’de hacılar hu der Allah… Bu ilahiyi yediden yetmişe insanımızın diline ve inşallah kalbine nakşeden ülkemizi o güzel ilahilerle tek ses tek yürek haline getiren bestecisinden icracısına kadar tüm kardeşlerime buradan tebriklerimi iletiyorum” dedi. Okullarda ders arası zili olarak çalınan ve çocuklara söylettirilen ilahinin sözleri arasında “Kâbe’de hacılar “Hu!” der Allah, Yer, gök inim inim iniler Allah, Melekler defterini yeniler Allah, İzin ver de Kâbe’ni görelim Allah, İzin ver de yolunda ölelim Allah, Göster cemalini görelim Allah” igib ifadeler geçiyor. (25 Şubat)
15. Partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuşan AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan “Camilerimiz doluyor. Çocuklarımız gençlerimiz gittikçe artan oranda camilerimiz şenlendiriyor. Bu yıl ayrıca ülkenin her yerinde terennüm edilen ilahilerle coşkuyu neşeyi manevi hazzı millet olarak hep birlikte yaşıyoruz. Okul bahçelerinde yavrularımızın hep birlikte bu ilahilere eşlik ettiklerini görmek bizi ziyadesiyle memnun etti.” dedi. Erdoğan konuşmasında “Kâbe’de hacılar hu der Allah… Özellikle okul bahçelerinde yavrularımızın hep birlikte bu ilahilere eşlik ettiklerini, hep bir ağızdan coşkuyla Allah lafz-ı celalini seslendirdiklerini görmek bizi ziyadesiyle memnun etti, mesrur etti, gururlandırdı. Tüm Türkiye’nin aynı ritmde buluşması, aynı sözleri, aynı sesleri terennüm etmesi özlediğimiz, arzuladığımız, hasretini çektiğimiz bir iklimdi. Şunu bir defa açık açık söylemek isterim. Kimse bundan gocunmamalı. Rahatsız olmamalı. Kimse tedirgin olmamalıdır. Bu fotoğraf gerçek Türkiye fotoğrafıdır. Bu ilahiyi insanımızın diline ve inşallah kalbine nakşeden; ülkemizi o güzel ilahilerle tek ses, tek yürek haline getiren bestecisinden icracısına kadar tüm kardeşlerime buradan tebriklerimi iletiyorum. Bu fotoğrafa vesile olan herkesten Allah gani gani razı olsun diyorum. AK Parti olarak 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’in, tıpkı şefkatli bir anne misali hem İslam alemini hem de ülkemizi sarıp sarmaladığı bu mübarek günleri, milletimizle bir kez daha kucaklaşmak, dertleşmek, aramızda yeni muhabbet köprüleri kurmak için en verimli şekilde değerlendirmenin çabasındayız. Burada bir konunun üzerinde özellikle durmak istiyorum. Milli Eğitim Bakanlığımız ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimiz’ kapsamında ‘Maarif’in Kalbinde Ramazan’ teması altında çeşitli etkinliklerin düzenlenmesi için 81 vilayetimize bir yazı gönderdi. Bu kapsamda öğrenciler için söyleşi programları düzenlenecek, okul-aile işbirliğini güçlendirmek için iftar sofraları kurulacak. Çocuklarımızın milli ve manevi değerlerimizi daha iyi öğrenmeleri ve tecrübe etmeleri için okul dışı öğrenme ortamları hazırlanacak; paylaşma bilinci, birlik ruhu, adalet, merhamet ve vatanseverlik gibi hasletlerin çocuklarımıza aşılanması sağlanacak. Bu yazının gönderilmesinin hemen akabinde Ramazan-ı Şerif’ten sadece bir gün önce artık nesli tükenmekte olan bir takım yobaz çıktı o bayat ‘Laiklik elden gidiyor’ şarkısını söyleyen zehir saçan baştan aşağı millete nefret kusan o malum bildirilerini yayınladı. Bunlar güya Cadılar Bayramı kılıfı altında ne idiği belirsiz saçmalıklar sahnelenirken rahatsız olmazlar. Bunlar batıda çocuklara yönelik her gün bir yenisi patlak veren skandallardan asla rahatsız olmazlar. Ama ne zaman ki Ramazan kapsamında bu toprakların milli ve manevi değerleri anlatılacak olsa işte bundan hemen rahatsız olurlar. Biz bunların karın ağrısının asıl nedenini gayet iyi biliyoruz. Laiklik kavramının arkasına saklanarak on yıllar boyunca bu millete nasıl zulmettiklerini. Bu milletin çocuklarını özünden uzaklaştırmak için nasıl gayret ettiklerini çok ama çok iyi biliyoruz. Bunların derdi laiklik değil. Hiçbir zaman da laiklik olmadı. Bunların derdi bu toprakların kutsallarıyla… Bunların derdi bu milletin ta kendisiyledir. Hayırdır çocuklarımızın namazı orucu öğrenecek olması sizi neden rahatsız ediyor? Çocuklarımızın Ramazan süslemesi yapması sizi neden rahatsız ediyor? Çocuklarımızın hep bir ağızdan ilahiler söylemesi sizi neden rahatsız ediyor? Laiklik kavramının arkasına saklamaktan vazgeçin. Lafı dolandırmayı bırakıp dilinizin altındaki baklayı çıkarın. Rahatsız olan varsa gitsin bu vatanla aidiyetini tekrar sorgulasın. Kimse bize azınlık hakları dersi vermeye kalkmasın. Kimse bize inanç özgürlüğü dersi vermeye kalkmasın. Biz bu değerleri dışarıdan alıp öğrenecek bir millet değiliz. Biz bu değerleri dünyaya öğretmiş, dünyaya öğretecek bir milletiz. İnanç özgürlüğü görmek isteyen Türkiye’ye baksın ders alsın. Zihinleri çirkin ve çirkef bildirileriyle kimse bize parmak sallayamaz. Ezandan Kur’an’dan camiden namazdan oruçtan Ramazan’dan rahatsız olanlar vardı. Ülkemizi işgal etmeye giriştiler Anadolu kadının örtüsüne el uzatmaya kalktılar İstiklal Savaşı’nda biz onlara gereken dersi verdik. Aynı kirli eller aynı değerlere bir kez daha uzanırsa bu millet aynısını yine yapacaktır. Tarihten ders almamakta ısrar ederse buyursun.” ifadelerini kullandı. (25 Şubat)
16. AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, Atatürk Orman Çiftliği arazisinde yaptırdığı ve resmi cumhurbaşkanlığı makamı olarak “külliye” adıyla kullandığı yerleşke içerisindeki Beştepe Millet Sergi Salonu'nda düzenlenen “Emek Sofrası Buluşması İftar Programı”nda konuştu. “Ne ülkemizdeki malum çevreler gibi sermaye düşmanlığı yaptık, ne sermayeyi renklere ayırdık ne de rızkını alınteri dökerek kazanan emekçi kardeşlerimizin haklarının gasp edilmesine göz yumduk.” diyen Erdoğan, yine “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” başlıklı bir bildiriyi imzalayan yazar, sanatçı akademisyenler ile laikliğe sahip çıkan yurttaşları hedef alarak “Milletin anayasamızın amir hükümlerine uygun şekilde din ve vicdan hürriyetine sahip olması, inancını kamusal alanda özgürce yaşaması nedense bunlara dokunuyor, bunları adeta zıvanadan çıkartıyor. İşte sizler de inanıyorum ki, üzülerek takip ediyorsunuz. Her karış toprağı şehit kanlarıyla yoğurulmuş, bin yıldır i'lâ-yi kelimetullahın sancaktarlığını üstlenmiş, yüzde 99'u Müslüman olan bir ülkede, işçinin memurun, üniversite öğrencilerinin gönül rahatlığıyla cumaya gitmesine, çocukların Ramazan-ı Şerif'in neşesini doya doya teneffüs etmesine laf ediyor, gerici azınlığın provokasyonu gibi son derece çirkin ve çirkef ifadelerle saldırıyorlar. Laiklik kavramının korkakça arkasına saklanıp milletin inanç değerlerine ateş eden, 27 Mayıs'tan beri milli iradeye yönelik darbe girişimlerinde cuntacılara sivil alanlarda tetikçilik yapma dışında hiçbir görevi olmayan, Türkiye'nin 23 yılda yaşadığı değişimi içlerine sindiremeyen, zihnen ve fikren fosilleşmiş bu güruhun hezeyanlarına sadece gülüp geçiyoruz. Onlar ne derse desin, hangi bildiriyi yayımlarsa yayımlasın biz, toplumun her kesiminin hak ve özgürlüklerini genişletmeye odaklanıyoruz, inşallah bundan sonra da aynı hassasiyetle hareket edeceğiz.” ifadelerini kullandı. (25 Şubat)
17. AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın Atatürk Orman Çiftliği arazisinde yaptırdığı ve resmi cumhurbaşkanlığı makamı olarak “külliye” adıyla kullandığı yerleşkede ramazan ayı boyunca “Külliye’de Ramazan” ayı etkinlikleri düzenlendi. Bu faaliyetler için oluşturulan resmi internet sayfası ve sosyal medya hesabı üzerinden duyurlar ve paylaşımlar yapıldı. Resmi sosyal medya hesabından yapılan duyuruda “Devlet ve millet buluşmasının en güzel örneklerinden biri olan Külliye’de Ramazan, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde 2026’da da çocuklarımızın neşe dolu seslerine, gençlerimizin ufkunu açacak etkinliklere, yarınlarımızın birlik ve beraberlikle güzelleşmesine aralıyor kapılarını. Etkinliklerimize tüm vatandaşlarımız davetlidir. Hayırlı Ramazanlar Dileriz! Detaylı bilgi için; http://kulliyederamazan.com” ifadeleri yer aldı. (28 Şubat)









18. AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Bu milletin mayasında İslam vardır. Bizi bir millet yapan, bizi her türlü farklılığımıza rağmen bir arada tutan manevi değerlerimizdir. Bu milletin temelinden ezanı, Kur’an’ı, Peygamber sevgisini, ramazanı, orucu, zekâtı, sadakayı çekip aldığınız zaman geriye ne tarih kalır ne istikbal kalır, geriye ne millet kalır ne de devlet kalır. Bizim tarih boyunca üç kıtaya huzur götüren büyük devletlerimizin harcında, bizim dünyaya istikamet çizen medeniyetlerimizin temelinde Kur’an vardır, Peygamber aşkı vardır, iman vardır, oruç vardır.” dedi. (25 Şubat)

Mülki İdareciler ve Dış Temsilcilikler
1. İstanbul Valisi Davut Gül, Cihannüma Derneği, İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı ve Dijital Hafıza Derneği’nin hazırladığı ve Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesinde düzenlenen “Suriye Raporu: Öngörüler, Teklifler ve Çözümler” başlıklı raporun tanıtım programına katılarak konuşma yaptı. Kuran tilavetiyle başlayan programdaki konuşmasında Gül “Müslümanca bir duruşun nerede olduğuna, ne yaptığına bakmak lazım. İHH, Cihannüma ve benzeri sivil toplum kuruluşlarımız, Suriye'de, dünyanın diğer zulme uğrayan bölgelerindeki gibi milletimizin, devletimizin bir anlamda yüz akı oldular. Gaziantep'te çalıştığımız süre içerisinde, başta Bülent Yıldırım olmak üzere İHH ekibinin canıyla, malıyla, zamanıyla neler yaptığına şahitlik ettik. Belki 50 sene sonra, 100 sene sonra bunlar unutulacaktır. Ama bu dijital hafızayla birlikte kayda düşen her bir veri, inanıyorum ki yüzyıllar sonra hem Suriye'de hem Türkiye'de 'Türkler, Müslümanlar Suriye'de şunları şunları yaptılar, zulme şöyle engel olmaya çalıştılar, taraflarını bu şekilde belirttiler, bütün imkânsızlıklara rağmen bunu engellemeye çalıştılar.' diyecekleri bir güzel mirasımız var, hikâyemiz var.” ifadelerini kullandı. Programa; Dışişleri Bakan Yardımcısı Musa Kulaklıkaya, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz, Türkiye Cumhuriyeti Suriye Büyükelçisi Nuh Yılmaz, eski Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş gibi isimler de katıldı. (1 Şubat)


2. Türkiye’nin Kazakistan Almati Başkonsolosu Tuğba Alan Özdenfedakar, İHH heyetini makamında kabul etti. İHH’nın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, fotoğraflarla birlikte “T.C. Almatı Başkonsolosu Sn. Tuğba Alan Özdenfedakar'ı ziyaret ettik. Ziyarette, Kazakistan başta olmak üzere diğer bölgelerdeki insani yardım çalışmalarımız hakkında bilgilendirmelerde bulunuldu.” ifadeleri yer aldı. (2 Şubat)

3. İstanbul Valiliği, Vali Davut Gül’ün, AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’la birlikte Süleymaniye Camisindeki mevlüde katıldığını resmi sosyal medya hesabında paylaştı. Paylaşımda “Asrın Felaketi 6 Şubat depremlerinin 3. yıl dönümünde, hayatını kaybeden vatandaşlarımız için Süleymaniye Camii’nde mevlid okutuldu. Mevlid’e katılan Valimiz Davut Gül ve İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Sayın Necmeddin Bilal Erdoğan, hayatını kaybeden vatandaşlarımızı dualarla yâd etti.” sözleri yer aldı. (6 Şubat)

4. İstanbul Valiliği, “Genç Hafızlarımız Umre Yolunda” programı düzenledi. Program kapsamında Recep Tayyip Erdoğan Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri ile görevliler ve veliler toplam 855 kişi umreye gönderildi. Uğurlama için yapılan törene vali Davut Gül, İl Millî Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür katıldı. (6 Şubat)


5. İstanbul Valisi Davut Gül, Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin (SBÜ), 2. Abdülhamid’in ölüm yıldönümü nedeniyle düzenlediği anma programına katıldı. Çemberlitaş'ta 2. Abdülhamid Türbesi'nde düzenlenen programa, Gül’ün yanı sıra, İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, SBÜ Rektörü Kemalettin Aydın ve üniversite yönetimi katıldı. Vali Gül, yaptığı açıklamada “Mekânı cennet, makamı ali olsun. Rabbim cennetinde kavuştursun. Kendisine, devletimize, milletimize ve ümmetimize yaptığı hizmetler için müteşekkiriz.” diye konuştu. Kuran tilavetiyle başlayan programda, Abdülhamid’in mezarı başında dua edildi, lokum ikram edildi. (10 Şubat)

6. İstanbul Beşiktaş Kaymakamlığı, Zorlu Performans Sanatları Merkezi Turkcell Sahnesinde “Sloughter to Prevail” ve “Behemoth” isimli grupların etkinliklerini iptal etti. İptal gerekçesinde “Etkinliklerin toplumsal değerlerimizle bağdaşmaması nedeniyle birçok toplum kesimi tarafından tepkiye neden olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle; 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 17. ve 22. Maddeleri ve 5442 Sayılı İl İdaresi Kanununun 32/Ç maddesine istinaden; Zorlu PSM ve Zorlu Center içerisinde her türlü konser, festival, toplu ve biletli program vb. diğer etkinliklerin 10.02.2026 saat: 00.01’den 11.02.2026 saat: 23.59’a kadar 2 (iki) gün süreyle YASAKLANMASI kararı alınmıştır.” İfadeleri yer aldı. (10 Şubat)
7. İstanbul Valisi Davut Gül, Beşiktaş Kaymakamlığının“Sloughter to Prevail” ve “Behemoth” isimli grupların etkinliklerini yasaklamasına ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yaparak “İstanbul’da toplumu ifsat eden hiçbir faaliyete bugüne kadar izin verilmemiştir ve bundan sonra da verilmeyecektir.” dedi. (10 Şubat)

8. İstanbul Valisi Davut Gül, 4-6 yaş çocuklara yönelik 100 yeni Kuran kursu açılacağını ve bu kursların “müftülüğün anaokulları” olarak işletileceğini açıkladı. Siyasi iktidara yakın A Haber’e konuşan Gül, “İstanbul'umuzda hem kreş ihtiyacını ortadan kaldırmak hem anaokulu ihtiyacını ortadan kaldırmak için de bu sene içerisinde Valilik olarak bizler de 100 tane kreş yapıp Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımıza işletme için tahsis edeceğiz. 100 tane 4-6 yaş Kuran kursu açıp müftülüğümüzle birlikte işleteceğiz. Biliyorsunuz bu 4-6 yaş Kuran kursları aslında müftülüğün anaokulları. Bunun Milli Eğitim'deki anaokulundan bir farkı yok. Bildiğimiz Milli Eğitim'deki anaokulunda üç aşağı beş yukarı hangi eğitim veriliyorsa Diyanet'in 4-6 yaş Kur'an kurslarında da aynısı veriliyor. 100 tane de ilave anaokulu yapacağız. 300 tane toplamda kreş ve anaokulumuz olacak” dedi. (11 Şubat)
9. İstanbul Valiliği, ramazan ayı dolayısıyla yayımladığı genelgelerle hem kent genelinde yapılacak süsleme ve ışıklandırma çalışmalarına hem de ramazan programlarının içeriğine ilişkin esasları belirledi. Genelgede, protokol odaklı iftarlar yerine dezavantajlı gruplarla bir araya gelinmesi istendi. 31 ilçe kaymakamlığına gönderilen genelgede, Ramazan ayının manevi atmosferine uygun faaliyetlerin gerçekleştirilmesi talep edildi. Valilik tarafından yayımlanan genelgede, iftar programlarına ilişkin şu ifadelere yer verildi: “Ramazan ayı programlarında protokol odaklı toplu iftar yemekleri gibi faaliyetlerden ziyade özellikle dezavantajlı gruplar olarak tanımlanabilecek toplumun farklı kesimleriyle (dar gelirli, öksüz/yetim, depremzede vb.) bir araya gelinmeli. Sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının desteklerinin yanı sıra kamu ve özel sektör imkânlarının da seferber edilerek dar gelirli vatandaşlarımıza yapılan ayni ve nakdi yardımların en üst seviyeye taşınmalı. İftar programlarında önceliğin şehit ailelerimiz ve gazilerimiz ile gazi ailelerimize verilmeli. İftar yemekleri başta olmak üzere Ramazan ayı faaliyetlerinde, sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarından yardım yapılan dar gelirli ailelere ihtimam gösterilmeli. Dünya Yetimler Günü olarak belirlenen Ramazan ayının 15. gününde yetim çocuklarımız ve gençlerimizle bir araya gelinmeli. Yapılacak ayni/nakdi yardımlarda ve iftar dâhil Ramazan ayı programlarında roman vatandaşlarımıza özel önem verilerek onlarla mutlaka bir araya gelinmeli. Ramazan ayı içerisinde gerçekleştirilecek tüm faaliyet ve programlarda kadınlara ve gençlere öncelik verilmeli.” Ramazan boyunca il genelinde yapılacak süsleme ve aydınlatma çalışmalarına ilişkin de düzenlemeler yaptı. 31 İlçe Kaymakamlığı ve belediyelere gönderilen genelgede, “Tarihi binalarda, binanın tarihsel dokusuna zarar vermeyecek biçimde ışıklandırma ve dış cephe aydınlatmalarının gece boyunca açık bulundurulmalı. Yeni binalar ile diğer elverişli yapılarda Ramazan temalı süslemelerle ışıklandırma yapılmalı. Meydanlar, ana arterler, alışveriş merkezleri (AVM), cadde ve sokaklar, köprü, kule gibi sembol yapılar ile kamuya açık alanlarda, Camiler ve çevrelerinde geleneksel uygulamalara uygun şekilde, Çevre estetiği gözetilerek hilal, yıldız temalı süslemelerle ışıklandırma çalışmaları yapılmalı.” ifadeleri yer aldı. (11 Şubat)
10. İstanbul Valisi Davut Gül, Millî Eğitim Bakanlığı’nın Hayrat Vakfı ile imzaladığı iş birliği protokolü kapsamında “Genç Hayrat” tarafından Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi Külliyesi’nde düzenlenen “Kültürel Mirasın İzinde Osmanlı Türkçesi Yarışması” finaline katılarak konuşma yaptı. Gül konuşmasında, Hayrat Vakfına teşekkür ederek “Okullarımızda her alanda dilin öğrenilmesi, köklerimizle bu bağın kurulması çok önemli. Burada Hayrat Vakfı olağanüstü bir iş yapıyor. Bunun yapılabilmesi için ülkenin normalleşmesi lazım. Burada da başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere, ona destek veren, Türkiye'mizin normalleşmesine katkı sağlayan herkese teşekkür ediyoruz. Türkiye normalleştikçe, şartlar olgunlaştıkça, milletimizin kökleriyle buluşması, milletimizin değerleriyle buluşması ve bu anlamda ortada engellerin kalkmasıyla daha da hızlanıyor.” dedi. (14 Şubat)

11. Afyonkarahisar Valisi Kübra Güran Yiğitbaşı, AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yüksek istişare kurulu başkanı olduğu TÜGVA’nın “89. İl Temsilcileri Toplantısı Kış Kampı” programına katıldı. Vali Güran Yiğitbaşı’nın yanı sıra Bilal Erdoğan, vakıf genel başkanı İbrahim Beşinci ile AKP milletvekilleri katıldığı 3 günlük programın haberi Afyonkarahisar Valiliğinin resmi sosyal medya hesabından “Valimiz Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı; Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan ve Genel Başkan İbrahim Beşinci’nin katılımlarıyla şehrimizde 13-14-15 Şubat'ta gerçekleştirilen "TÜGVA 89. İl Temsilcileri Toplantısı Kış Kampı" programına katıldı. Programda; AK Parti Milletvekili İbrahim Yurdunuseven, Ali Özkaya, Dr. Hasan Arslan, AK Parti İl Başkanı Av. Turgay Şahin, TÜGVA Yönetim Kurulu Üyeleri ve tüm Türkiye' den İl Temsilcileri bulundu.” Sözleri ve fotoğraflarla paylaşıldı. (14 Şubat)

12. İstanbul Valisi Davut Gül ve Fatih Kaymakamı Cafer Sarılı, Nakşibendilerin önemli isimlerinden Cumhuriyet ve Atatürk düşmanı Muhammed Emin Saraç için düzenlenen anma etkinliğine katıldı. Müslüman Kardeşler (İhvan) kadrolarının yetiştirildiği Mısır’daki Ezher Üniversitesinin Türkiye’deki uzantısı olan Ezher Üniversitesi Mezunları ve Mensupları Derneği (Ezder) tarafından düzenlenen etkinliğin haberi İstanbul Valiliğinin resmi sosyal medya hesabından “Hadis, tefsir ve fıkıh alimi merhum Muhammed Emin Saraç için vefatının 5'inci yılında düzenelen, "İlim ve İrfanla Geçen Bir Ömür: M. Emin Saraç Hocamızı Anma Programı"; Valimiz Davut Gül, Fatih Kaymakamı Sayın Cafer Sarılı, Akedemisyenler, Ezher Üniversitesi Mezunları ve Mensupları Derneği Başkanı Ekrem Düzcan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Ezher Üniversitesi Mezunları ve Mensupları Derneği’nin düzenlediği programda merhum Muhammed Emin Saraç’ın ailesi ve yakınları da hazır bulundu.” ifadeleri ve fotoğraflarla paylaşıldı. AKP'li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, 2014'te imam hatipten hocası Prof. Dr. Osman Öztürk'ün cenazesinde, namazı kıldıran Saraç'ın namaz sonrası elini öpmüş, 2021 yılında ölümünün ardından da yayınladığı taziye mesajında, "Ömrünün her safhasında rızayı ilâhî için gösterdiği büyük gayretlere şahitlik ettiğimiz, çok kıymetli İslâm âlimi Muhammed Emin Saraç hocamıza Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Muhterem hocamızın mekânı cennet, makamı âlî olsun" ifadelerine yer vermişti. Muhammed Emin Saraç, Menemen isyanını destekledikleri için yargılanan ve 6 ay hapis cezası alan Nakşibendi Üzeyir Efendi’nin torunu ve Mustafa Efendi’nin oğlu ve El Kaide’nin finansörü Yasin El Kadı’nın ortağı olan Mehmet Fatih Saraç ile 2014-2021 yılları arasında YÖK Başkanı olan Yekta Saraç’ın babasıdır. (15 Şubat)


13. İstanbul Valisi Davut Gül ve İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, Saidi Nursi taraftarı Nurcu Hamidiye Vakfıyla bağlantılı Asım Sabri Efendi Kur’an Kursu Değer ve Ahlak Vakfı ile Zeytinburnu Müftülüğünün düzenlediği hafızlık icazet merasimine katıldı. Vali Gül’ün konuşma yaptığı program Valiliğin ve Emniyet Müdürlüğünün resmi sosyal medya hesaplarından paylaşıldı. (15 Şubat)

14. İstanbul Valiliği’nin düzenlediği, “Genç Hafızlarımız Umre Yolunda” programıyla umreye giden öğrenciler valilik tarafından uğurlandı. İstanbul Valiliği’nin resmi sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda “Hafız öğrencilerimiz İstanbul’dan Umre yolculuğuna çıkıyor… Valiliğimiz ile hayırseverlerin desteğiyle organize edilen programla, hafızlığını tamamlayan Recep Tayyip Erdoğan Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri, eğitmen ve velilerden oluşan grubu umreye gönderiliyor. Umre ibadetini yerine getirmek üzere kutsal topraklara doğru yola çıkan hafız öğrencilerimize, eğitmenlerimize ve velilerimize hayırlı yolculuklar diliyor; ibadetlerinin ve dualarının kabul olmasını diliyoruz.” dendi. (16 Şubat)

15. İstanbul Valisi Davut Gül, sosyal medya hesabından, farklı okulların Ramazan ışıklandırmalarının yer aldığı bir video ile birlikte “Evlatlarımızla, anne - babamızla, sevdiklerimizle birlikte Ramazan-ı Şerif’i karşılamak ne güzel… Okullarımız bu yıl Ramazan-ı Şerif’i ışıl ışıl karşıladı. Ramazan-ı Şerif ayı hepimize mutluluk, bereket ve huzur getirsin.” ifadelerini paylaştı. (18 Şubat)

16. Kayseri Valiliği, AKP’li Büyükşehir Belediyesi ile birlikte Kadir Has Kongre ve Spor Merkezi’nde “Büyük Aile Sofrası” adıyla iftar programı düzenledi. Kuran tilavetinin yer aldığı programa Vali Gökmen Çiçek, AKP’li TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç ve AKP’li Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ile il protokolü katıldı. Programla ilgili haber valiliğin resmi sosyal medya hesabından paylaşıldı. (19 Şubat)

17. AKP’li İstanbul milletvekili ve eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda İstanbul Valisi Davut Gül ile birlikte İsmailağa cemaatine bağlı İHYA Vakfı ve Sümbül Efendi camisinin düzenlediği “Alnı Secdeli Nesiller, Namazda İstikrar” yarışmasının ödül törenine katıldığını duyurdu. Soylu paylaşımında “Ramazan medeniyettir. İstanbul’umuzun manevi ev sahiplerinden Sümbül Efendi'nin huzurunda; İHYA Vakfı ve Sümbül Efendi cami idarecileri tarafından düzenlenen “Alnı Secdeli Nesiller, Namazda İstikrar” yarışmasının ödül törenine; İstanbul Valimiz Davut Gül, Fatih Belediye Başkanımız Ergün Turan, AK Parti İstanbul İl YKÜ Orhan Narin ve AK Parti Fatih İlçe Başkanımız Fatih Karaismailoğlu ile birlikte katılma şerefine nail olduk. Gençlerimizin namaza istikrarla devam etme azmi ve heyecanı bizleri ziyadesiyle mutlu etti. Bu anlamlı organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyor, dereceye giren evlatlarımızı gönülden tebrik ediyoruz. Rabbim neslimizi istikamet üzere daim eylesin.” ifadeleriyle birlikte fotoğraflar paylaştı. (21 Şubat)

18. Türkiye’nin Doha Büyükelçiliği, Katar Türk Okulu ile birlikte iftar programı düzenledi. Büyükelçiliğin Eğitim Müşavirliği’nin resmi sosyal medya hesabından programla ilgili olarak “Katar Türk Okulu öğretmenlerimiz ve aileleriyle büyükelçiliğimiz tarafından düzenlenen iftarda bir araya geldik. Bu vesileyle, Katar Türk Okulu’ndaki görev süreleri bu eğitim öğretim yılı sonunda dolacak olan öğretmenlerimize de teşekkür ettik.” ifadeleriyle birlikte fotoğraflar paylaşıldı. (22 Şubat)

TRT ve RTÜK
1. RTÜK Üyesi Hasan Davulcu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Amasya Gümüşhacıköy’de KYK’ya bağlı bir yurtta katıldığı Ramazan programını videoyla paylaştı. Davulcu paylaşımında “Amasya Gümüşhacıköy yurdumuzda öğrenci kardeşlerimizle bir araya geldik. Ramazan’ın huzur dolu atmosferinde gençliğe, hayallere ve geleceğe dair içten bir sohbet ettik.
Çayımızı paylaştık, dertleştik, güldük… Tecrübelerimizi konuşurken onların heyecanı bize umut verdi. İyi ki gençlerimiz var, iyi ki aynı sofrada, aynı duada buluşabiliyoruz.” dedi. (20 Şubat)

Milli Eğitim Bakanlığı
1. Sosyal medyada Öğretmenhane isimli bir hesap “İstanbul’da bir imam hatip ortaokulunda 7. sınıfı öğrencileri, umreden dönen arkadaşlarını sınıfta tef eşliğinde karşıladı.” sözleriyle video paylaştı. Videoda 7. Sınıf öğrencilerin def eşliğinde ilahiler söylediği görüldü. (5 Şubat)

2. Tüm Öğretmenler Birliği Sendikası (TÖBSEN) Genel Eğitim Sekreteri Serkan Bebek, laiklik, sendikal haklar ve ÇEDES karşıtı çalışmaları nedeniyle dört yıl içinde üç kez sürgün edildi. Cumhuriyet’e konuşan Bebek, Muş’tan Van’a ve daha sonra Bursa’da farklı okullara yapılan görevlendirmelerin ardından Bebek, kazandığı davalara karşın üst mahkeme kararıyla yeniden sürgün edildiğini aktararak ““Kamusal, parasız ve laik eğitimi savunduğum için, halk çocuklarının nitelikli eğitim alması için mücadele ettiğim için, okul önünde uyuşturucuya karşı çıktığım için, ÇEDES’in pedagojik ve psikolojik zararlarını anlattığım için bedel ödüyorum” dedi. (5 Şubat)
3. AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yüksek istişare kurulu başkanı olduğu TÜGVA’nın Siverek şubesi sosyal medya hesabından, Şehit Cuma İbiş Ortaokulu’nda açtığı Kuran kursuyla ilgili videolu paylaşım yaptı. Paylaşımda “TÜGVA Siverek olarak Şehit Cuma İbiş Ortaokulu’nda açmış olduğumuz Kur’an-ı Kerim kursumuzda eğitim görüp Kur’an-ı Kerim okumayı öğrenen öğrencilerimizi için tören düzenledik. Sevgili öğrencilerimiz; Kur’an ışığında bir ömrünüz olsun. Biz TÜGVA Siverek olarak her daim destekçiniziz.” ifadeleri ile tesettürlü kız öğrencilerin görüntüleri yer aldı. (6 Şubat)

4. AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yüksek istişare kurulu başkanı olduğu TÜGVA, İstanbul’da Kadıköy Kız Anadolu İmam Hatip Lisesini ziyaret etti. Vakfın başkan yardımcısı ve lise koordinatörü ünvanlı Gürkan Emecen ziyareti sosyal medya hesabından “Kadıköy Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencilerimizi ziyaret ederek Kadıköy Meclis Simülasyonu projesi hakkında istişare ettik. Değerlerine bağlı, vizyonu geniş #birgençlikgeliyor” sözleriyle paylaştı. (6 Şubat)

5. Milli Eğitim Bakanlığı’nın 81 ile gönderdiği yazıyla ramazan ayı boyunca “Maarifin Kalbinde Ramazan” etkinlikleri düzenleneceği duyuruldu. Bakanlık yazısında, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında “milli ve manevi değerleri geliştirmeye yönelik eğitsel ve sosyal etkinlikler yapılacağı” belirtilirken iftar programları ve söyleşiler planlandığı açıklandı. Yazıda, anayasa ve Milli Eğitim Temel Kanunu’na atıf yapılarak eğitimin “ahlaki olgunluğu ve değer temelli gelişimi” esas alan bütüncül bir anlayışla yürütülmesi gerektiği söylendi. Planlanan faaliyetler “İlkokullarda Şenlik Havası: 81 ilde ilkokul öğrencilerine yönelik kültürel mirası yansıtan Ramazan şenlikleri düzenlenecek. Ortaokul ve Liselerde Söyleşi: Uzman konuşmacıların katılımıyla "İftarda Konuşalım" başlıklı programlar gerçekleştirilecek. Gönüllü İftar Sofraları: Okul-aile iş birliğini güçlendirmek amacıyla velilerin gönüllü katılımıyla ortak iftar sofraları kurulacak. Özel Eğitim Materyalleri: Okul öncesinden liseye kadar tüm kademeler için hazırlanan Ramazan ayı etkinlik materyalleri derslerde kullanılacak.” şeklinde sıralandı. (12 Şubat)

6. Çorlu’da meslek lisesi öğrencilerine, AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın damadı Selçuk Bayraktar’ın babası Özdemir Bayraktar’ın hayatını konu alan ve Baykar Teknoloji tarafından hazırlanan “Özdemir Bayraktar: Bu Dünyadan Bir Akıncı Geçti” isimli belgesel izletildi. Çorlu Ahi Evran Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde düzenlenen gösterimin ardından konuşan Çorlu İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Erdoğan, belgesel gösterimlerinin ilçedeki diğer okullarda da sürdürüleceğini belirterek “Bu çalışmayı özellikle meslek liselerinde başlatmamızın temel amacı, öğrencilerimize bir bakış açısı kazandırmak. Bir mühendis ailesinin neler başarabileceğini somut bir örnekle göstermek istiyoruz. Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda azim ve kararlılıkla çok büyük hedeflere ulaşılabileceğini gençlerimizin görmesini arzuluyoruz” dedi. (12 Şubat)

7. Millî Eğitim Bakanlığı’nın Hayrat Vakfı ile imzaladığı iş birliği protokolü kapsamında “Genç Hayrat” tarafından düzenlenen “Kültürel Mirasın İzinde Osmanlı Türkçesi Yarışması” finali, Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi Külliyesi’nde yapıldı. Türkiye genelindeki 505 Fen ve Anadolu Lisesinden öğrencilerle düzenlenen programa AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan İlim Yayma Cemiyeti Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla katılarak konuşma yaptı. Bilal Erdoğan yaptığı konuşmada “Osmanlı Türkçesi veya Osmanlıca okumanın gençlerimiz tarafından öğrenilmesi hakikaten şimdi bize bu kadar doğal geliyor. Ama daha yakın zamanlarda, daha 10 - 15 sene önce Türkiye’de bunlar büyük tabuydu. Birisi kalkıp ‘eski harflerle yazılan metinleri ben okuyamıyorum, okumak istiyorum, bununla ilgili bir eğitim alayım’ dese, bu bir sorun teşkil ediyordu. Bununla ilgili birileri hemen itirazlarını seslendiriyorlardı ama şimdi normalleşti. Bu bizim kendi dilimiz, kendi metinlerimiz, kendi geçmişimiz, kendi tarihimiz. Burada birinciye aile yakınıyla beraber Umre ödülü verilecekmiş. Onu da ikinciyle üçüncüyü de dâhil edecek şekilde genişletildiğinin de müjdesini veriyorum. Hayırlı uğurlu olsun.” ifadelerini kullandı. Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci de konuşmasında “Dil, kültür unsurlarını yarınlara, istikbale taşımanın yegâne vasıtasıdır. Dolayısıyla bunu ne kadar güçlü tutarsak, Türkistan'dan Balkanlar'a bunun izlerini ne kadar güçlü bir şekilde bırakabilirsek, millet olarak istikbalde, yarınlarda o kadar güçlü bir şekilde var olabiliriz. Göktürk abidelerinden Selimiye Camisi'ne, bugün üretilen bütün eserlere kadar kültür varlığımı bizim için kesintisiz bir şekilde devam etmektedir. Ancak bunu kesintiye uğratma girişimleri milletimizin ferasetiyle her defasında başarısız olmaktadır. Osmanlıca öğrenmek diye bir şeyden bahsetmemek lazım. Çünkü Osmanlıca dediğimiz şey Türkçedir, çocuklarımıza bunu özellikle belletmek gerekir.” ifadelerini kullandı. Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Enes Eminoğlu da konuşmasında “1966'da başlayan, bugüne kadar ara ara kesintiye uğrasa da, günümüzde milyonlarca kişiye Osmanlıca eğitimi verilen bir noktaya gelmiş durumdayız. Bu çok kıymetli. Bunlar daha da ileriye taşınacaktır. Okullarda, Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak gençlik merkezlerimizde, yine gençlik kamplarında da bu eğitimlerimiz aralıksız devam ediyor. Bundan sonraki süreçte de üniversite topluluklarımızla, sivil toplum kuruluşlarımızla, derneklerimizle, vakıflarımızla bu çalışmaları daha ileriye taşımak için elimizden gelen mücadeleyi ortaya koyacağız.” dedi. DHA’nın haberine göre; programa İstanbul Valisi Davut Gül, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci, Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Enes Eminoğlu, Kâğıthane Kaymakamı Yüksel Kara, AKP’li Kâğıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin katıldı. (12 Şubat)

8. Milli Eğitim Bakanlığı'nın 81 ile gönderdiği “Ramazan Ayı Etkinlikleri” yazısıyla okul öncesinden liseye kadar tüm kademeleri kapsayan ramazan ayına yönelik etkinlik programı başlatıldı. Ortaokul ve liselerde “İftarda Konuşalım” başlıklı söyleşiler yapılacak. Nefes'ten Dilan Kutlu'nun haberine göre, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” kapsamında hazırlanan yazıda, Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 2’nci maddesi gerekçe gösterilerek “milli ve manevi değerleri güçlendirme” vurgusu yapıldı. Temel Eğitim Genel Müdürlüğü’nün hazırladığı rehbere göre henüz zorunlu din eğitimi çağında olmayan 4–6 yaş grubu çocuklar öğretmenleri eşliğinde camiye götürülecek. Ziyaret öncesinde Sultan Ahmet Camii örneği üzerinden tanıtım yapılacak. Okul öncesi öğrencilerden aileleriyle “Ramazan hazırlığı yaparken ya da dua ederken” fotoğraf çektirmeleri ve okula getirmeleri istenecek. Fotoğraf getiremeyen çocuklar sınıfta resim çizecek. Çocuklara “Ramazan topu”, “iftar”, “sahur” gibi kavramlar bilmece yöntemiyle sorulacak; iftar sofrasının nasıl kurulacağı öğretilecek. Bakanlık, öğretmenlerden her haftanın temasına ilişkin etkinlikleri “İzleme ve Değerlendirme Formu”na işlemelerini istedi. Her hafta gerçekleştirilen etkinliklere dair bilgiler, takip eden haftanın ilk iş gününde forma girilecek ve tüm başlıklar eksiksiz doldurulacak. Formda “Okul Türü Bilgisi”, “Yapılan Etkinlik Sayısı” ve “Katılımcı Sayıları (öğrenci, veli, öğretmen)” başlıkları yer alıyor. Böylece ramazan etkinliklerinin sayısal olarak da takip edilmesi planlanıyor. İlkokul öğrencileri için cami ziyareti sonrası doldurulmak üzere “Cami Ziyareti Gözlem Formu” hazırlandı. Formda, “Camide gördüklerim neler?”, “Ramazan’da camide neler yapılıyor?”, “Cami ziyaretinde neler hissettim?”, “Bugün ne öğrendim?”, “Camide nasıl davrandım?” gibi çoktan seçmeli ve yoruma dayalı sorular yer aldı. Öğrencilerden ayrıca ramazan boyunca günlük tutmaları istendi. Örnek olarak seçilen ramazan sayfası sınıf panosunda sergilenecek. Öte yandan, okullarda “Ramazan sofrası” kurulacak, ramazan pidesi, hurma ve davulcu gibi görseller üzerinden etkinlikler yapılacak. Çalışmalar “Ramazan’da Cami” köşesinde sergilenecek. (15 Şubat)
9. Milli Eğitim Bakanlığı’nın 81 ile gönderdiği yazıyla ramazan ayı boyunca “Maarifin Kalbinde Ramazan” etkinlikleri düzenleneceği duyurmasının ardından, okullarda “gönüllülük” adı altında Ramazan kolisi kampanyaları başlatıldı. BirGün’den İlayda Kaya’nın haberine göre, İstanbul’daki 75. Yıl Mahallesi Sultangazi Mehmet Altun Ortaokulu yönetimi velilere Ramazan kolisi kapsamında talep listesi iletilerek “Sayın velilerimiz dileyen koli şeklinde dileyen istenilen malzemelerden birini veya birkaçını getirebilir. Toplanan malzemeleri öğrencilerimizle beraber koliye yerleştireceğiz” dedi. Ürünlerin okul aile birliğine teslim edileceği belirtilen duyuruda, iletilen listede 1 kilogram çay, 1 kilogram yağ, 1 kilogram salça, 1 kilogram mercimek, 1 kilogram nohut, 1 kilogram fasulye, 1 kilogram şeker, 1 kilogram pirinç, 1 kilogram bulgur, makarna gibi gıda maddeleri yer aldı. (15 Şubat)
10. Ankara İl Milli Eğitim Mürdürlüğü, resmi internet sitesinden “Maarifin Kalbinde Ramazan” etkinlikler görseli paylaştı. Paylaşım, “Maarifin Kalbinde Ramazan Ankara İl Millî Eğitim Müdürlüğü olarak okullarımızda Ramazan ayının manevi atmosferini büyük bir heyecanla karşılıyoruz. Süslenen koridorlar ve sınıflar, hazırlanan etkinlikler, kurulan iftar sofraları ve gerçekleştirilen dayanışma çalışmalarıyla Ramazan’ın bereketini eğitim ortamlarımıza taşıyoruz. Birlik, beraberlik ve değerler eğitimiyle dolu hayırlı bir Ramazan diliyoruz.” sözleriyle yapıldı. (15 Şubat)

11. Milli Eğitim Bakanlığı'nın 81 ile gönderdiği “Ramazan Ayı Etkinlikleri” yazısıyla okul öncesinden liseye kadar tüm kademeleri kapsayan ramazan ayına yönelik etkinlik programı kapsamında MEB, Diyanet İşleri Başkanlığı ve gerici vakıf ve derneklerin yer aldığı Eğitime Destek Platformu (EDP) işbirliğiyle "Ramazan süslemesi yarışması" düzenleneceği açıklandı. Okul girişi, sınıf ve koridorların süsleneceği yarışmaya 28 Şubat 2026’ya kadar 30 saniyelik videolarla başvurulabileceği belirtilirken “Yarışma ile Ramazan ayının manevi değerlerini, paylaşma, yardımlaşma, sabır ve kardeşlik bilincini öğrencilerimize kazandırmak; okullarda estetik ve kültürel bir Ramazan atmosferi oluşturmak amaçlanıyor. Yarışmaya katılım sağlayacak okulların belirlenen takvim doğrultusunda başvurularını yapmaları gerekiyor.” dendi. (15 Şubat)


12. Burdur’da Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Ortaokulunda, bir din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeninin ders sırasında “Türkiye’ye de şeriat gelmeli” ifadelerini kullandığı iddiasıyla 2025 Aralık ayında başlatılan soruşturma ile ilgili 14 Ocak’ta TBMM’de verilen yazılı soru önergesine cevap olarak Milli Eğitim Bakanlığı “Burdur Valiliğinin 23.12.2025 tarihli ve 148990739 sayılı Onayı kapsamında başlatılan inceleme çalışmaları devam etmektedir.” derken, öğretmenin görevde olup olmadığına dair bir bilgi verilmedi. Velilerin İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne sunduğu resmi şikâyet dilekçesinde öğretmenin bir öğrencinin “Şeriat hakkında ne düşünüyorsunuz?” sorusuna “Bence Türkiye’ye de şeriat gelmeli, cezalar daha caydırıcı olur. Şeriatta hırsızın eli kesilirdi.” şeklinde yanıt verdiği belirtilmişti. Şikâyette ayrıca öğretmenin bazı öğrenciler üzerinde baskı ve korku dili içeren ifadeler kullandığı öne sürülmüştü. (15 Şubat)
13. AKP’li Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, siyasi iktidara yakın Türk Eğitim-Sen Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada “Her toplum, her ülke, her millet kendi geleneklerine, kendi birikimine göre oyun kültürü geliştirir ve bu oyun kültürü de çocuklara kuşaktan kuşağa aktarılır. Bu oyunlar vesilesiyle de çocuklar o milli kültür, evrensel değerlere karşı mücadele edecek milli değerler konusunda yetiştirilir. Siz çocuklarınıza “Barni Barni Moloztaş, Fred Fred Çakmaktaş diye bir oyun öğretirseniz o çocuklarınızdan milli kültüre sahip çıkmasını bekleyemezsiniz. O yüzden dedik ki çocuklarımız geleneksel çocuk oyunlarını öğrensinler, okul bahçelerinde bu oyunları oynasınlar.” ifadelerini kullandı. (15 Şubat)

14. AKP’li Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, TBMM’deki soru önergesi üzerine Bakanlığın imzaladığı protokollere ilişkin açıklama yaptı. Tekin cevabında “Hâlihazırda Bakanlığımız merkez teşkilatı birimlerince imzalanmış 676 protokol yürürlüktedir. TEMA Vakfı, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı, Hacı Ömer Sabancı Vakfı, İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı (İHH), Öğretmen Akademisi Vakfı, Doğal Hayatı Koruma Vakfı, Elginkan Vakfı, Türk Tekstil Vakfı, Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA), Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı, Sevda-Cenap And Müzik Vakfı, Ahbap Derneği, Türk Eğitim Derneği, Serebral Palsili Çocuklar Derneği, Açık Hava Reklamcıları Derneği, Kuaförler Derneği, Klasik Sanatlar Derneği, Türkiye Kızılay Derneği, Türkiye Futbol Federasyonu, Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu, Türkiye Görme Engelliler Spor Federasyonu işbirliği yürütülen kurum ve kuruluşlardan sadece birkaçıdır. Bu protokoller aracılığıyla öğrencilerimizin akademik başarılarının yanı sıra sosyal, kültürel ve sanatsal gelişimlerine katkı sağlanmaktadır. Ayrıca hayırseverlerle gerçekleştirilen protokoller yoluyla okul ve kurum binaları inşa edilmekte, binalarımızın ve sınıflarımızın tefrişatı sağlanmaktadır.” dedi. (16 Şubat)
15. Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü, MEB’in “Maarifin Kalbinde Ramazan” projesi kapsamında, okullarda “Mescidim Ramazan’a Hazır” yarışması düzenledi. Müdürlüğün resmi sosyal medya hesabından yapılan videolu paylaşımda “Maarifin Kalbinde Ramazan… Ramazan’ın huzurunu okullarımızın her köşesinde hissetmeye devam ediyoruz. “Mescidim Ramazan’a Hazır” yarışmamız başlıyor. Temizliğiyle gönül ferahlatan, düzeniyle örnek olan, Ramazan’ın ruhunu en güzel şekilde yansıtan mescidimiz hangi okulumuzun olacak? Öğrenci ve öğretmenlerimizin emeğiyle hazırlanan mescidlerimiz, Ramazan’ın birlik ve maneviyat iklimini yansıtacak. Şimdiden tüm okullarımıza başarılar diliyoruz. Ramazan’ın bereketi maarifin kalbinde…” dendi. (16 Şubat)

16. Milli Eğitim Bakanlığı'nın 81 ile gönderdiği “Ramazan Ayı Etkinlikleri” genelgesinin ardından, öğrencilere, “Oruç, namaz, sadaka, teravih” ve “Salavat-ı Şerife” ile “Kelime-i Tevhid” kutucuklarının yer aldığı, “Ramazan Çetelesi” dağıtıldığı, okul müdürlerine ise “Öğle aralarının ibadet saatlerine göre düzenlenmesi” talimatı verildiği öğrenildi. BirGün’den Mustafa Bildircin’in haberine göre, AKP’li Tekin’in talimatının ardından bazı il milli eğitim müdürlükleri ve okul müdürleri, “Hız kesmeden” harekete geçti. Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nce okullara gönderilen, “Ramazan Ayı Etkinlikleri Kılavuzu” isimli belgede, okul girişlerinin ramazan ayına uygun şekilde süslenmesi gerektiği vurgulandı. Okullardaki bir koridorun, “Ramazan sokağı” olarak süslenmesini isteyen Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün diğer bazı talimatları arasında “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenlerinin ve okul müdürleri tarafından belirlenecek danışman öğretmenler, ibadet etmek isteyen öğrencilere rehberlik etmelidir. Okul zaman çizelgesinin, öğrencilerin ibadet etme isteklerine imkân sağlayacak şekilde öğle arası düzenlemesinin yapılması gerekmektedir. Oruç, namaz, zekât, yardımlaşma, dayanışma ve sabır gibi değerler pano, duvar ve tavan süslemesi ile tanıtılmalıdır.” gibi maddeler yer aldı. Bazı okullarda ise öğrencilere, “Ramazan Çetelesi” dağıtıldığı görüldü. İsim ve soy isim bölümünün de yer aldığı çetele ile öğrencilerden, “Oruç, namaz, sadaka, teravih” ve “Salavat-ı Şerife” ile “Kelime-i Tevhid” kutucuklarını doldurmaları istendi. (17 Şubat)

17. Milli Eğitim Bakanlığı'nın 81 ile gönderdiği “Ramazan Ayı Etkinlikleri” yazısıyla okul öncesinden liseye kadar tüm kademeleri kapsayan ramazan ayına yönelik etkinlik programı kapsamında MEB, Diyanet İşleri Başkanlığı ve gerici vakıf ve derneklerin yer aldığı Eğitime Destek Platformu (EDP) işbirliğiyle düzenlenen "Ramazan süslemesi yarışması" başladı. AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticilerinden olduğu TÜGVA’nın İstanbul temsilciliği bu kapsamda 39 ilçedeki okullarda faaliyetlerini arttırdı. TÜGVA İstanbul İl Başkan Yardımcısı Güngör Kişmir, Kadıköy Fehmi Ekşioğlu Ortaokulu'nda yaptığı açıklamada, “On bir ayın sultanı ramazan ayının heyecanını ortaokul ve liseli öğrenci arkadaşlarımızla paylaşabilmek için bizler de bir nebze bu işten yararlanabilmek için okullardaki süsleme çalışmalarına destek veriyoruz. Milli ve manevi değerlerine sahip çıkan bir nesil yetiştirmek için uğraşan başta Cumhurbaşkanımıza ve Bakanımıza bu çalışmalarından dolayı teşekkür ediyoruz.” diye konuştu. (18 Şubat)

18. Milli Eğitim Bakanlığı'nın 81 ile gönderdiği “Ramazan Ayı Etkinlikleri” yazısıyla okul öncesinden liseye kadar tüm kademeleri kapsayan ramazan ayına yönelik etkinlik programı uygulamaya kondu. Çorum Alaca Mehmet Çelik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğrenciler, okul koridorlarında def çalıp ilahiler söyledi. Okulun din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni Neşet Anbar çocukların okul kıyafetlerini değiştirerek nostaljik bir çalışma yapmaya çalıştıklarını ve ilahiler eşliğinde etkinliği süslediklerini söyledi. Anbar, “Gençliğin geçmişinden kopmadan örf ve adetlerini dini kurallarına uygun olarak yaşamalarını sağlamayı hedefliyoruz.” dedi. Programa İlçe Milli Eğitim Müdürü Emrullah Şahin, İlçe Özel İdare Müdürü Murat Arslan, okul yöneticileri, öğretmenler, öğrenciler ve veliler katıldı. (18 Şubat)
19. Milli Eğitim Bakanlığı'nın 81 ile gönderdiği “Ramazan Ayı Etkinlikleri” yazısıyla okul öncesinden liseye kadar tüm kademeleri kapsayan ramazan ayına yönelik uygulamaya konan etkinlik programı kapsamında Erzurum 15 Temmuz Şehitleri İlkokulu'nda çocuklara ayet ve hadislerin yer aldığı panolar ve süslemeler yaptırıldı. Okul Müdürü Murat Vahdettin Karaköse “Ramazana hazırlık ve hatırlatıcı olması anlamında çocuklarla davul etkinliği yapıyoruz. Okulumuzu panolarla donattık ve ramazan köşesi oluşturduk. Okulumuzda 16 sınıf var, hepsi süslendi ve konuya özel hazırlık var. Ramazan etkinliklerini, ramazan ayının farkındalığını hissettirmek için sürdürüyoruz. Manilerle bu kültürü çocuklarda oturtmak istedik.” dedi. (18 Şubat)
20. Milli Eğitim Bakanlığı'nın 81 ile gönderdiği “Ramazan Ayı Etkinlikleri” yazısıyla okul öncesinden liseye kadar tüm kademeleri kapsayan ramazan ayına yönelik uygulamaya konan etkinlik programı kapsamında Kastamonu Merkez Ortaokulu ve Kastamonu Anaokulunda çocuklara davul çaldırılarak maniler okutuldu, semazen gösterisi yaptırıldı. Kastamonu Merkez Ortaokulu Müdürü Şükrü Demirci “Maarif modelimizin kalbi olarak sayabileceğimiz 'köklerden geleceğe' anlayışımız bu ayın ruhuyla örtüşüyor. Çocuklarımız milli ve manevi değerlerine bağlı, kültürümüze bağlı, inançlarına bağlı oldukları sürece geleceğimizi daha güvenli inşa ederler. Ramazan ayı çocuklarımıza sabrı, empatiyi ve yardımlaşmayı, ahlaki değerleri de tekrar hatırlatıp tekrar pekiştiriyor.” dedi. (18 Şubat)
21. Milli Eğitim Bakanlığı'nın 81 ile gönderdiği “Ramazan Ayı Etkinlikleri” yazısıyla okul öncesinden liseye kadar tüm kademeleri kapsayan ramazan ayına yönelik uygulamaya konan etkinlik programı kapsamında devam eden "Ramazan süslemesi yarışması" ile ilgili konuşan Artvin İl Milli Eğitim Müdürü Fahri Acar “Amacımız, tarihini bilen, milli ve manevi değerlerine bağlı, geleneklerini yaşayan bir nesil yetiştirmek. Ülkemizin geleceği olan çocuklarımızın bu bilinçle yetişmesi için bu tür etkinlikleri önemsiyoruz” dedi. (18 Şubat)
22. Milli Eğitim Bakanlığı'nın 81 ile gönderdiği “Ramazan Ayı Etkinlikleri” yazısıyla okul öncesinden liseye kadar tüm kademeleri kapsayan ramazan ayına yönelik uygulamaya konan etkinlik programı kapsamında Gümüşhane Hayme Ana Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Erdil Günveren “Ramazan Sokağı oluşturduk. Öğrencilerimiz maniler ezberleyerek ramazan davuluyla diğer arkadaşlarını ziyaret etti. Sadaka köşesi oluşturduk. Burada toplanan gelirleri ihtiyaç sahibi ailelere yardım kolisi olarak ulaştıracağız.” diyerek amaçlarının öğrencilerin hem ramazan güzelliklerini hem de İslam'ın dayanışma ruhunu doyasıya yaşamaları olduğunu söyledi. (18 Şubat)
23. Milli Eğitim Bakanlığı'nın 81 ile gönderdiği “Ramazan Ayı Etkinlikleri” yazısıyla okul öncesinden liseye kadar tüm kademeleri kapsayan ramazan ayına yönelik uygulamaya konan etkinlik programı kapsamında Trabzon'un Ortahisar ilçesindeki Ticaret İlkokulunda düzenlenen programlar ile ilgili konuşan okul müdürü Muharrem Çiçek “Ramazanın özünü, yaşantımıza neler kazandırdığını, paylaşmanın güzel duygular ifade ettiğini, ailenin içerisinde sahura kalkılacağını, iftar saatlerini de öğretmenlerimiz sınıflarda panolar hazırlayarak önemini, değerini paylaştı. Ramazan bizim için önemli, paylaşmak önemli. Çocuklarımızı bu şekilde gördükçe gelecekten ümitliyiz.” dedi. (18 Şubat)

24. Milli Eğitim Bakanlığı'nın 81 ile gönderdiği “Ramazan Ayı Etkinlikleri” yazısıyla okul öncesinden liseye kadar tüm kademeleri kapsayan ramazan ayına yönelik uygulamaya konan etkinlik programı kapsamında İzmir Ödemiş Şehit Yasin Naci Ağaroğlu İmam Hatip Ortaokulunda düzenlenen programda Kuran tilavetinin yanı sıra Osmanlı şerbeti, hurma ve mesir macunu dağıtıldı. (18 Şubat)

25. Milli Eğitim Bakanlığınca "Maarifin Kalbinde Ramazan" başlığıyla tüm illere gönderilen yazı kapsamında, Diyarbakır'ın merkez Kayapınar ilçesindeki Şehit Halit Gülser Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde etkinlik düzenlendi. Ayet ve hadisler, ışıklandırmalar yapılan okul koridoruna "Ramazan Sokağı" adı verildi. Koridora İngilizce "Hoş geldin ramazan" yazılı kâğıtlar da asıldı. Öğrencilere ilahiler söyletildi. Okul müdürü Mehmet Zekeriya Erdem “Ramazan, birlik, beraberlik ve paylaşmanın en doruğa çıktığı aydır. Bizler de Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli çerçevesinde, öğrencilerimizin bu değerleri sadece kitaptan okumalarını değil, bizzat yaşamalarını hedefledik. 'Her Güne Bir Ayet-Bir Hadis' çalışmalarımız ve mukabelelerimizle bu manevi iklimi pekiştiriyoruz. Amacımız, çocuklarımızı milli ve manevi değerlerimizle donatarak geleceğe taşımaktır.” dedi. (18 Şubat)
26. Milli Eğitim Bakanlığınca "Maarifin Kalbinde Ramazan" başlığıyla tüm illere gönderilen yazı kapsamında, Şanlıurfa Karaköprü Selahattin Eyyübi İlkokulundaki etkinliklerde çocuklara ilahiler söyletildi. Okul müdürü Şükrü Damdam ay içerisinde öğrencilerle iftar programı düzenleyeceklerini söyledi. (18 Şubat)

27. Milli Eğitim Bakanlığınca "Maarifin Kalbinde Ramazan" başlığıyla tüm illere gönderilen yazı kapsamında Gaziantep Vilayetler Hizmet Birliği Anaokulunda etkinlik düzenlendi. Program kapsamında çocuklara Osmanlı macunu, ramazan kahkesi, lokum verildi, semazen ve Hacivat Karagöz gösterisi yaptırıldı. İl Milli Eğitim Müdürü Önder Arpacı “Milli ve manevi değerlerimizin çocuklarımızın kalbinde küçük yaştan itibaren yerleşmesi için güzel bir etkinlik düzenlendi. Bütün okullarımızda ramazanı coşkuyla, sevinçle karşılıyoruz.” dedi. (18 Şubat)
28. Milli Eğitim Bakanlığınca "Maarifin Kalbinde Ramazan" başlığıyla tüm illere gönderilen yazı kapsamında Kayseri’nin Melikgazi ilçesindeki 50. Yıl Dedeman Fen ve Teknoloji Anadolu İmam Hatip Lisesinde okul koridorlarına ayet ve hadislerin yer aldığı panolarla süslemeler asıldı. Hatim etkinliği, teravih namazından sonra camilerde çocukların ayakkabılarına küçük hediyeler koyacaklarını, kumbaralarına atılan paralarla yetimlere dönük etkinlikler düzenleyeceklerini söyleyen okul müdürü Halil Şahan “Ramazan Sokağımızın belki de en çarpıcı olacak kısmı da İslam coğrafyasında özellikle Doğu Türkistan'da, Gazze'de ve dünyanın başka birçok noktasında Müslümanların ramazanda neler yaşadığını anlatmak. Ramazan ayı oralarda nasıl geçiyor, bunların örneklerini de hem görsel hem de işitsel olarak burada öğrencilere yansıtmış olacağız.” dedi. (18 Şubat)
29. Ankara Altındağ İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, resmi sosyal medya hesabından, fotoğraf ve videolu “Altındağ’da Ramazan Etkinlikleri/ Özdemir Gürocak İlkokulu” paylaşımı yaptı. (18 Şubat)

30. AKP’li Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Tvnet’te “Ramazan Genelgesi”ni savundu. Tekin, “Muhalefeti önce okuma yazma öğrenmeye davet ediyorum. Sanırım cehalet bulaşıcı bir hastalık... Okumadan, anlamadan, niyet okuyuculuk yaparak eleştiri yapmayı siyaset zanneden bir kitle var. Laikliğin ne demek olduğunu, nasıl anlaşılması gerektiğini, uluslararası örneklerden de Türkiye örneklerinden de hareketle hepsine tek tek anlatmaya, açıklamaya açığım. Tanımladıkları şey, bir dayatma. Laiklik öyle bir şey değil. Bu, bir. Biz metnimizde de metnin ekinde okullara gönderdiğimiz örnek etkinlikler listesinde de anayasaya aykırı tek bir ifade yok. Bir kere bunu bu şekilde sunmanın dediğim gibi cehaletten başka hiçbir açıklaması yok. Mesela okullarımızda Noel ağaçları süslenirken bu kişilerin sesinin çıkmasını beklerdim. Bunu eleştirmelerini beklerdim. Bizim kültürümüze Noel nereye oturuyor? Bunu söylemelerini beklerdim” dedi. (18 Şubat)
31. AKP’li Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, aralarında yazar, sanatçı ve akademisyenlerin bulunduğu 168 ismin imzaladığı “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” başlıklı bir bildiriyi hedef alarak yargıya taşıyacağını söyledi. TGRT kanalına açıklamalarda bulunan Tekin, “Laikliği savunmak suç değildir. Laikliği birlikte savunuyoruz, şeriatçı dayatmaları reddediyoruz!” vurgusu yapılan bildiri hakkında yargı sürecini başlattığını duyurdu. Okullara gönderilen “Maarifin Kalbinde Ramazan” genelgesini savunan Tekin, ""Genelge her şeyi özetliyor. Anayasamızın getirdiği yükümlülükler, milli eğitim temel kanunu bize bu konuda görev veriyor. Neleri hangi amaçla yapacağımız belli bazı gazeteler genelgede ortaya koyduğumuz amaçlarla ilgili tek kelime etmiyorlar. Bunun yerine uydurdukları birtakım iddiaları genelgede varmış gibi yayımlıyorlar. Hukuk devleti ve laikliği tanımlama hakkını onlara kim veriyor?" ifadelerini kullandı. Tekin, 'Laiklik Bildirisi' hakkında ise, "Hiçbirini ciddiye almıyorum. 168 imzalık laikliği savunuyoruz bildirisinde geçen ifadeler nedeniyle de yargı süreci başlatıyorum" şeklinde konuştu. Tekin, bildirinin '28 Şubat' sürecini anımsattığını ifade ederek, "Niyet okumaya dayalı kötü niyetli bir bildiri onlar nasıl demokratik haklarını kullanıyorlarsa ben de demokratik hakkımı kullanacağım. Bunların gözünde noel, cadılar bayramı kutlamak laikliğe aykırı değil ama kültürel mirasımızın devamı ramazan etkinlikler konusunda nedense laiklik akıllarına geliyor. Bu genelgenin içinde dini hiçbir şey yok" dedi. (19 Şubat)
32. AKP’li Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in imzasıyla 81 il valiliğine gönderdiği yazıyla, ramazan ayı boyunca okullarda “Maarifin Kalbinde Ramazan” temalı etkinlikler düzenleneceğini bildirmesinin ardından Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün açıkladığı programla kent genelinde toplamda 170 okulun bu kapsama alındığı kaydedildi. Özellikle Osmangazi (41) ve Nilüfer (32) ilçelerindeki yoğunluk dikkat çekerken; Yıldırım, İnegöl ve Karacabey gibi ilçelerin de yoğun biçimde iftar etkinlerinin gerçekleşeceği bildirildi. (19 Şubat)

33. Millî Eğitim Bakanlığı’nın resmi sosyal medya hesabından, ““Külliyede Ramazan” Etkinliklerinde, “Sahne Gösterilerinden Bilim ve Teknoloji Atölyelerine, Geleneksel Sanatlardan Değerler Eğitimi Çalışmalarına, Oyun Temelli Öğrenme Etkinliklerinden Kitap Fuarına” Değer Odaklı Program” paylaşıldı. Paylaşımda, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen etkinliklere öğrencilerin aktif katılımını merkeze alan bilim, kültür ve değer temelli içerikleriyle katkı sunuluyor. Etkinlikler kapsamında kültür ve sanat sahnesinde öğrenci gösterileri, şiir dinletileri, tasavvuf musikisi ve tiyatro programları düzenleniyor; bilim, teknoloji ve havacılık atölyelerinde deneyim temelli uygulamalar yapılıyor. Dijital beceriler alanında yapay zekâ, robotik ve tasarım çalışmaları yürütülürken geleneksel sanatlar ve yaşam becerileri etkinlikleriyle kültürel miras, uygulamalı biçimde ele alınıyor. Alanda yer alan “Erdem-Değer Ağacı”, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin hedeflediği öğrenci profili olan “yetkin ve erdemli insanın vatanseverlik, ahlak, sağlık, cesaret ve merhamet” gibi temel değerlerini görünür kılıyor.” dendi. (19 Şubat)

34. İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün resmi sosyal medya hesabından İstanbul Valiliğinin “Ramazan Ayı Işıklandırma Faaliyetlerine İlişkin Genelge” kapsamında, İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, Vali Davut Gül, Fatih Kaymakamı Cafer Sarılı, Ziraat Katılım Genel Müdürü Metin Özdemir, Albayrak Medya Genel Müdürü Abdullah Hanönü, ÖNDER Genel Başkanı Abdullah Ceylan ile il ve ilçe eğitim yöneticilerinin katıldığı, Fatih Neslişah Kız Anadolu İmam Hatip Lisesinde yapılan proje tanıtım toplantısı paylaşıldı. Paylaşımda, “Valiliğimiz tarafından yayınlanan Ramazan Ayı Işıklandırma Faaliyetlerine İlişkin Genelge doğrultusunda ilimizde yürütülen ışıklandırma çalışmaları kapsamında; Müdürlüğümüzün koordinasyonu ve Ziraat Katılım Bankası, Albayrak Medya ve Önder İmam Hatipliler Derneği’nin katkıları ile ilimizdeki 886 lisenin tamamı Ramazan ışıkları ile aydınlatılıyor. Projenin tanıtım toplantısı; Valimiz Sayın Davut Gül, İl Millî Eğitim Müdürümüz Murat Mücahit Yentür, Ziraat Katılım Genel Müdürü Sayın Metin Özdemir, Albayrak Medya Genel Müdürü Sayın Abdullah Hanönü, ÖNDER Genel Başkanı Sayın Abdullah Ceylan, il ve ilçe eğitim yöneticilerimiz, öğretmenlerimiz ve öğrencilerimizin katılımı ile gerçekleştirildi.” ifadeleriyle birlikte fotoğraflar yer aldı. (19 Şubat)

35. İstanbul Sultangazi’de bulunan Cebeci Sultançiftliği İlkokulunda ders arasında “Kâbe’de hacılar” ilahisinin çalındığı ortaya çıktı. Siyasi iktidara yakın Yeni Şafak, sosyal medya hesabından okulda çalınan ilahiyi “'Kâbe’de Hacılar' ilahisi, Cebeci Sultançiftliği İlkokulu’nda da söylendi” sözleriyle video ile birlikte paylaştı. (19 Şubat)

36. Milli Eğitim Bakanlığı, 81 ildeki öğretmenlere gönderdiği “Ramazan Etkinlikleri” kitapçığında ortaokul öğrencilerine Osmanlı geleneği olan “tembihname” hazırlatma talimatı verdi. Çalışmalarda tüm öğrencilerin katılımı istendi. Kitapçıkta, ortaokul öğrencilerine Osmanlı döneminde uygulanan “tembihname” geleneğinin anlatılması ve öğrencilerin benzer metinler hazırlaması istendi; tembihnameler için, “Sokakta halka okunur; camilerde, mahallelerde ve hanlarda duyurulurdu. Camiler mahyalarla süslenir, ev hanımları evlerde hazırlıklarını yapar, duvarlar tembihnamelerle donatılırdı” ifadelerine yer verildi. MEB’in talimatına göre Osmanlı dönemindeki tembihnamedeki “Padişahımızın bazı camileri teşrifi ihtimal dâhilinde bulunduğundan, herkes vazifesini en iyi şekilde ifa ede ve saygıda kusur etmeye. Herkes camilere gele. İşi icabı bir yere gidip gelen hademelerden başka kimseler teravih namazında dükkânlarda oturmaya” benzeri notlar yazılacak. (20 Şubat)
37. Bursa Osmangazi’deki Şükrü Şankaya İmam Hatip Ortaokulu'nda bizzat okul müdürü tarafından namaz çağrısı yapdığı, namaz kılmayan öğrencilerin tespiti için "namaz kontrol devriyesi" kurulduğu ortaya çıktı. Bu kapsamda her sabah dersler başlamadan önce öğrenciler tören için bahçede toplandığında, bizzat okul müdürü tarafından “erkek öğrencilerin firesiz şekilde namaz kılmaya gitmeleri” anonsu yapıldığı belirtildi. Bu anonsun ardından ise bizzat okul müdürünün kurduğu “namaz kontrol” ekibinin devriye gezdiği ve okul koridorları dahi kontrol edilerek tüm erkek öğrencilerin mescitte toplanmasının sağlandığı aktarıldı. Bursa Eğitim-İş Şube Başkanı ve Laiklik Meclisi sözcülerinden Özkan Rona "Burası bir okuldur, tekke değil. Bu ülke her yurttaşın inanç özgürlüğüne sahip olduğu Cumhuriyet'le yönetilmektedir, şeriatla değil" dedi. (20 Şubat)
38. AKP’li Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin yine, 168 aydının imzaladığı “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” metnini hedef aldı. Suç duyurusunda bulunacağını söyleyen Tekin “Yaptığımız etkinlikler neden ‘eğitimde Talibanlaşma süreci’ olarak tanımlanıyor?” dedi. Artvin’e yaptığı ziyaret kapsamında Artvin Valiliği'nde basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Tekin, “Şimdi biraz önce ifade etmeye çalıştığım Ramazan’la ilgili faaliyetlerimiz kamuoyunda farklı mihraklar tarafından farklı şekilde değerlendirme eğilimine girdi. Ben öncelikle şunu söyleyeyim; anayasal düzenimiz bize, Milli Eğitim Bakanlığı'na ve bütün kamu görevlilerine Anayasa'ya uygun hareket etmemizi salık veriyor. Biz de ona göre davranıyoruz. Fakat bizim ramazan ayıyla ilgili yaptığımız etkinlikleri eleştirenler, Anayasa'nın işlerine gelen maddelerine bakıyorlar; değerlerine bakmıyorlar. Geçtiğimiz günlerde 168 kişiden oluşan bir metin imzaya açıldı, imzalandı ve bakanlığımızı bu anlamda zan altında bırakacak ifadeler kullanıldı. Anadolu’nun her tarafında küfür ya da hakaret olarak kabul edilen cümleleri kullanıp da arkasından ‘bence bu küfür değildir, kişilik analizi yapıyorum’ diyen Özgür Özel kadar midesi geniş bir insan değilim, kusura bakmayın. Dolayısıyla bu 168 kişinin imzaladığı metinde bizleri zan altında bırakan ifadeler, benim durduğum yerden suç teşkil eder. Bu konuda destek veren kişilerin emeklerini hiçe saymak anlamına gelir. Dolayısıyla biz bununla ilgili de bir suç duyurusunda bulunacağız. Nedir rahatsız olduğumuz şey? Mesela bizim ramazan ayında yaptığımız etkinlikler; milli dayanışma, birlik, beraberlik ve kardeşlik vurgusu üzerine yaptığımız etkinlikler 'eğitimde Talibanlaşma süreci' olarak tanımlanıyor. Arkadaşlar, böyle bir şeyi söyleyebilmek için ya bu toplumun içerisinde yaşamıyor olmanız gerekir ya bizim metinlerimizi okuyamamış olmanız gerekir ya da art niyetli olmanız gerekir. En ağır ifade ise 'gerici azınlık' tanımlamasıdır. Bunu söyleyen kişilere misliyle iade ediyorum. 'Gerici azınlık' ifadesi, 1960’lı ve 1970’li yılların Marksist-sosyalist mantığıyla hâlâ beslenen, bu kafayla hareket eden ve toplumu tanımayan, toplumdan kopuk insanları tanımlamak için kullanılabilir. Ancak bizim gibi 7/24 Anadolu’da insanların içerisinde olan kişiler için bu tür tabirlerin kullanılmasını doğru bulmuyorum.” ifadelerini kullandı. (20 Şubat)
39. İzmir Çiğli’de Kanuni İlkokulu'nda 4. sınıf öğrencilerini “Aleviler dinsizdir. Onlar namaz kılmaz, cinlerle birliktedir, cehenneme giderler” diyerek fişleyen din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeninin yerine müftülükten imam görevlendirildiği ortaya çıktı. (20 Şubat)
40. Antalya Kepez’de bulunan Mehmet Kemal Dedeman İlkokulu’nda bir öğretmenin 4. sınıf öğrencilerinin velilerinin bulunduğu gruba “Sınıfta oruç tutan öğrenciler var. Bazı öğrenciler onların karşısında su içiyor yemek yiyip onları rahatsız ediyor. Lütfen bu durum tekrar etmesin” mesajı attığı ortaya çıktı. Mesajda 4. sınıf öğretmeni “Herkese iyi akşamlar. Hayırlı Ramazanlar diliyorum değerli velilerim. Sınıfta oruç tutan öğrenciler var. Bazı öğrenciler onların karşısında su içiyor yemek yiyip onları rahatsız ediyor. Lütfen bu durum tekrar etmesin. Öğrencilerle konuşun. Oruç tutanlara Müslüman olmayanlar bile saygısızlık yapmıyor. Tekrar iyi akşamlar diliyorum.” İfadelerini kullandı. (20 Şubat)
41. İstanbul Sultangazi’de bulunan Toki Adil İlkokulunda da ders arasında “Kâbe’de hacılar” ilahisinin çalındığı ortaya çıktı. Siyasi iktidara yakın Yeni Şafak haberi “Türkiye'nin dört bir yanında okullarda öğrencilerden ilahi açılması yönünde istekler artıyor. 'Kâbe’de Hacılar' ilahisinin bu kez durağı Toki Adil İlkokulu oldu. Öğrenciler, neşeyle ilahiye eşlik etti.” sözleri ve video ile yayınladı. Kayseri Şehit Bülent Doğan İlkokulunda da benzer bir şekilde ders arasında çalınan “Kâbe’de Hacılar” ilahisine çocukların eşlik ettiği görüldü. Siyasi iktidara yakın basın ve sosyal medya hesapları Celal Karatüre isimli şarkıcının “Kâbe’de Hacılar Hu Der Allah” ilahisinin okullarda yaygınlaşması için büyük bir kampanya yürüttüğü görüldü. Menzil cemmatiyle bağlantılı olan Celal Karatüre sosyal medyada sıklıkla bu cemaate bağlı Semerkand Vakfı’ndan paylaşımlar yapıyor. (21 Şubat)

42. Ankara’nın Mamak ilçesindeki “Gelenekten Geleceğe Hikmet Yolculuğu” etkinlikleri kapsamında din görevlileri ve “mahalle kanaat önder”i adı altında bazı şahıslarn okullara davet edildiği ortaya çıktı. Nefes’ten Dilan Kutlu’nun haberine göre; program kapsamında Mamak’taki toplam 220 ilkokul, ortaokul ve liselerde şubattan mayısa kadar haftalık etkinlik planı oluşturuldu. Programda kandil ve iftar etkinliklerinden hadis sohbetlerine, din görevlisi ve mahalle ‘kanaat önderi’ davetlerinden kapanış sofrasına kadar aylık uygulanacak bir takvim hazırlandı. Programda okullarda “Milli ve Manevi Günler Özel Sohbeti”, “İsraf Konulu Sohbet”, “Hz. Muhammed’in hadisleri” “okullara din görevlisinin davet edilmesi” planlandı. Mayıs ayında iki hafta boyunca mahalledeki ‘kanaat önderlerinin’ okullarda öğrencilerle buluşması için program yapıldı. Okulların, yürütülen faaliyetlere ilişkin veri ve sonuç raporlarını İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne iletmesi istendi. Programın “Amiral Projesi” ise lise öğrencilerine yönelik “Mamak Hikmet ve Genç Akademi Atölyeleri” oldu. Liselerde 9-12. sınıfları kapsayan programda, Nurettin Topçu’nun “İsyan Ahlakı” ve Gazali’nin erdem anlayışı gibi referanslarla şahsiyet sahibi birey yetiştirilmesi ve yerli düşünürler tanıtılacak. Ayrıca öğretmenlerden, öğrencilerin katılımını bildirmek için yine gözlem formları hazırlaması istendi. “Veli-okul irfan sofraları” adı altında düzenlenecek buluşmalarla öğrencilerin aileleriyle birlikte dini içerikli etkinliklerde bir araya gelmesi hedeflendi. “Nezaket, adab-ı muaşeret ve dürüstlük gibi kavramların çocuklara sadece okulda değil, evde ve mahallede de yaşatılarak öğretilmesini sağlamanın” hedeflendiği belirtildi. (21 Şubat)

43. İzmir’de İlkokulu, ortaokulu, lisesi bulunan Tevfik Fikrat Okullarına gelen müfettişlerin ilkokul dördüncü sınıftan liseye kadar her sınıftan ikişer öğrenci seçerek okulun kütüphanesinde sorguya çektiği ortaya çıktı. Skandal olayı Cumhuriyet’teki köşesine taşıyan Laiklik Meclisi üyesi gazeteci Barış Terkoğlu “9 yaşındaki çocuklara 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!” başlıklı yazısında “Çocuklar sırayla kütüphaneye götürüldü. “Müfettişler çocuklara üçer soru sordu: “Din dersinde ders işleniyor mu”, “Din yerine başka bir ders yapılıyor mu”...? En ilginci; “Derste cumhurbaşkanına hakaret ediliyor mu” diye sordu... Kimilerine “Din deyince ne anlıyorsun” diye de soruldu. Çocukların yaşları küçüldükçe kafaları karıştı. Elbette kaygılandılar, korktular. Dahası... İfadeleri alındıktan sonra kimlik numaraları ve imzaları alındı. 9 yaşındaki çocuklar hayatlarında ilk kez imza attı. Ve tabii bu durum okuldaki velileri ayağa kaldırdı. Sonuçta onlar çocuktu. Ailelerinden habersiz nasıl sorgulanabilirdi? Dahası nasıl imzaları alınabilirdi? Neden ailelerine haber verilmedi?” diyerek olayın ayrıntıları ile velilerin tepkilerini aktardı. (23 Şubat)
44. Kütahya’da Şehit Selim Cansız Anadolu İmam Hatip Lisesi Fen ve Sosyal Bilimler Proje Okulu’nda spor salonu toplu Kuran okuma mekânına dönüştürüldü. Okulda “mukabele geleneği” başlattıklarını söyleyen müdür İsmail Baş, “İnşallah Ramazanın son güne kadar devam ettireceğiz. Bu ayda ders saatlerinde bir düzenlemeye gittik. Ders saatimiz 14.50’de bitiyor ve hemen mukabeleye geçiyoruz. Şu an 534 öğrencimiz ve 45 öğretmenimiz var. Öğretmenlerimizin bazen hepsi olmasa da katılmaya özen gösteriyorlar. Katılımın çok olması için son saate aldık. Öğrencilerimize de bu konuda telkinlerde bulunduk. Katılmayan öğrencimiz yok denecek kadar az.” dedi. (23 Şubat)

45. Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Maarfi Müfredatı” adı altındaki gerici programı ve ÇEDES uygulamalarınin okullara Selefi Andı’nın da girmesini sağladığı; okullarda çocuklara IŞİD ve Elkaide bağlantılı Halis Bayancuk’un grubu “Tevhid ve Sünnet Cemaati”nin toplantılarında okutulan “Muvahhiddin Andı”nın, “Dileğimiz: Sıddık, şehit ve salihlerden olmaktır” ifadelerinin geçtiği Selefi andının okutturulduğu ortaya çıktı. Cumhuriyet’ten Aytunç Ürkmez’in haberine göre, İstanbul Arnavutköy Necip Fazıl Kısakürek İmam-Hatip Ortaokulu’nda erkek öğrencilere IŞİD ve Elkaide bağlantılı Halis Bayancuk’un (Ebu Hanzala) grubu “Tevhid ve Sünnet Cemaati”nin toplantılarında okutulan Selefi anlayışlı metin “Muvahhiddin Andı”nın okutulduğu ortaya çıktı. Bu görüntülerin Halis Bayancuk grubunun sosyal medya hesaplarından dolaşıma sokulması ise dikkat çekti. Okuldaki bu eylemi “örnek olay” olarak gören Halis Bayancuk grubu ise sosyal medyadan 0-12 yaş arası çocuklara yönelik bir yarışma başlattı. Söz konusu görüntüleri alıntılayarak Muvahhidin Andı’nı okuduğu bir gösterimi paylaşan 10 çocuğa Halis Bayancuk’un imzalı “Tevhid Meâli” kitabının hediye edileceği açıklandı. Muvahhidin Andı’nda ise şu ifadeler kullanılıyor: “Rabbimiz Allah, önderimiz Muhammed; gündemimiz vahiy, davetimiz tevhid ve sünnettir. Mücadelemiz; şirk (Tanrı’ya ortak tanıma), bid’at (şeri bir bulguya dayanmayan fikir ve davranışlar) ve masiyetedir (dini emirlere uymama). Korkumuz günahlarımız, ümidimiz İlahirahmettir. Dileğimiz; sıddık (doğru sözlü), şehit ve salihlerden (dine faydalı iş yapan) olmaktır. Ve tekbir: Allahuekber!” Muvahhidin Andı’nda ise şu ifadeler kullanılıyor: “Rabbimiz Allah, önderimiz Muhammed; gündemimiz vahiy, davetimiz tevhid ve sünnettir. Mücadelemiz; şirk (Tanrı’ya ortak tanıma), bid’at (şeri bir bulguya dayanmayan fikir ve davranışlar) ve masiyetedir (dini emirlere uymama). Korkumuz günahlarımız, ümidimiz İlahirahmettir. Dileğimiz; sıddık (doğru sözlü), şehit ve salihlerden (dine faydalı iş yapan) olmaktır. Ve tekbir: Allahuekber!” Tevhid ve Sünnet Cemaati'nin liderliğini 'Ebu Hanzala' adıyla bilinen Halis Bayancuk'un yaptığı biliniyor. IŞİD yöneticiliğinden yargılanmış bir isim olarak bilinen Bayancuk, “silahlı terör örgütü kurma veya yönetme” suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Hakkında üç ayrı dosyanın birleştirilmesiyle yargılanan Bayancuk hakkında tahliye kararı verilmişti. Son olarak geçen yıl İzmir’de üç polisin şehit olduğu Balçova Salih İşgören Polis Merkezi’ne yönelik silahlı saldırıya ilişkin gözaltına alınan Bayancuk, adli kontrol ve yurtdışı çıkış yasağıyla serbest bırakılmıştı. (24 Şubat)
46. Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Ramazan Genelgesi”ne İsmailağa Cemaatinden destek açıklaması geldi. “Şuurlu bir nesil yolunda atılan adımları destekliyoruz.” Başlıklı açıklamada “İlim ve ahlâkla yoğrulmuş gelecek nesillerin inşası, Devletimizin ve Milletimizin öncelikli vazifesidir. Manevî dirilişin ve yeni başlangıçların, kalplerin ve gönüllerin ihyâ vakti olan Ramazan-ı Şerif iklimi; bu vazifenin icrasında müstesna bir dönüm noktasıdır. Bu hassasiyetle; Millî Eğitim Bakanlığı tarafından Ramazan-ı Şerif’in manevi ikliminden istifade edilerek geliştirilen *“Maarif’in Kalbinde Ramazan”* temasını ve bu doğrultuda gerçekleştirilen çeşitli etkinlikleri büyük bir memnuniyetle karşılıyoruz. Ahlâkî değerlerin büyük tahribata uğradığı günümüzde, böylesine kıymetli adımların atılmasında emeği geçen başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Millî Eğitim Bakanımız Sayın Yusuf Tekin olmak üzere tüm yetkililere teşekkür ediyoruz. Çocuklarımızın ve gençlerimizin ahlâkî gelişimine hizmet eden, millî-manevî değerlerimize uygun her türlü adımı desteklemeye devam edeceğiz. Toplumda iyilik ve kardeşliğin yaygınlaşması hususundaki çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.” dendi. (24 Şubat)

47. İzmir'deki Tevfik Fikrat Okullarında müfettiş denetiminde 9 yaşındaki öğrencilere “Din dersinde ders işleniyor mu?”, “Din yerine başka bir ders yapılıyor mu?”, “Din denilince ne anlıyorsun?” ve “Derste cumhurbaşkanına hakaret ediliyor mu?” gibi soruların yöneltilmesi ile ilgili siyasi iktidara yakın A Haber’e konuşan AKP’li Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, özel okullarda müfredat dışına çıkıldığı ya da Cumhurbaşkanı’na hakaret içerikli ifadeler kullanıldığı yönündeki iddiaların denetlendiğini belirterek Türkiye genelinde yaklaşık 75 bin okulun Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından "rutin ve şikâyet" üzerine denetlendiğini söyledi. Tekin “Bu bahsi geçen okulla ilgili bize şikâyet geldi. Müfettişlerimiz gidip denetim yaptı. Bu denetim yapılırken çocuklar psikolojik olarak etkilenmesin diye onlar da ilgili rehberlik servisi tarafından dinlenir. Bu hassasiyete uyularak denetlenir. Şimdi bu mantık biraz Ekrem İmamoğlu mantığı. Biz hatırlarsanız kreşlerle ilgili mevzuda da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'ydı o zaman Sayın İmamoğlu. Ben şunu söylüyorum: Ben diyorum ki bakın Büyükşehir Belediyesi ya da başka bir birim bir eğitim kurumu açıyorsa, eğer bu okul öncesi eğitim kurumuysa, yani anaokuluysa bizden ruhsat almalı. Bakımsa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından. Biz bunu denetleyebilmek açısından bunu yapmalıyız. Biz bütün kurumlarımızı bu anlamda rutin olarak zaten denetliyoruz. Bu okulda da böyle bir şikâyet geldiğinde bu sadece bu okulda olması gerekmiyor, bize böyle bir şikâyet geldiğinde doğrudan müfettişlerimiz gider ve ilgililerle bu anlamda konuşur, görüşmeler yapar, nihayetinde raporunu tutar, raporuna göre de yaptırım uygularız. İzmir'deki olayda da biz bunu yaptık." dedi. (24 Şubat)
48. Bir yurttaş, sosyal medyada anaokuluna giden çocuğunun okulunda “Ramazan etkinliği” fotoğrafı paylaştı. Fotoğrafta okul öncesi erkek çocuklarına takke takıldığı, kız çocuklarının da başlarını örttüğü ve çocuklara namaz kıldırıldığı görüldü. (24 Şubat)

49. Siyasi iktidar yanlısı medya organları ile sosyal medya hesaplarından yagınlaştırılan “Kâbe’de Hacılar Hu Der” ilahisi, Ramazan ayı etkinlikleri kapsamında bazı okullarda teneffüs müziği olarak çalınmaya başladı. Kocaeli Derince'de Çenesuyu İlköğretim Okulu’nda bir veli, zil sesi uygulamasına tepki gösterdi. Cep telefonuyla kayıt alan veli, okul yönetimini eleştiren veli, “Madem öyle 12 İmamlar orucunda da deyiş yapsınlar. Başka bir etkinlikte de farklı bir müzik. Öyle değil mi hocam? Bu yaptığın ne? Kanunsuzluk. Yanlış. Böyle bir parçayı zil sesi yapamazsın. Eğitimcisin, çocukları zor durumda bırakamazsın. Böyle bir yanlışlık yapamazsın. Burası Kâbe mi ya?” dedi. (25 Şubat)
50. İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğünün talebi üzerine İzmir genelinde ilkokul ve imam hatip okulları hariç, din kültürü ve dini seçmeli ders grubu uygulama mescidi ve abdesthanesi başlığı ile okullara yazı gönderildi. İzmir Buca İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, ilçe içerisinde bulunan okullara gönderdiği yazıda okullarda mescit bulunup bulunmadığını, bulunuyorsa da boyutlarına dair bilgileri istedi. Eğitim Sen İzmir 5 No’lu Şube yaptığı açıklamada Milli Eğitim Bakanlığının ‘maarif’in kalbinde ramazan’ adı altında ramazan boyunca yapılacak etkinlikleri içeren genelgesi sonrası okulda toplu olarak öğrencilere selefi andının okutulması, toplu namaz görüntüleri, 9 yaşındaki çocukların müfettişlerce sorgulanması, okulda zil sesi yerine ilahilerin çalınması ve toplu ilahi söyleme etkinlikleri gibi birçok olayın ortaya çıkmasına tepki gösterdi. İktidarın kendi siyasal ve ideolojik çalışmalarını okullara kadar indirdiğine vurgu yapılarak, “Bunun son örneği de İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğünün talebi üzerine İzmir genelinde ilkokul ve imam hatip okulları hariç, din kültürü ve dini seçmeli ders grubu uygulama mescidi ve abdesthanesi başlığı ile okullara gönderdiği yazıdır. Gönderilen yazının ekinde bulunan tabloda: ‘Okulda cuma namazı vb. olarak kullanılan 45 metrekare üstü uygulama mescidi var mı? Uygulama mescidi yoksa 45 metrekare üstü uygulama mescidi yapılabilecek mekan var mı? Sınıf, sığınak vb. varsa en geniş olanın metrekare bilgisi. Sınıf ve sığınak yoksa inşaat yoluyla (oda vs. birleştirme) şeklinde oluşturulacak mekan var mı? Kütüphane gibi mekanların eski mescitlere nakil edilerek oluşturulabilecek 45 metrekare üstü mekan var mı? Varsa metrekare bilgisi. Okulda abdesthane var mı? Okulda abdesthane yoksa mescit olarak planlanan yerin koridorunda abdesthane yapılabilecek (su ve gider) yer varsa metrekaresi. Abdesthane için koridorda yer yoksa aynı katta ve bir üst katta tuvalette yer varsa metrekaresi. Duvarda rezervuar varsa dönüştürülecektir.’ İçeriğinin bulunduğu tablonun 24/02/2026 tarihine kadar doldurulup gönderilmesi istenmiştir” dendi. Yine İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğünün ortaokul ve lise müdürlerine gönderdiği yazıda okullardaki kütüphane ve sığınakların kapatılarak mescitlere dönüştürülmesinin istendiği aktarılan açıklamada, “Oluşturulacak mescitler için okul koridorlarında abdest alma yerlerinin yapılması istenmiştir. İzmir’de deprem nedeniyle yüzlerce okul yıkılmıştır. Merkez ilçelerin büyük kısmında öğrenci yoğunluğu nedeniyle eğitim öğretim zor koşullarda yapılmaktadır. Birçok okul aynı binayı kullanmak zorundadır. İzmir gibi kalabalık sınıflar nedeniyle sıkıntı yaşanan ilde bile kütüphanelerin, sınıfların kapatılmasının istenmesi, buraların toplu namaz kılınabilecek alanlara dönüştürülmesi teklifi, iktidarın ve Milli Eğitim Bakanlığının okulları eğitim öğretim faaliyetlerinden daha çok dini faaliyetlerin merkez haline getirmeye çalıştıklarını göstermektedir” ifadelerine yer verildi. Eğitim Sen olarak bu uygulamaları kabul etmeyeceklerine vurgu yapılarak “Laik, bilimsel eğitim verilmesi gereken okullarımızda sınıf ve kütüphanelerin kapatılarak mescit ve abdesthanelere dönüştürülmesinin istenmesi iktidarın okullarımıza bakış açısını çok net bir şekilde göstermektedir” dendi. (25 Şubat)

51. AKP’li Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Laikliği Birlikte Savunuyoruz" bildirisine karşı dava açtığını duyurdu. Partisinin grup toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Tekin, “Hakarete muhatap olan herkesin de kişisel anlamda bu süreçte yargıya başvurmasının doğru olduğunu düşünüyorum” dedi. ‘Ramazan ayı etkinlikleri’ne yönelik "Değerlendirecek bir şey yok. Ben, Türkiye'de Milli Eğitim Bakanlığı'nın Anayasa ve kanunlara dayanan görev, yetki ve sorumluluklarını yerine getirmeye çalışan bir kamu görevlisiyim. Hem Anayasamızın amir hükmü hem de Milli Eğitim Temel Kanunu'nun, Milli Eğitim Bakanlığı'na yüklediği görevler içerisinde en başta geleni; ayrım gözetmeksizin tüm vatandaşların temel hak ve hürriyetlerden maksimum düzeyde faydalandığı, eğitimde fırsat eşitliğinin maksimum düzeyde sağlandığı, milli birlik ve Anayasa'nın 2. maddesinde ifadesini bulan 'toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı' çerçevesinde vatandaşlarımızın, çocuklarımızın ve gençlerimizin bu değerleri içselleştirdiği bir eğitim-öğretim ortamı oluşturmak bizim görevimiz." diyen Tekin, “"Laikliği Birlikte Savunuyoruz" bildirisine karşı dava açtığını belirterek, şöyle konuştu: "Davayı açtım arkadaşlar. Tekrar altını çizerek söyleyeyim. Türkiye'de kimsenin hukuk kurallarını, anayasayı yorumlama tekeli yok. Anayasa'yı bizim istediğimiz gibi yorumlayacaksınız, evrensel ilkeleri bizim istediğimiz gibi yorumlayacaksınız; bizim istediğimiz gibi yorumlamayanlar gerici, azgın azınlıktır deme hakkı yok. Bu etkinlikleri yerine getiren kişilere gerici, azgın azınlık gibi ifadelerle saldırmak, saldırgan bir tavır içerisinde bulunmak bir hakarettir. Bu etkinliklere katılan çocuklarımızın, gençlerimizin, velilerimizin, öğretmenlerimizin, idarecilerimizin haklarını korumak için böyle bir adım atacağımızı söylemiştim. Biz böyle bir adımı attık. Kimin gerici, kimin yobaz, kimin temel hak ve hürriyetler anlamında totaliter bir perspektif olduğunu göreceğiz. 168 kişi, yüzde 99'u Müslüman olan bir kitlenin, bir toplumun dini inanç ve ibadetlerini kendi perspektiflerinden tanımlayarak onları azınlık statüsüne sokuyor. Bu, totalitarizmin entelektüel düzeyde vücut bulmuş hali. Kusura bakmasınlar; bu hakareti eden kişilerin, benim tarafımdan haklarını ve hukuklarını korumakla mükellef olduğum kişiler tarafından yargıya taşınması gerekiyor. Hatta bana sorarsanız, bu anlamda hakarete muhatap olan herkesin de kişisel anlamda bu süreçte yargıya başvurmasının doğru olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı. (25 Şubat)
52. Kırıkkale Özel Gazi Kolejinde Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Büşra Sezer, ilkokul öğrencilerine ders öncesi "Kâbe’de hacılar hu der Allah" ilahisini söyletti. (27 Şubat)

53. İstanbul Esenler’de bulunan Esenler Kazım Karabekir İlkokulu’nda ikinci sınıfa giden bir öğrencinin velisi Millî Eğitim Bakanlığı’nın “Maarif’in Kalbinde Ramazan” genelgesi sonrası düzenlenen etkinlikler kapsamında ikinci sınıfa giden çocuğunun başına namaz başörtüsü takılarak fotoğrafının çekildiğini söyledi. Kısa Dalga’dan Gülseven Özkan'ın haberine göre, güvenliği nedeniyle adının açıklanmasını istemeyen veli, Alevi inancına mensup olduğunu belirterek çocuğunun başına namaz başörtüsü takıldığını, eline Yasin verildiğini ve tüm bunların kendisinden habersiz yapıldığını belirtti. “Geçen gün WhatsApp grubuna girdim. Birden bire resimleri görünce şok oldum. Kız çocuklarının kafasına namaz başörtüsü takmışlar. Ellerine de Yasin vermişler. Bir köşe oluşturmuşlar, ‘Hoş geldin Ya Şehr-i Ramazan’ yazmışlar. Erkeklere de takke takmışlar. Bütün sınıfa yapmışlar.” dedi. Uygulamanın ikinci sınıf öğrencilerine yönelik yapıldığını belirten veli, öğretmene mesaj yazmayı düşündüğünü ancak aralarında daha önce yaşanan sorunlar nedeniyle vazgeçtiğini söyledi. Ayrıca 50 lira karşılığında Ramazan takvimi dağıtıldığını belirten veli, “Kazımalı bir etkinlik takvimiymiş, ben bu takvimi istemiyorum, dedim. Geri gönderdim” dedi. Sınıftaki uygulamaların çocuğu üzerinde etkisi olduğunu söyleyen veli, “Çocuk eve geliyor, ‘Anne, ben yarın oruç tutacağım’ diyor. Sabah kalkıyor, ‘Anne, ben bugün oruç tutayım’ diyor. Sonra ‘Anne ben acıkırım ya’ diyor. Sonra kararını değiştiriyor. ‘Anne, tamam, ben kahvaltı yapayım’ diyor. Çocuğun kafasını böyle karıştırıyorlar” dedi. Sınıftaki bazı çocukların “Sen niye oruç tutmuyorsun?” diye sorduğunu da aktaran veli, bunun çocuklar üzerinde dolaylı bir baskı oluşturduğunu ifade etti. (27 Şubat)

54. CNN Türk yayınına katılan AKP’li Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, yine 168 aydının imzaladığı “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” metnini hedef alarak, Bizim genelgemizin yayınlanmasına müteakip 168 kişi o gün itibarıyla bir bildiri yayınladı. Bu bildiri benim açımdan bir Bakan, bir akademisyen, bir siyaset bilimci olarak asla kabul edemeyeceğim tanımlamaları bünyesinde barındırıyor. Birincisi, biz milli birlikten ve beraberlikten bahsederken, yaptıklarımızın 'Talibanlaştırma' olarak yorumlanması. Bunu yapanları gerici, azgın bir sapkınlık gibi tanımlıyor. Bu bildiriyi yayınlamanın kendileri açısından demokratik bir hak olduğunu söylüyorlar. Ben de saygı duyuyorum. Bunu bir demokratik hak olarak görüyorsanız, demokratik hukuk devleti prensipleri içerisinde burada beni rahatsız eden şeyleri yargıya taşımak benim açımdan da demokratik bir hak. Ben suç duyurusunda bulundum bahsi geçen ifadelerden dolayı. Bu ifadeler yani 'Talibanlaştırma', 'Trump'ın ipine sarılma', 'gerici azınlık', 'sapkınlık', kabul edilebilir değil. Ben genelgeyi hazırlayan Bakan olarak, genelge hükümlerine göre okullarımızda etkinlik yapan öğrencilerimiz, velileri, öğretmenlerimiz, idarecilerimiz hepsi zan altında bırakılıyor.” dedi. AKP’li Tekin, “Ramazan genelgesi”ne büyük bir destek olduğunu iddia ederek. “Şu anda toplumda genelgenin doğruluğuyla ilgili kanaat yüzde 78-80 bandında. Sonuçlarını yakında yayınlarız zaten. Cumhur İttifakı'na oy veren seçmenler arasında ise yüzde 100'e yakın, yüzde 98. Demek ki toplumun yüzde 78’i, yüzde 80’i burada ramazan ayındaki yardımlaşma, dayanışma, milli birlik duygularının çocuklarımız tarafından içselleştirilmesi için yapılacak etkinlikleri destekliyorlar. Şimdi burada hepimizin rahatsız olacağı şeyler var. O da şu biz iyi niyetle bir yola çıktık. İyi niyetle bir kısım faaliyetler yapıyoruz. Bu faaliyetleri art niyetli bir biçimde sabote etmek isteyen örnekler olabilir mi? Olabilir. Yüz binlerce etkinlik yapıldı. Bunların içerisinde bizim söylediğimiz ilkelere, yani mahremiyet ve gönüllülük esasına aykırı işler yapıldığına dair bize şikayet geldiğinde… Şu anda bizim kamuoyuna yansıyan birkaç tane olay var. Onun dışında bu yüz binlerce etkinlik içerisinde bundan rahatsızlığını bize dile getiren bir şey yok. Tam tersine, şu anda dünkü rakamlarda 150 bine yakın CİMER'den teşekkür var. Bizim Milli Eğitim Bakanlığı’nın iletişim hatlarından yüz binlerce teşekkür var. İnanılmaz bir heyecan oluştu. Bizim niyetimiz milli birlik ve beraberlik, dayanışma gibi evrensel, bizim açımızdan kritik değerler için bir referans oluşturmak. Bizim genelgemizdeki hükümlere aykırı bir durum olursa onun da gereğini yapacağımızı şimdiden paylaşıyoruz.” ifadelerini kullandı. (28 Şubat)
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı
1. İktidara yakın kuruluşların, kimsesiz çocuklar için kurulan ve kurulduğu günden bu yana yolsuzluk ile dinsel dayatma iddialarının merkezinde yer alan Sevgi Evleri’nde görev yapan Diyanet İşleri Başkanlığı personeli sayısı kamuoyundan sır gibi saklanırken AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticilerinden olduğu TÜGVA’nın bu kurumda kalan liseli çocuklarla bir araya geldiği öğrenildi. BirGün’den Mustafa Bildircin’in haberine göre, TÜGVA’nın kimsesiz çocuklara yönelik düzenlediği etkinlik, vakfın sosyal medya hesaplarından da paylaşıldı. TÜGVA İstanbul Şubesi’nin sosyal medya paylaşımının altına, “Sevgi evlerinden gelen liseli gençlerimizle her hafta farklı bir eğlence ile buluşuyoruz” notu düşüldü. Sevgi Evleri, AKP iktidarları döneminde, “Örgütlenme aracı” olarak kullanıldığı gerekçesiyle tartışılıyor. Sevgi Evleri’ne yönelik tartışmalar, iktidarın veri gizleme politikasıyla daha da alevlendi. Dönemin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay 2022 yılında kendisine iletilen, “Sevgi Evleri’ndeki manevi rehber sayısı kaçtır?” sorusunu önce görmezden gelmiş, daha sonra ise “Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na sorun” şeklinde yanıtlamıştı. Bakanlık ise manevi rehber sayısını açıklamaktan kaçınarak, “Çocuklara yönelik Değerler Eğitimi Programı uygulanmaktadır” yanıtını vermişti. (7 Şubat)
2. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Çocuk Evlerinde devlet korumasında bulunan çocuklar için Ramazan ayında “Ramazan Ayı Günlük Çocuk Yaşam Programı Önerisi” başlıklı yazı gönderdi. Çocuk Hizmetleri Genel Müdürü Hasan Basri Alagöz imzalı yazısıyla 81 ildeki koruma ve bakım altında olan çocukların kaldığı kurumlara gönderilen yazıyla çocukların günlük yaşamı ramazan ayına göre planlanması istendi. Çocukların hafta içi ve hafta sonu programlarının “Sahur Vakti”, “İftar Vakti”, “İftar Sonrası” olarak düzenlenmesi, sahur ve iftar sofrası hazırlıklarına yardım etmeleri, sahur sonrası birlikte namaz kılmaları, iftar öncesi dua etmeleri, yaş grubuna göre evde veya camide teravih namazı kılmaları, okul dönüşü küçük çocukların iftara kadar kısa oruç denemesi yapmaları, televizyon ve video saatinde ramazan temalı çizgi filmler, TRT Diyanet Çocuk ve "yaş grubuna göre siyer" izlemeleri istendi. İftar sonrası için belirlenen kitap okuma saatinde ramazan kitaplığından seçilen kitaplar ile hep birlikte “siyer, ilmihal, meal vb.” Içerikte kitaplar okunması önerildi. (19 Şubat)
3. AKP’li Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Batman programı kapsamında Atatürk Parkı'nda kurulan AKP Gençlik Kolları'na ait gençlik çadırını ziyaret ederek “Kabe'de Hacılar Hu Der” ilahisini söyledi. Görüntüler TRT’den yayınlandı. (26 Şubat)

Gençlik ve Spor Bakanlığı
1. AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticilerinden olduğu TÜGVA’nın Düzce il temsilcisi İsa Yazıcı, Şanlıurfa Gençlik ve Spor İl Müdürü olarak atandı. Vakfın genel başkanı İbrahim Beşinci sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “Geçmiş dönem TÜGVA Düzce İl Temsilcimiz, kıymetli yol arkadaşımız İsa Yazıcı’yı, Şanlıurfa Gençlik ve Spor İl Müdürü olarak atanması vesilesiyle ziyaret ettik. Yeni görevinin hayırlı olmasını diler, Şanlıurfa gençliği için yapacağı çalışmalarda üstün başarılar dileriz. Rabbim muvaffak eylesin.” dedi. TÜGVA’nın eski genel başkanı Enes Eminoğlu, 22 Haziran 2023 tarihli atama kararı ile Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı olmuştu. (8 Şubat)

2. Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı ve AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yüksek istişare kurulu üyesi olduğu TÜGVA’nın eski genel başkanı Enes Eminoğlu sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Ankara Tahsin Banguoğlu Kredi ve Yurtlar Kurumu Yurdu sahur ziyaretini paylaştı. Eminoğlu paylaşımında “Yurtlar, gençliğin yuva bulduğu yerdir; Ramazan ise kalbin sükûna erdiği vakit. İlk sahurda aynı çatı altında gençlerle bir araya geldik. Gecenin bereketini muhabbetle taçlandırdık.” dedi. (19 Şubat)

3. Gençlik ve Spor Bakanlığı, Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün resmi sosyal medya hesabından farklı illerdeki gençlik merkezlerinde yapılan Ramazan hazırlıkları paylaşıldı. “Gençlik Merkezlerimiz bir başka renkli, heyecanlı ve keyifli. Tıpkı Ramazan'ın gönüllerimize taht kuran ruhu gibi.” ifadeleriyle birlikte farklı illerin yer aldığı video paylaşıldı. (19 Şubat)

Milli Savunma Bakanlığı
1. Milli Savunma Bakanlığı, mezuniyet töreninde “Mustafa Kemal’in askeriyiz” sloganı attıkları için TSK’dan ihraç edilen teğmenlerden Deniz Demirtaş hakkındaki ihraç cezasının iptal kararının kaldırılması için istinaf mahkemesi'ne başvurdu. Mezuniyet töreninde “Mustafa Kemal'in askerleriyiz” sloganı atan teğmenlerden biri olan Demirtaş ihraç edillmişti. Karara yönelik itiraz sonrası mahkeme, teğmen hakkında verilen bu ihraç kararını hukuka aykırı bularak iptal etmişti. (5 Şubat)
Adalet Bakanlığı
1. AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yüksek istişare kurulu başkanı olduğu TÜGVA’nın üniversiteler sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda AKP’li Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un vakfın Konya Karatay Üniversitesinde düzenlediği “İhtisas Akademi ’26” programına katılacağı duyuruldu. (5 Şubat)

Sağlık Bakanlığı
1. Hacamat, sülük uygulaması, fitoterapi gibi geleneksel tıp uygulamalarının geliştirilmesi için Sağlık Bakanlığı bünyesinde enstitü kuruldu. Yeni yapıyla birlikte bu uygulamaların araştırılması, geliştirilmesi desteklenecek. Bakanlık bünyesinde kurulan Türkiye Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Enstitüsü’nün (TÜGET) bu uygulamaların sağlığa etkisini, tedaviye katkısını, hangi uygulamanın hangi hastalıklara iyi gelebileceğine yönelik araştırmalar yapacağı belirtildi. Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi tarafından yapılan açıklamada, Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Enstitüsü uygulamalarının bilimsel etkinliği tartışmalı olmasına rağmen kamu kaynaklarıyla desteklenmesinin, tıp eğitimi ve nitelikli sağlık hizmetine ayrılması gereken öncelikleri olumsuz etkilediği vurgulandı. TTB Merkez Konseyi açıklamasında “Sağlık hizmetinin temel sorumluluğu, bilimsel olarak kanıtlanmış yöntemlerle toplum sağlığını korumak ve geliştirmektir. Ancak bugün, bilimsel etkinliği kanıtlanmamış uygulamalar kamu sağlık sistemi içine yerleştirilmektedir. Toplum sağlığı piyasacı uygulamalara teslim edilemez; kamunun görevi her yurttaşa bilimsel, eşit ve nitelikli sağlık hizmeti sunmaktır” dendi. (16 Şubat)
İçişleri Bakanlığı
1. AKP’li İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Ali Yerlikaya’dan bakanlık görevini devralırken Kuran’dan Âli İmrân Suresi 26. ayeti okudu. Çiftçi görevine suredeki “Ey mülkün sahibi, sen mülkü dilediğine verirsin, dilediğinden çekip alırsın, dilediğini aziz edersin, dilediğini zelil edersin, gerçek iyilik senin elindedir, senin her şeye gücün yeter.” Ayetlerini okuyarak başladı ve “Ben buradan Cenab-ı Hak'tan niyaz ediyorum, bu görevde bana kolaylıklar versin. İnşallah allah bana bana yardımcı olur bu görevimde diğer arkadaşlarımla beraber." dedi. (11 Şubat)

2. AKP’li İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, en büyük gerici ayaklanmalardan biri olarak, ABD 6. Filosunun Türkiye’ye gelişini protesto eden antiemperyalistlere saldırıyı olan “Kanlı Pazar” düzenleyen geçen Milli Türk Talebe Birliği’nin (MTTB) genel başkanı ve heyetini makamında kabul etti. Ziyaret İçişleri Bakanlığı’nın resmi sosyal medya hesabından “Ülkemizde kültürel ve fikri donanıma sahip bir neslin yetişmesi konusunda emek veren Milli Türk Talebe Birliği Genel Başkanı Sayın Tahsin Başarı, Ankara İl Başkanı Sayın İhsan Koçdoğan, Erzurum İl Başkanı Sayın İbrahim Hakkı Algan ve Trabzon Eski İl Başkanı Sayın Abdurrahman Can Aydın İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi'ye hayırlı olsun ziyaretinde bulundular.” İfadeleri ve fotoğraflarla paylaşıldı. (16 Şubat)

3. AKP’li İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Jandarma Özel Asayiş Komutanlığı'nda düzenlenen iftar programına katılarak konuşma yaptı. Çiftçi konuşmasında “Burada konuşan Çiftçi, "Artık oyun kuran bir Türkiye vardır; sahada inisiyatifi elinde tutan, tehditleri kaynağında etkisiz hâle getiren bir ülke vardır. İşte bu tablo ‘Türkiye Yüzyılı' vizyonunun güvenlik cephesindeki en somut göstergelerinden biridir" dedi. (22 Şubat)

4. AKP’li İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, AKP gençlik kolları yeleği giyerek vatandaşlara iftarlık kumanya dağıttı. (26 Şubat)

Dışişleri Bakanlığı
1. AKP’li Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yüksek isrişare kurulu üyesi olduğu TÜGVA tarafından vakfın İstanbul'daki genel merkezinde düzenlenen “İhtisas Akademi 2026” tanıtımına katılarak konuşma yaptı. Fidan konuşmasında “Sivil toplumun bir araya gelerek gençlik örgütleriyle, gençlere toplumsal faydanın devlet eliyle değil, bireyler eliyle de yapılabileceğini, devletten beklenmesine gerek olmadığı, bizim de kendi örgütlenmemizle, çabamızla, çalışmalarımızla toplumsal fayda üretebileceğimizi, hayır üretebileceğimizi gösteren çok muazzam bir platform haline gelmiş olmak, bundan gerçekten çok gurur duyuyoruz. Ülke çapında örgütlenmiş olması, bütün hizmetleri, çalışmaları, aktiviteleri Türkiye genelinde götürüyor olması, bizim yıllardır sivil toplum çalışmaları adına Türkiye'de görmek istediğimiz örnek bir çaba. Bizim gibi devlet geleneği çok güçlü bir milletin bütün organlarıyla millete hizmet götürdüğü bir yerde sivil toplumun bir araya gelerek gençlik örgütleriyle, gençlere toplumsal faydanın devlet eliyle değil, bireyler eliyle de yapılabileceğini, devletten beklenmesine gerek olmadığı, bizim de kendi örgütlenmemizle, çabamızla, çalışmalarımızla toplumsal fayda üretebileceğimizi, hayır üretebileceğimizi gösteren çok muazzam bir platform haline gelmiş olmak... bundan gerçekten çok gurur duyuyoruz. Ülke çapında örgütlenmiş olması, bütün hizmetleri, çalışmaları, aktiviteleri Türkiye genelinde götürüyor olması, bizim yıllardır sivil toplum çalışmaları adına Türkiye'de görmek istediğimiz örnek bir çaba, örnek bir seviye. Bunun için emeği geçen bütün arkadaşlara çok teşekkür ediyorum. Allah hepsinden razı olsun; bildiğimiz bilmediğimiz, burada olan olmayan bütün arkadaşlara gerçekten çok teşekkür ediyorum. Allah bu tip kuruluşların sayısını artırsın, sivil toplum yapılanmalarını daha da güçlü hale getirsin. Milli Eğitim Bakanlığımızın bütün kurumlarıyla, hocalarımızla vermeye çalıştığı eğitim-öğretim faaliyetlerinin yanında tabii ki topluma bir ufuk da verilmesi gerekiyor. Devlet kurumları, asker ocağından tutun da okullarımıza kadar, devlet kurumlarına kadar her yerde bunu vermeye çalışıyoruz.” ifadelerini kullanarak TÜGVA’ya teşekkür etti. (1 Şubat)

Kültür ve Turizm Bakanlığı
1. Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) İstanbul Ofisi Başkanı Fatih Hacıbektaşoğlu, AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yüksek istişare kurulu üyesi olduğu TÜGVA’nın İstanbul temsilciliğini ziyaret etti. TÜGVA’nın genel başkan yardımıcısı ve dış ilişkiler koordinatörü ünvanlı Muhammed Malik Taylan sosyal medya hesabından ziyaretle ilgili yaptığı paylaşımda “Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) İstanbul Ofisi Başkanı Fatih Hacıbektaşoğlunu vakfımızda ağırlamaktan memnuniyet duydum. Planladığımız Bahar Okulu programı kapsamında gerçekleştirdiğimiz toplantıda; uluslararası öğrencilerimizin eğitim süreçleri, sosyal uyumları ve gençlik çalışmaları başta olmak üzere birçok başlığı kapsamlı şekilde ele aldık. Gençlerin dünyayı okuyan, yaşadığı topluma değer katan ve Türkiye ile bağını güçlendiren bireyler olarak yetişmesine katkı sunacak fikirler üzerine verimli istişarelerde bulunduk.” dedi. (5 Şubat)


2. 2025 yılında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, naylon faturalarla 400 milyon liralık yolsuzluk yapıldığı iddiasıyla hazırladığı iki ayrı iddianamenin Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilerek hakkında dava açılan Yunus Emre Enstitüsü’nün bağlı olduğu Yunus Emre Vakfı'nın ABD’de şirketleşip milyonlarca dolara gayri menkul sahibi olduğu ortaya çıktı. Cumhuriyet’ten Yılmaz Polat’ın aktardığına göre, Kültür Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren ve ABD’de “Yunus Emre Foundation Inc” olarak şirketleşen Yunus Emre-USA’nın, 5 milyon 300 bin dolara ofis olarak kullanmak için Beyaz Saray’a iki sokak mesafede, lobicilerin yoğun olarak bulunduğu caddede birinci sınıf tasarlanmış bir binada lüks dairesi bulunuyor. 2007 yılında kurulan vakıf, “Türkiye’nin, Türk dilinin, tarihinin, kültürünün ve sanatının tanıtımı amacıyla projeler gerçekleştirecek bir kamu vakfı” olarak tanıtılıyor. (10 Şubat)
3. Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı’nın (TİKA) resmi sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Azerbaycan’ın Başkenti Bakü’deki bulunan Şehitlik Camisi’nde düzenlenen iftar yemeği organizasyonu paylşaıldı. Paylaşımda “TİKA’nın Gönül Sofrası kardeş #Azerbaycan'da kuruldu. Başkent Bakü’de bulunan Şehitlik Camisi’nde gerçekleştirilen iftar yemeğine, Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Prof. Dr. Birol Akgün, TİKA Bakü Koordinatörü Hayrettin Özçelik, büyükelçilik müşavirleri, şehit aileleri, gaziler ve vatandaşlar katıldı.” Ifadeleri ile fotoğraflar yer aldı. (20 Şubat)

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
1. AKP’li Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yüksek isrişare kurulu üyesi olduğu TÜGVA’nın “Şanlıurfa Genç Yönetici Okulu Lansman Programı”na katıldı. Işıkhan yaptığı açıklamada, “Geleceğin yöneticileri, girişimcileri, iş dünyası ve sivil toplum temsilcileriyle birlikteyiz. TÜGVA çatısı altında hayata geçirilen Genç Yönetici Okulu’nda gençlerimizle bir araya geldik, Genç İstihdam Hamlesi - GÜÇ Projemizi paylaştık. Geleceğin sahibi gençlerimiz için gösterdikleri her emek dolayısıyla Sayın İbrahim Beşinci başta olmak üzere TÜGVA ailesine teşekkür ediyorum. Bizler de milli ve manevi değerlerine bağlı, üreten, çalışan gençlerimizi desteklemeye devam edeceğiz. Birlikte Şanlıurfa için daha çok çalışacak, ülkemiz için daha çok gayret edeceğiz.” dedi. Programa, Işıkhan’ın yanı sıra, TBMM Başkanvekili AKP’li Bekir Bozdağ ile Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak ve çok sayıda AKP’li katıldı. (7 Şubat)
2. AKP’li Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Ankara’nın Akyurt ilçesinde bulunan otobüs üretim fabrikasında işçilerle iftar yaptı. Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Uysal Altundağ, AKP’li Akyurt Belediye Başkanı Hilal Ayık, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı Yunus Elitaş, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürü Samet Güneş’in katıldığı iftar programında konuşan Işıkhan “Ramazanın başta ülkemiz olmak üzere İslam coğrafyasına ve diğer coğrafyalarda yaşayan mazlum kardeşlerimize hayır, huzur ve refah getirmesini yüce Rabbimden niyaz ediyorum. Ramazan boyunca Allah nasip ederse Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak işçilerimizle bir arada olacağız. Oruçlarımızı, sahurlarımızı buna göre planlıyoruz. Çünkü bu bizim için inanılmaz bir enerji kaynağı. Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye Yüzyılı'na ulaşmak için fabrikalarımızı ziyaret ediyor, ihtiyaçlarını belirliyoruz. İşletme sahiplerinin sıkıntıları, gereksinimleri varsa bunları birebir Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olarak görüşüyorum, not alıyorum ve Kabinemizin diğer üyelerine iletiyorum. Hep birlikte bir ekibiz.” dedi.

3. AKP’li Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, partisinin 6 şubat depremlerinden etkilenen yurttaşları teslim aldıkları evlerde ziyaret edeceği “Yeni Evim, İlk İftarım Programları” kapsamında Elazığ’da iftar ziyareti yaptığı eve AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın fotoğrafının ve imzasının bulunduğu “Niyetimiz bir, inancımız bir, yolumuz bir” yazılı afiş ile gidildiği ortaya çıktı. (21 Şubat)

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı
1. Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) Şanlıurfa İl Müdürü Metin Gülmen, AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yüksek istişare kurulu üyesi olduğu TÜGVA’nın Şanlıurfa “Genç Yönetici Okulu 1. Hafta Programı”na katılarak konuşma yaptı. (14 Şubat)
2. Türk Standartları Enstitüsü’nde (TSE) önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da “bakım ve tadilat” gerekçesiyle ramazan ayı boyunca çalışanlara öğle yemeği verilmeyeceği ortaya çıktı. TSE, çalışanlarına gönderdiği mesajda, ‘yemekhanelerdeki bakım ve tadilat’ gerekçesiyle ramazan bayramı sonuna kadar öğle yemeği verilmeyeceğini bildirdi. TSE’nin gönderdiği e-postada “Daha kaliteli ve daha hijyenik hizmet verebilmek amacıyla mutfak ve yemekhanelerimizde yapılacak bakım ve tadilat çalışmaları nedeniyle; Ankara Merkez Binamız ile OSTİM ve OFİM yerleşkelerimizde, Ege Bölge Koordinatörlüğü İzmir Çiğli yerleşkesi ve Karataş Hizmet Binasında, Kayseri Bölge Koordinatörlüğünde ile Marmara Bölge Koordinatörlüğü Gebze Kalite Kampüsü ve Tuzla Kampüsünde Ramazan ayı ve Ramazan Bayramı süresini de içerecek şekilde 19 Şubat 2026 – 23 Mart 2026 tarihleri arasında yemek hizmeti verilemeyecektir.” dendi. (20 Şubat)

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI (DİB) – TÜRKİYE DİYANET VAKFI (TDV)
1. Diyanet İşleri Başkanlığına Cumhurbaşkanlığı yatırım bütçesinden 2025 yılı için verilen yatırım ödeneğinin kullanım detaylarına göre Deprem kentlerindeki müftülük binaları için kesenin ağzı açıldı. Adıyaman, Hatay ve Osmaniye’deki Diyanet binalarının onarımı için 2025’te 240 milyon TL harcandığı, 2026 bütçesinden 520 milyon TL ayrıldığı ortaya çıktı. BirGün’den Mustafa Bildircin’in haberine göre, depremin üzerinden geçen 2 yıl 11 ay 26 güne karşın depremzedelerin barınma krizi aşılamadı. Çok sayıda depremzede konteynerlerde yaşam mücadelesine devam ederken eğitim ve sağlık hizmetlerine erişim sorunları da çözülemediği gibi konteyner kentlerde sık sık elektrik kesintileri yaşanırken, deprem kentlerindeki müftülük binaları için ise adeta seferberlik ilan edildi. Diyanet İşleri Başkanlığı’nca Osmaniye, Hatay ve Adıyaman’da müftülük olarak kullanılan hizmet binalarının onarımı için 2025 yılında on milyonlarca lira harcandığı belirlendi. Deprem kentlerindeki müftülük binalarının onarımı için ayrılan ödenekten 2025 yılında 240 milyon TL’lik harcama yapıldığı belirtildi. Harcama kapsamında Hatay, Osmaniye ve Adıyaman ile Kahramanmaraş’taki müftülük binalarının onarımına başlandığı kaydedildi. Yatırım ödeneğinin harcama detaylarına göre, Adıyaman'daki il müftülüğünün onarımı için 84 milyon TL, Hatay'daki il müftülüğünün onarımı için 85 milyon TL, Osmaniye’deki il müftülüğünün onarımı için ise 70 milyon TL kullanıldı. Kahramanmaraş Elbistan İlçe Müftülüğünün onarım işleri için kullanılan kaynak ise 1 milyon TL olarak kayıtlara geçti. Deprem kentlerindeki müftülük binalarına 2026 yılı için ayrılan ödenek ise 2026 Yılı Yatırım Programı’na yansıdı. 2026 yılında, “Deprem bölgesi müftülük hizmet binaları” için kullanılması öngörülen kaynak, 520 milyon TL olarak kayda geçirildi. (2 Şubat)
2. Diyanet İşleri Başkanlığı müfettişlerinin, Cumhuriyet’e ve Atatürk’e yönelik düşmanca söylemleriyle bilinen Diyanet imamı Halil Konakçı’nın ihracını önerdiği, Konakçı’ya yönelik ihraç önerisini içeren raporu DİB Başkanı Safi Arpaguş’un 3 aydır imzalamadığı ortaya çıktı. BirGün’den Mustafa Bildircin’in haberine göre, eski Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın, “Muhafazakâr çevreyi rahatsız etmemek için dokunmadığı” iddia edilen Konakçı ile ilgili Arpaguş’un da harekete geçemediği belirtildi. İmam Konakçı’ya yönelik Aralık 2025’te hazırlanan ihraç talepli raporun üç aydır imzayı beklediği kaydedildi. (6 Şubat)
3. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 2026 Ocak ayı harcaması 18 milyar 794 milyon 939 bin TL oldu. BirGün’den Mustafa Bildircin’in haberine göre, 2026 yılına 373 milyar 452 milyon 610 bin TL’lik bütçe ile başlan DİB’in 2025 yılı harcaması 130 milyar 119 milyon 153 bin TL oldu. (16 Şubat)
4. Diyanet Akademisi Başkanlığı Diyarbakır Dini Yüksek İhtisas Merkezi Müdürü Bahadır Opus, Türkiye’de Hizbullah adıyla faaliyet yürüten islamcı terör örgütünün medrese yapılanması olan İttihadululema’yı ziyaret etti. Opus, başkan yardımcısı Mehmet Deniz ile birlikte İttihadululema’nın genel başkan yardımcısı Abdulkudüs Yalçın’ın başkanlık ettiği heyetle görüştü. Ziyaret, İttihadululema isimli yapılanmanın sosyal medya hesabından “Diyarbakır Dini Yüksek İhtisas Merkezi müdürü Dr. Bahadır Opus ve Müdür Yardımcısı Mehmet Deniz hocalar Genel Merkezimize iade-i ziyarette bulundular.” Ifadeleri ve fotoğraflarla paylaşıldı. Mardin Artuklu Üniversitesi, Medrese Âlimleri Vakfı (MEDAV), Diyarbakır İl Müftülüğü, Diyarbakır Dini Yüksek İhtisas Merkezi ve Kadim Akademi'nin birlikte düzenlediği “Uluslararası II. Akademi-Medrese Buluşmaları: Medresenin Geleceği Çalıştayı”na 2024 yılı Aralık ayı Laiklik İhlalleri Raporunda yer verilmiş, LAiklik Meclisi üyesi Avukat İsmail Sami Çakmak medrese çalıştayına katılan Diyarbakır İl Müftüsü Celal Büyük, Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Özcoşar, Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamuran Eronat ve Medrese Âlimleri Vakfı (MEDAV) Başkanı Tayyip Elçi hakkında anayasaya karşı eylem gerçekleştirmek suçundan 18 Aralık 2024’te Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmuştu. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı ise Mart 2025’te çalıştayın “medreselerin ilerideki pratiği üzerine düşünsel bir istişare” olarak nitelendirerek, çalıştayda herhangi bir suç ve suç unsuru barındırmadığına karar vermişti. (16 Şubat)

5. Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde Ankara Melike Hatun Camisinde imam-hatip olarak çalışan Cumhuriyet ve laiklik düşmanı Halil Konakçı, AKP’li Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin imzalı “Ramazan genelgesi” etkinliğine katılmama kararı alan Eğitim-İş üyesi öğretmenleri ve Eğitim Sen’i hedef göstererek, işten atılmaları gerektiğini söyledi. Konakçı, “Çıkar işten! Hemen emre itaatsizlikten at, sür! Sırada bir sürü bu ümmetin evladına hizmet isteyen genç var. At bunları, at hemen. Devletiz ya. Emre uymuyor mu, şut. Hemen hemen hemen. Hepsi dinsiz-sen. Bunların toplamına öyle diyebilirsiniz, dinsiz-sen. Laik dinsiz-sen. Laiklik dinsizlik. Yeni yeni davarlar var. Çıkıyorlar ekrana bana küfrediyorlar. Laiklik var ya lakiklik senin kürsüde rahat konuşmanı sağlıyor diyorlar.” (25 Şubat)
6. Milyarlarca liralık gelirine karşın Sayıştay denetimine tabi olmaması nedeniyle “Diyanet’in kara kutusu” olarak nitelendirilen Diyanet Vakfı’na ait yurtların 2025 yılı kazancı açığa çıktı. Vakfa bağlı öğrenci yurtlarından 2025 yılında 23,7 milyon TL’lik kâr elde edildiği belirlendi. BirGün’den Mustafa Bildircin’in haberine göre, Türkiye Diyanet Vakfı’na (TDV) bağlı Yurtlar Ve Sosyal Tesisler İktisadi İşletmesi’nin Gelir İdaresi Başkanlığı’na (GİB) bildirdiği 2025 yılı kârı, TDV’nin yükseköğrenim öğrenci yurtlarından elde ettiği fahiş geliri de gözler önüne serdi. TDV, Türkiye genelindeki yükseköğrenim öğrenci yurdu sayısını 2025 itibarıyla 52’ye çıkardı. Toplam 52 TDV Yurdu’nun 16’sının erkekler, 36’sının ise kadınlar için olduğu belirtildi. Türkiye’nin 29 ilinde bulunan 52 TDV Yurdu’nda 10 bin 622 öğrencinin kaldığı bildirildi. “Ev bulmak, kiralamak, temizlemek, eşya satın almak gibi zorluklar nedeniyle size, güvenli bir ortamda ekonomik, rahat, sorunsuz yaşanan yurtlarımızı öneriyoruz” sözleriyle reklam yapan vakfın öğrenci yurtlarını işleten Türkiye Diyanet Vakfı Yurtlar Ve Sosyal Tesisler İktisadi İşletmesi, Gelir İdaresi Başkanlığı’na 2025 yılı için toplam 23 milyon 756 bin 156 TL kâr beyan etti. Toplam 23,7 milyon TL’lik beyanın, yasal kesintiler ve giderler çıkarıldıktan sonra ortaya çıkan tutar olduğu kaydedildi. Şirketin, 2025 yılında imza attığı 23,7 milyon TL’lik kâr ile birlikte 2024 ve 2025 yıllarındaki toplam kârı, 55 milyon 91 bin 749 TL’ye ulaştı. İktisadi işletmeleri adeta para basan Türkiye Diyanet Vakfı, ticari faaliyetlerinin yanı sıra büyük bölümü bağışlardan oluşan devasa gelirlere de imza attı. Diyanet Vakfı’nın tamamına yakını yurttaştan toplanan bağışlardan elde edilen ve her yıl katlanan geliri, 2018-2024 döneminde yıllara göre şöyle sıralandı: 2018: 1,2 milyar TL, 2019: 1,2 milyar TL, 2020: 1,2 milyar TL, 2021: 2,1 milyar TL, 2022: 4 milyar TL, 2023: 8,7 milyar TL, 2024: 12,7 milyar TL. (26 Şubat)
BELEDİYELER
1. AKP’li İstanbul Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Tombaş, AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yüksek istişare kurulu başkanı olduğu TÜGVA’nın genel başkanı İbrahim Beşinci’yi ziyaret ettiğini “Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Başkanımız Sayın İbrahim Beşinci'yi ziyaret ederek verimli bir görüşme gerçekleştirdik. Eğitimden spora, kültürden sanata kadar gençlerimiz için ortaya koydukları kıymetli vizyonu ve çalışmaları takdirle takip ediyoruz. Kıymetli Başkanımıza ve Yönetimine, nazik misafirperverliği ve samimi sohbeti için teşekkür ederim.” ifadeleriyle paylaştı. (4 Şubat)

2. Bir süre önce seçimi kazandığı CHP'den AKP veya MHP'ye geçmek maksadıyla istifa eden, ancak kimse partisine kabul etmeyeceğinde partisiz kalan Ankara Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, Keçirören Belediyesi, Şehit Demet Sezen Halk Kütüphanesi ve Şehit Gülşah Güler Gün Evi açılışında konuştu. Özarslan konuşmasında, “Elhamdülillah, geldiğimiz günden bugüne kadar ne söz verdiysek tek tek yapmaya başladık ve devam ediyoruz. Öyle lafla değil, özde halka hizmet, Hakk’a hizmet belediyeciliğini gerçekleştiriyoruz. Bizler sizlerin başına baş olmaya değil, sizlere hizmetkâr olmaya geldik. Böyle de devam edeceğiz elhamdülillah. Biz kimseyi ayırt etmedik, etmeyeceğiz. Yüce Türk milletinin asıl evladı olmak öyle kolay değil. Bu günlere bu millet kolaylıkla gelmedi. Millî maneviyatçı duygularıyla ve bu vatanperverliğiyle geldi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ümüzün vatanı, Cumhuriyeti emanet ettiği siz yiğit insanlarsınız. Bu yiğit insanlar da her zaman en iyi şekilde hizmet alacaktır ve almaya devam edecektir. Bizler Tanrı Dağları kadar Türk, Hira Dağı kadar Müslüman Türk milletiyiz ve öyle de olmaya devam edeceğiz. Bizler halkın hizmetkârı olmaya ve onların emrinde olmaya devam edeceğiz. Bunu kimse engelleyemeyecektir. Biz şu an devlete ve sineyimillete çekilmiş durumdayız ve o hizmete de devam edeceğiz, ettireceğiz de. Devletimiz bakidir. Kim bu vatan uğruna hizmet vermişse başımızın üstündedir. O 15 Temmuz’da neyi gördük? Bu vatana hainlik yapanları gördük. İşte bugün ismini yaşatacağımız o şehitlerimiz de o gün sizler için, bizler için, gelecek nesiller için, Misak-ı Millî sınırlarımız için, vatan coğrafyası için, şanlı Türk bayrağımız için kendilerini şehit etmişlerdir. Onlara ne mutludur ki, onları doğuran analar ne mutludur ki, onlar cennettedir biiznillah. Ve onlar Peygamber Efendimize komşu, Firdevs makamındadırlar. Elhamdülillah, herkese nasip olmaz. Böyle analara sahip olmak herkesin harcı değildir. Elhamdülillah, bize de onların isimlerini hem de halka hizmet birimlerinde oluşturmak nasip müyesser oldu. Ne mutlu Türk’üm diyene. Sağ olun.” dedi. (14 Şubat)
3. CHP’li Ankara Büyükşehir Belediyesi, Başkentin farklı noktalarında “50 Noktada 500’ü Aşkın Etkinlik” bağlığıyla ramazan etkinlikleri düzenlediğini duyurdu. ABB’nin resmi sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda “Ramazan’ın bereketi Başkent’in dört bir yanında yaşanıyor! “50 Noktada 500’ü Aşkın Etkinlik” programımızla; konser, tiyatro, çocuk etkinlikleri ve geleneksel gösterilerle dopdolu bir Ramazan sizleri bekliyor. Detaylı program akışını sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.” dendi. (17 Şubat)

4. CHP’li Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’a Cuma namazında eşlik etti. Üsküdar İstanbul Kısıklı'daki konutundan, Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) öncülüğünde, deprem riski nedeniyle yeniden inşa edilen Örnek Mahallesi Merkez Camisinde Cuma namazı kılan Erdoğan’a Adıgüzel’in yanı sıra, AKP’li Adalet Bakanı Akın Gürlek, AKP’li İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, AKP’li Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, AKP Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, AKP İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ile İstanbul Valisi Davut Gül eşlik etti. (20 Şubat)
5. AKP’li Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile Halep Valiliği arasında “Halep Millet Bahçesi Parkı Yapımı ve Araç Hibesi Ortak Proje Protokolü” imzalandı. Halep valiliğinde imzalanan protokol kapsamında Halep şehir merkezinde 150 bin 692 metrekarelik alanda Millet Bahçesi yapılacak, 5 adet otobüs hibe edilecek. Protokole, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Halep Valisi Azzam Al Gharib ve Gaziantep Valisi Kemal Çeber katıldı. AKP’li Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, sosyal medya hesabından, “Bizim için de, ülkemiz için de anlamı çok büyük olan bir proje… GBB olarak Halep’in merkezine; RECEP TAYYİP ERDOĞAN MİLLET BAHÇESİ’ni yapıyoruz. Bugün Halep Valiliği ile imzaladığımız protokol ile, 150.600 m2 dev bir yaşam alanını hayata geçireceğiz. Ortak geleceğimizin güçlü bir sembolü olacak olan Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi şimdiden hayırlı olsun.” ifadeleriyle fotoğraflar paylaştı. (26 Şubat)

ÜNİVERSİTELER
1. Cihannüma Derneği, İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı ve Dijital Hafıza Derneği’nin hazırladığı ve Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesinde düzenlenen “Suriye Raporu: Öngörüler, Teklifler ve Çözümler” başlıklı raporun tanıtım programında konuşan İHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım, Suriye'de yeni dönemde hak ve hukuk konusunda İslam hukukuna göre hareket edildiğini söyleyerek “Suriye fethi sırasında tüm bölgelerde gözlemci olarak bulunduk. Halep, Hama, Humus, Şam… Hepsinde olduk. Nusayrilere nasıl davranılıyor, Kürtlere nasıl davranılıyor, rejimin yanında yer alan Sünnilere nasıl davranılıyor, bunların hepsini gördük. Çok iyi davranıldı. Birer ikişer cahil insanın yaptığı hariç, o mücahitlerin uygulamalarına haksızlık yapanın gözüne dizine durur. İnsan hakları konusunda yaptığımız gözlemler çok iyiydi.” dedi. İslam milletinin gerçek anlamda kurtuluşunun tevhid inancının vahdet şuurundan geçtiğini ifade eden Cihannüma Derneği Genel Başkanı Selim Cerrah da, “İslam âleminin trajedisi, Birinci Dünya Savaşı sonrasında çizilen suni sınırlar değildir. Asıl trajedi, emperyalist güçlerin mahrem alanlara dokunmak suretiyle ortaya koyduğu fay hatlarıdır. Bu fay hatlarını teşhis ve tedavi etmekle mükellefiz. Birliği ve bütünlüğü ortadan kaldırmayı arzulayanların emellerinden vazgeçmeyecekler. Buna karşılık ümmeti bir arada tutacak iradenin de her zaman güçlü olacağı kanaatindeyim.” dedi. Konuşma yapan Dijital Hafıza Derneği Başkanı İzzet Şahin, "Kasiyun Dağı'nda medfun Habil ve Kabil'den günümüze aralıksız bir yaşam merkezi olduğunu tespit ettik. Suriye'de yeni bir dönem başladı. Arap Baharı'nın ardından yaşanan süreçte çok zorluklar yaşandı. Geç de olsa Suriye'ye bahar geldi ve enkazların arasından çıkan çiçekler umut kaynağı oldu." diye konuştu. FSMVÜ Rektörü Nevzat Şimşek de programa katılarak “Üniversiteler yalnızca bilgi üreten kurumlar değildir. Aynı zamanda bulundukları coğrafyanın tarihi ve kültürel mirasını geleceğe taşıma sorumluluğunu üstlenen kurumlardır. FSMVÜ de bu sorumluluğu köklü bir medeniyet taşıyıcısı olma misyonuyla yerine getiriyor." diye konuştu. (1 Şubat)

2. Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde öğretim üyeliği yapan, eski Ayasofya camisi imamı Cumhuriyet, Atatürk ve laiklik düşmanı Mehmet Boynukalın, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “15 yaş çocuk değildir. Esas mesele yaştan ziyade evlilik kurumuna düşmanlıktır. Kuran ve Hz Peygamber’e iman yerine lgbtci moderniteye iman insanın ve maalesef bazı müslümanların da ayarlarını bozmuştur. O sebeple evlilik, aile, nüfus, ahlak sorunlarımız artmıştır.” ifadelerini kullandı. (1 Şubat)

3. AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yüksek istişare kurulu başkanı olduğu TÜGVA’nın üniversiteler sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar’ın, vakfın Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesinde düzenlediği “İhtisas Akademi ’26” programına katılacağı duyuruldu. Paylaşımda “Sivas, hazır mısın? İhtisas Akademi ’26 Lansmanı için yeniden bir araya geliyoruz! Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Erol Özvar’ın katılımıyla; eğitim, hedefler ve gelecek…” ifadeleri yer aldı. (3 Şubat)

4. Hitit Üniversitesi Rektörü Ali Osman Öztürk, HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Genel Sekreteri Hüseyin Yılmaz, Cihannüma Derneği Başkanı Selim Cerrah, Diyanet-Sen Genel Başkan Yardımcısı Ali Yıldız, AKP’li Çorum Belediyesi’nin Başkan Yardımcıları Lemzi Çöplü ve Turhan Candan, AKP’li İskilip Belediye Başkanı İsmail Çizikçi, AKP Çorum İl Başkanı Yakup Alar, HÜDA PAR Çorum İl Başkanı Nuri Coşkun, Anadolu Gençlik Derneği Çorum Şube Başkanı Selim Cebeci, Anadolu Gençlik Derneği Genel Sekreteri Ahmet Şanver, Milli Gençlik Vakfı Genel Sekreteri Halil Adıgüzel, Şehit ve Tutuklu Aileleri Sözcüsü Recai Yurdan, Akıncınlar Hareketi Genel Başkanı Mehmet Şahin, ÖNDER İmam Hatipliler Derneğinden Ayhan Boraz gibi isimlerle birlikte İskilip Atıf Derneğince Gülbaba Mezarlığı’ndaki “İskilipli Atıf Hoca Anıt Mezar ve Külliyesi”nde düzenlenen Cumhuriyet ve Milli Mücadele düşmanı İskilipli Atıf’ı anma programına katıldı. İskilipli Atıf’ın Milli Mücadele karşıtı yayınlarında Kuvayı Milliyecilere “adi eşkıya”, “deli”, “cani”, “kudurmuş haydutlar”, “Askerler....Mustafa Kemal, Ali Fuat, Bekir Sami gibi zalimlerin cinayetlerine daha ne kadar göz yumacaksınız?... Bu canileri, bu katil canavarları, daha ziyade yaşatmamakla memur ve mükellefsiniz...” gibi ifadeler kullandığı biliniyor. Ankara İstiklal Mahkemesi tarafından yargılanan Atıf hakkında, ''halkı yeni kurulan Cumhuriyete karşı 'isyana, irticaya teşvikten' ve Milli Mücadelede, başkanı olduğu cemiyetin kirli işlerinden,'ihanet bildirilerinden', 'anayasayı tağyir' suçuyla 'vatana ihanetten' idam kararı verilmişti. (4 Şubat)

5. Selçuk Üniversitesi Rektörü Hüseyin Yılmaz, AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yüksek istişare kurulu başkanı olduğu TÜGVA’nın Konya il temsilcisi Murat Bayrak ve yönetim kurulu üyelerini makamında kabul etti. Vakfın Konya şubesi hesabından yapılan paylaşımda “İl Temsilcimiz Murat Bayrak ve Yönetim Kurulu Üyelerimiz ile birlikte Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz’ı makamında ziyaret ettik. Gençliğe yönelik çalışmalar üzerine gerçekleştirdiğimiz görüşmeler ve misafirperverlikleri için kendilerine teşekkür ederiz.” dendi. (5 Şubat)

6. AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın kararıyla 2015 yılında kurulan İstanbul Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ), 2. Abdülhamid’in ölüm yıldönümü nedeniyle 2. Abdülhamid türbesinde anma programı düzenledi. Kuran tilavetiyle başlayan ve Abdülhamid’in mezarı başında dua edilerek lokma dağıtılan programda konuşan rektör Kemalettin Aydın, 2. Abdülhamid’i anmak ve öğretim üyeleriyle türbesinde dua etmek için 3 yıl önce senato kararı aldıklarını söyledi. Bu yıl senato kararıyla farklı alanlarda “Uluslararası 2. Abdülhamid Han Sağlık Bilimleri Ödülü” verileceğini duyuran Aydın, başvuruların mart ayında başlayacağını ve dereceye girenlere ödül olarak Hamidiye altını verileceğini açıkladı. Gelecek yıl 10 Şubat'ta 2. Abdülhamid türbesindeki anma ve dua töreninden sonra sempozyum ve ödül töreni yapılacağını söyleyen Aydın, “Bunun uluslararası öğrenci boyutu da var. Hizmet ödülü, teşvik ödülü, bilimsel ödül de var. Ulusal, uluslararası herkesin başvuracağı ve dünyada herkesin sonucunu merakla bekleyeceği Abdülhamid Han Sağlık Bilimleri Ödülü olacak.” dedi. (10 Şubat)

7. Sosyal medyada “ODTÜ'de öğrenciler Hû der Allah!” başlığıyla “ODTÜ'de Gelenekselleşen iftar programında, her akşam yaklaşık 2 bin öğrenci ODTÜ Camii’nde birlikte oruç açıp teravih namazı kılıyor!” ifadeleriyle iftar ve teravih programlarının görüntüleri paylaşıldı. (24 Şubat)

TBMM, SİYASET VE TOPLUM
1. ABD'nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Batı’nın Ortadoğu’da son yüzyılda uyguladığı rejim değişikliği politikalarının başarısız olduğunu söyleyerek, “Eski haritalar dönemi kapandı” dedi. ABD California’daki Milken Enstitüsü’nde katıldığı bir programda Amerikan dış politikası, Irak, Suriye ve Türkiye hakkında açıklamalarda bulunan Barrack, “Son yüz yılda Batı, 92 kez rejim değiştirme girişiminde bulundu ve hiçbiri başarılı olamadı. Asla bir arada olmaması gereken aşiretlerin ve bölgelerin etrafına sınırlar çizdik. Türkiye’nin İslami kimliği ve Hamas ile olan ilişkileri, silahsızlandırma sürecinin daha yumuşak ve başarılı yürütülmesini sağlar.” Ifadelerini kullandı. (2 Şubat)
2. AKP listelerinden meclise giren HÜDA PAR Mersin milletvekili Faruk Dinç, partisinin Adana’da CHP’li Seyhan Belediyesine bağlı Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde düzenlediği “Madde Bağımlılığı” adı altındaki programa katıldı. Kuran tilavetiyle başlayan programda konuşan Dinç, “Madde bağımlılığına öncülük eden madde alkoldür. Efendimiz, ‘Alkol bütün kötülüklerin anasıdır’ buyuruyor. İsveç’te alkol bu kadar rahat satılmazken, bizim ülkemizde zincir marketlerde kasaların önünde duruyor. Bağımlı kişi sadece ilaçla tedavi olmaz; iradesinin ve maneviyatının da güçlenmesi gerekir. Bu toplumun evlatları Müslüman’dır. Alnı secdeli, ecdadı Müslüman bir toplumdur. Gençlerin kalbine ve ruhuna dokunun ki kim olduklarını hatırlasınlar. Yaratılış gayesi öğretilmeden, sadece ilaçla tedavi edemeyiz.” dedi. (2 Şubat)
3. SOL Parti İstanbul İl Örgütü binasına yönelik saldırı gerçekleşti. Kapalı haldeki il örgütü binasının kepengine kimliği bilinmeyen bir grup tarafından "yaşasın şeriat" yazıldı. Partinin Üsküdar'da astığı şeriat karşıtı pankartına da bir grup tarafından saldırıldığı aktarıldı. SOL Parti üyeleri İstanbul Sefaköy'de "Şeriata karşı laik, devrimci, demokratik cumhuriyet" yazılı pankart asarken yoldan geçen bir şahıs provokasyon yapmış ve SOL Partililer sosyal medyadaki gerici sayfalarca hedef gösterilmişti. Bu pankart gerekçe gösterilip SOL Parti üyeleri gözaltına alınmış ve ev hapsi cezası verilmişti. (3 Şubat)
4. AKP listelerinden meclise giren HÜDA PAR Gaziantep Milletvekili Şahzade Demir, TBMM Genel Kurulunda yaptığı konuşmada “Zorunlu eğitim kaldırılmalı, ahlak seferberliği başlatılmalıdır” dedi. Demir konuşmasında, “Batı'dan ithal edilen sözde normlar üzerine inşa edilen modern demokrasi anlayışının toplumsal yapımızda ne tür sonuçlar doğurduğu bugün açıkça görülmektedir. Doğurganlık hızının bu yıl 1,3'ün altına düşmesi, içinde bulunduğumuz rahatlık, boş vermişlik ve sorumsuzluk hâlinin vahametini ortaya koymaktadır. Resmî veriler, eğitim seviyesi yükseldikçe doğurganlığın dramatik biçimde azaldığını göstermektedir. Bu tablo karşısında acil ve köklü tedbirler kaçınılmazdır. Bu tablo karşısında acil ve köklü tedbirler kaçınılmazdır. Evli öğrencilere iş garantili burs sağlanması, zorunlu eğitimin kaldırılması, istihdama katkısı olmayan bölümlerin kapatılması gerekmektedir. Ahlak seferberliği başlatılmalı, iffet ve sadakat teşvik edilmeli, İslam'ın kadın ve erkeğe tanıdığı haklar esas alınmalı, annelik maddi ve manevi olarak hak ettiği değere kavuşturulmalıdır." ifadelerini kullandı. (3 Şubat)
5. AKP listelerinden meclise giren HÜDA PAR Genel Başkanı ve İstanbul milletvekili Zekeriya Yapıcıoğlu ve partisinin genel sekreteri Hüseyin Yılmaz, İskilip Atıf Derneğince Gülbaba Mezarlığı’ndaki “İskilipli Atıf Hoca Anıt Mezar ve Külliyesi”nde düzenlenen Cumhuriyet ve Milli Mücadele düşmanı İskilipli Atıf’ı anma programına katılarak konuşma yaptı. Yapıcıoğlu konuşmasında, “Büyük bir alim, müellif, müderris, çok sıfatlar sayıldı merhum İskilipli Atıf Hoca için. Ama belki hepsinin üzerinde, hepsini örten ve hepsinin üzerine çıkan en büyük mertebe herhalde şehadettir. Şehadetinin 100. yılında manevi huzurunda bir araya geldik, bir araya toplandık. Allah şehadetini kabul ve mübarek eylesin inşallah. Evet, 100 yıl önce zulmen şehit edildi. Mahkeme olmayan bir mahkeme aslında adına yargılama bile denmez, hukukun bütün ilkeleri ayaklar altına alınarak bir tiyatro düzenlendi ve savaş açtıkları değerleri temsilen İskilipli Atıf Hocamız (Allah makamını ali eylesin), o değerleri temsil ettiği için, o değerleri asmak isteyenler tarafından dar ağacına gönderildi. Mahkeme değildi zira mahkeme üyeleri hakim değildi. Katillerin başkanı olduğu bir mahkemeden, mahkeme diye söz etmek aslında belki hükme ve mahkemeye de hakarettir. Henüz kanun çıkmadan yazmış olduğu bir risale ile suçlandı; kanunların geriye yürüyemezliği ilkesi de çiğnendi. Zira kafaya bir şey koymuşlardı. Bir başkalaşım süreci başlamıştı. Bir memleketin müstemleke haline gelmesi, sömürgeleştirilmesi, bir milletin mankurtlaştırılması projesi vardı ve merhum Mehmet Atıf Hoca buna karşı çıktığı için, buna itiraz ettiği için, buna bütün itiraz edenlere bir gözdağı, bir korku olsun diye aslında idam edildi. Ve şehadete yürüdü. Allah şehadetini mübarek eylesin. O zihniyet, yani merhum Atıf Hocamızı dar ağacına gönderip şehadetine neden olan zihniyet, tam 100 yıldır -zayıflasa da- halen varlığını devam ettiriyor. Ve maalesef bu zihniyet Cumhuriyetin ilk yüzyılının kayıp bir yüzyıl olmasına neden oldu. Bu ilk yüzyılda kendi milletinin değerlerine yabancı, tarihine cahil, inancına, kılığına, kıyafetine düşman ve onunla mücadele eden bir zihniyetti ve 100 yıl kaybettirdi. Bizim bir 100 yıl daha kaybetmeye tahammülümüz yok. İnşallah bu yüzyılı kaybetmeyeceğiz. Bu millet kendi özüne dönecek, kendi kökleri üzerinde yükselecek, şaha kalkacak ve inşallah mazlum iken, kendi kanından, kendi soyundan, kendi memleketinden olanların yaptığı zulümlerin mazlumu iken, inşallah özüne dönerek önce bu mazlumiyetten kurtulacak sonra da inşallah dünya mazlumlarının da kurtuluş ümidi haline gelecek. Bu mümkündür ve inşallah bu önümüzdedir. Ama bunun için bizim önce merhum İskilipli Atıf Hoca gibi, şehadete yürüyen pek çok alimimizin gösterdiği yolda, temsil ettiği değerlerde bizim buluşmamız, bir araya gelmemiz, kenetlenmemiz gerekir. İnşallah bunu yapacağız, bunu yapmak zorundayız. Başkasını taklit edenler saygıya değer değildirler. Merhum Atıf Hocamız da aslında bir yönüyle kendi değerlerini savunduğu için, kendi değerlerine düşman olanlar tarafından şehit edildi. Ama onu o gün kudretli olup da o mahkemelerde yargılayanlar ve dar ağacına gönderenler bugün nasıl anılıyor? Ve bugün memleketin farklı yerlerinden farklı makamlara, farklı rütbelere, farklı mesleklere sahip insanlar onun manevi huzurunda nasıl saygıyla duruyorsa; bu manzara inşallah ibret olur o zulmü yapanlara. Ben de buradan bir çağrı yapıyorum. Merhum Şeyh Said'in davasıyla İskilipli Atıf Hoca'nın davası arasında zerre fark yoktur. Her ikisi de aynı zihniyet tarafından, aynı gerekçelerle idam edilmiştir. Her ikisinin de itiraz ettiği şeyler de aynıdır. İnşallah bir gün onun da mezar yerinin açığa çıktığı ve uygun bir yere nakledildiği günleri görürüz; o günlerin yakın olması dileğiyle...” ifadelerini kullandı. (4 Şubat)

6. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Kahramanmaraş ve Hatay merkezli 6 Şubat depremlerinin partisi tarafından yayınlanan programında Cuma namazı ve mevlit okunması yer aldı. (4 Şubat)


7. SOL Parti Ankara Keçiören İlçe binasına kimliği bilinmeyen gericiler tarafından “yaşasın şeriat” pankartı asıldı. Polisin görgü tanığının ifadesini almadığı gibi pankarta da müdahale etmediği belirtilirken, “Zabıtayı çağırın pankart asanlara ceza yazsınlar’ dediği ortaya çıktı. Saldırının ardından Keçiören İncirli’deki Danışment Kavşağı’nda “Karanlığa karşı halk yürüyüşü” düzenlemek isteyen SOL Parti’ye polis ekipleri engel oldu. (5 Şubat)

8. SOL Partinin Ankara Çankaya’da astığı “Şeriata karşı laik, devrimci, demokratik cumhuriyet” pankartın bir grup gerici tarafından indirildiği görüntüler “muslim news” adlı bir hesap tarafından paylaşıldı. Paylaşılan videoda konuşan kar maskeli bir şahıs “Bu aşağılık köpeklerin şeriata, Allaha, peygambere, kurala hakaret etme hakları yok. Gördüğümüz yerde, gördüğümüz zaman gerekeni sonunda yapacağız. Şanslarını çok zorluyorlar.” dedi. (5 Şubat)

9. Siyasi iktidara yakın Yeni Şafak’ta yazan ve Atatürk’ü, Cumhuriyeti ve laikliği hedef alan yazılarıyla bilinen Yusuf Kaplan, tvnet’te katıldığı programda “Kesinlikle gidip Gazze’de laik okullar falan açmasınlar. Orayı laikleştirmeyin. Oradaki eğitim sistemi çok güzel adamlar yetiştiriyor. Buradaki eğitim sistemi bu ülkenin çocuklarının altını oyuyor. Ülkenin altını oyuyor. Türkiye’deki eğitim sistemi köksüz olduğu için bizim medeniyet dinamiklerimizi dinamitlemekle meşgul olduğu için bizim çocuklarımızı müslüman olarak alıyor. Benim çocuklarımı müslüman olmayan bir mahlukat olarak geri veriyor bana. Böyle bir eğitim sistemi olmaz. Bunun derhal gözden geçirilmesi lazım.” ifadelerini kullandı. (5 Şubat)
10. İslamcı terör örgütü İBDA-C uzantılı bir hesap sosyal medyada “öyle sadece duvara yazmayız, Üniversitemizin önünde koskoca sancak açarız!” ifadeleriyle İstanbul Üniversitesi önnüde açtıkları tevhid bayraklı fotoğrafı paylaştı. (5 Şubat)

11. CHP Genel Başkanı Özgür Özel Kahramanmaraş ve Hatay merkezli 6 Şubat depremlerinin yıldönümünde CHP’li Adıyaman Büyükeşhir Belediyesi tarafından düzenlenen Adıyaman’da depremde yaşamını yitirenler anısına Adıyaman Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle yapılacak “Deprem Şehitliği” nin temel atma törenine katıldı ve depremlerde yaşamını yitiren yurttaşlar için mezarlık ziyaretinde bulundu. Temel atma töreni dualarla yapıldı, mezarlık ziyaretinde programda dualar yer aldı. (6 Şubat)

12. AKP listelerinden meclise giren HÜDA PAR Gaziantep milletvekili Şahzada Demir, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “Şeriata ve faşizme karşı laik devrimci demokratik cumhuriyet” pankartıyla yürüyüş yapan yurttaşları hedef aldı. Demir paylaşımında “İ’rapta mahalli olmayan, marjinal, topluma ve değerlere yabancı, kaos ve çatışmadan nemalanan çapulcu sürüsü! Hepiniz şeriata kurban olasınız. Ne zamandan beri bu memlekette toplumun inancına hakaret etmek serbest oldu? Halkı kin ve düşmanlığa alenen teşvik etmekten gereğinin ivedilikle yapılması lazım.” ifadelerini kullandı. (6 Şubat)

13. Siyasi iktidara yakın ATV’nin Baba Yapım imzalı “Aynı Yağmur Altında” isimli dizisinde rol alan Hülya Avşar, başörtüsü için “O kadar şık olabiliyor ki, normal günlük hayatında da bunu kullanabilirsin. Başörtüsünü, başını örtmeyen kişilerin de kullandığını görüyoruz. Ben de günlük hayatıma entegre edebilirim, çok şık çünkü.” ifadelerini kullandı. (6 Şubat)
14. Analiz Tv adındaki Youtube kanalında program yapan Cumhuriyet ve Atatürk düşmanı Fatih Tezcan, sosyal medya hesabından, AKP’li Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile AKP’li İçişleri Bakanı’nın makamda fonda Atatürk resmi olan fotoğrafını “fotoğrafta 2 hafız ve 1 atesit var” ifadeleriyle paylaştı. (14 Şubat)

15. AKP listelerinden meclise giren HÜDA PAR Mersin milletvekili Faruk Dinç, TBMM yaptığı açıklamada “Dünyada sol akımlar, savundukları evrensel ilkeleri dillendirirken, Türkiye’de bir takım sol görünümlü fraksiyonlar ise hem teorik hem de pratik olarak küresel sol damardan ayrışmakta, faşizan duygulara devrimci kılıflar uydurarak yol almaya çalışmaktadır. Özellikle islama ve şiarlarına, müslüman halkın inancına ve kutsal değerlerine karşı besledikleri kin, bu kliklerde yeni bir ideolojik formata dönüşmüş durumdadır. En son Ankara’da görüldüğü üzere gösteri adı altınsa islama yönelik sergiledikleri düşmanca tutumları, bu faşist kliklerin kirli emelleri doğrultusunda birtakım hedeflere odaklandıklarını göstermektedir. Tek parti tipi demokrasi özgürlük arzuları, camileri ahıra çevirmeyi amaçlayan laikçi duyguları, İstanbul Sözleşmesi çığırtkanlıklarıyla beslendikleri ecnebi fonları, cinsiyet eşitliği fedailiğine soyunarak toplumda yeni Epstein adacıkları oluşturma hevesleri, islami şiara karşı besledikleri kin ve adavette onların başlıca motivasyon kaynakları olmuştur. Bazı belediyelerin ihale çöplüklerinden aşırdıkları kirli lokmalarla böğüren bu tür provokatör klikler bir tür sosyal karantinaya alınmalıdır.” dedi. (14 Şubat)

16. TMMOB'a bağlı İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi seçimlerini 42 oy farkla kazanan AKP’ye yakın “Uygarlık Mühendisleri Grubu” seçim kutlamasını tekbir getirerek yaptı. (15 Şubat)

17. Refah Partisinden 20. Dönem milletvekilliği yapan Cumhuriyet, laiklik ve Atatürk düşmanı Şevki Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Kurtuluş Savaşı karşıtı ve Cumhuriyet düşmanı İskilipli Atıf’ı andı. Yılmaz paylaşımında “İslam Medeniyetimize savaş açan içimizdeki Roma Devrimcilerinin intikam için kurduğu ihanet mahkemelerinde idam edilen İskilifli Atıf Efendi’yi Şehadetinin 100. yılında saygıyla ve rahmetle, asan ve astırtan satılmış alçakları da lanetle anıyoruz! İstiklal Savaşlarımızda Milli Kahramanlarımız olan Alimlerimizin idam öncesi yattıkları için "ULU" kişilerin yattığı “ULUCANLAR" ismiyle anılan Cezaevini Asr- Saadet dönemi hatıralarının gösterildiği Milli Müzeye çevirerek ve Ayasofyamızın zincirlerini kırarak Tapınak Şövalyelerinden asırlık rövanşı almaya başlıyan Reisicumhurumuza teşekkür ediyoruz!” ifadelerini kullandı. (15 Şubat)

18. Siyasi iktidara yakın Yeni Akit, AKP’li Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in imzasıyla 81 ile gönderilen “Maarifin Kalbinde Ramazan” etkinliklerine tepki gösteren yurttaşları hedef aldı. “Evlatlarımızın manevi değerlerle buluşması laikçi yobazları çıldırttı! Milli Eğitim'den ecdadın izinde dev adım” manşetiyle yayımlanan haberde, “Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in imzasıyla 81 ile gönderilen "Ramazan Ayı Etkinlikleri" rehberi, yıllardır bu milletin değerlerine yabancılaşan azgın azınlığı yine rahatsız etti. Çocuklarımızın kendi medeniyetlerini, camiyi ve paylaşmanın güzelliğini öğrenecek olması; laiklik maskesi altında İslam düşmanlığı yapan malum çevreler laik atak geçirdi.” ifadeleri yer aldı. (15 Şubat)

19. Siyasi iktidara yakın Memur Sen ve Kamu Sen, Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü'ne baş vurarak kamuda mesai saatlerinin ve sürelerinin iftar saatlerine göre düzenlenmesini istedi. (16-20 Şubat)

20. Ağrı’daki kadın cinayetinin altından ‘berdel’ dayatması çıktı. Ağrı’da 35 yaşındaki Güler Özkan’ın, 17 yaşındaki kızının "berdel" usulüyle zorla evlendirilmesine karşı çıktığı için eşi tarafından 8 çocuğunun gözü önünde öldürüldüğü ortaya çıktı. (18 Şubat)
21. Independent Türkçe Genel Yayın Yönetmen Nevzat Çiçek, sosyal medya hesabından “Elazığ’da Seyda Molla Bahri İmam Hatip Ortaokulu talebelerinin Kâbe Mescid-i Nebevî Lafza-i Celal Hz Muhammed Hoşgeldin Ramazan koreografisi” ifadeleriyle video paylaşımı yaptı. (18 Şubat)

22. Siyasi iktidara yakın Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan, “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” başlıklı bir bildiriyi imzalayan yazar, sanatçı akademisyenler ile laikliğe sahip çıkan yurttaşları hedef aldı. “Eski Türkiye nostaljisi sürüyor: Tarkan’dan sonra laiklik bildirisi” başlıklı yazısında Hakan, “168 aydının imzaladığı “Laiklik Bildirisi” de öyle canlandırdı eski Türkiye nostaljisini. 168 aydın, tam da ramazana bir gün kala eski Türkiye’nin bayıldığı türden bir bildiri yayımladı. Bir tür “Ramazan geldi, hoş gelmedi” yakınması gibi bir şey. 168 aydın, tam da ramazana bir gün kala eski Türkiye’nin bayıldığı türden bir bildiri yayımladı. Bir tür “Ramazan geldi, hoş gelmedi” yakınması gibi bir şey. Neler yok ki bildiride: “Ortadoğu’nun gerici bataklığı” var. “Gerici saldırılar arttıkça arttı” var. “Laiklik elden gidiyor” var. “Şeriatçı kuşatma altındayız” var. Tayyip Erdoğan ve arkadaşları, bu tür bildirilerle çarpışa çarpışa hem iktidara geldiler hem de iktidardaki yerlerini sağlamlaştırdılar. Yani bu alan, Erdoğan ve arkadaşlarının kendilerini süper dinamik, acayip enerjik, muazzam rahat hissettikleri bir alan. CHP de bunu fark ettiği için uzun süredir bu alandan mümkün olduğunca uzak duruyor. Peki CHP’nin yaptığı bu basit hesabı, bildiriye imza atan aydınlar niye yapmıyor? Bunun şöyle bir nedeni var: Bildiriye imza atan Ayşe Kulinlerin, Melike Demirağların, Müjde Arların, Rutkay Azizlerin halkın büyük çoğunluğunu ikna etmek gibi bir dertleri yok ki. Halkın büyük çoğunluğu nefret etmiş, uzaklaşmış, “yandım Allah” diyerek AK Parti’ye sarılmış falan... Zerre umurlarında değil bunların.” ifadelerini kullandı. (19 Şubat)
23. Siyasi iktidara yakın ATV’nin Baba Yapım imzalı “Aynı Yağmur Altında” isimli dizisinin ikinci bölümündeki bir sahnede, laik ve elit kadın karakter, müslüman bir aileyi ağırladığı sofrada domuz eti ikram etti. Laik-dindar çatışması sahneleri ile laik karakterlerin olumsuz nitelikler atfedildiği dizinin başrollerine, Hülya Avşar, Fikret Kuşkan, Mine Çayıroğlu, Deniz Uğur ve Levent Ülgen gibi isimler ile Nilsu Berfin Aktaş, Burak Tozkoparan, Umur Karanoğlu, Erkan Can da yer alıyor. (20 Şubat)
24. AKP listetlerinden meclise giren HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, TBMM’de yaptığı basın toplantısında “Kadın doğum hastanelerinde doğal olarak bu toplumun dini, kültürü, sosyal hassasiyetleri göz önünde bulundurulmalıdır. Bir kadın doğum yapmak için hastaneye gittiğinde en çok yaşadığı mahremiyet kaygısıdır. O hastanede, o doğumhanede bir karşı cinsin olması, bir erkeğin doğumhaneye girmesi kadını stres altına sokuyor ve doğum yapmasını engelliyor. Hatta doğum yapan kadınlar sırf o mahremiyet kaygısını yaşamama adına sezeryanı tercih ediyor. Kadın hastalıkları ve doğum bölümlerinde tamamen kadın personel görevlendirilmelidir” dedi. (21 Şubat)
25. AKP listelerinden meclise giren BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” başlıklı bir bildiriyi imzalayan yazar, sanatçı akademisyenler ile laikliğe sahip çıkan yurttaşları hedef aldı. Kızılcahamam-Çamlıdere Eğitim ve Sosyal Yardımlaşma Vakfı (ESYAV) tarafından Altındağ Belediyesi Kültür Sarayı'nda düzenlenen iftar programına katılan Destici, burada yaptığı konuşmada “Öncelikle bu bildiriyi reddediyor, kınıyor ve haykırıyorum, evet Türkiye Müslümandır, Türk milleti Müslümandır ve dünya var oldukça da Müslüman olarak kalacaktır. Türkiye asla Talibanlaşmaz ama Türkiye'nin Kübalaştırılmasına da biz asla ve kesinlikle müsaade etmeyeceğiz. Biz gerici azınlık değiliz” dedi. Destici konuşmasında “Bu ülkede uzun yıllar, özellikle 28 Şubat döneminde laiklik adı altında dindarlara, Müslümanlara, vatanseverlere, milletseverlere zulüm yapıldı. Başörtüsüyle çocuklarımız okullara alınmadı. 80 darbesi oldu, bizzat Ankara İmam Hatip'te başörtüsü yasağı uygulandı. 80'li yılların sonunda Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde bu yasak uygulandı. Bugün Milli Eğitim Bakanlığımız ramazan vesilesiyle okullarımıza bir genelge göndererek ramazanın ruhuna uygun bir şekilde faaliyetler yapılmasını istediğinde, sözde 168 aydın ortaya çıkarak 'laikliğe sahip çıkıyoruz' adı altında bildiri yayınlamışlardır. Öncelikle bu bildiriyi reddediyor, kınıyor ve haykırıyorum, evet Türkiye Müslümandır, Türk milleti Müslümandır ve dünya var oldukça da Müslüman olarak kalacaktır. Türkiye asla Talibanlaşmaz ama Türkiye'nin Kübalaştırılmasına da biz asla ve kesinlikle müsaade etmeyeceğiz. Biz gerici azınlık değiliz. Biz bu memleketin, bu milletin ve bu milletin değerlerinin temsilcisiyiz ve kim ne derse desin temsilcisi olmaya da devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. (21 Şubat)
26. CHP Gençlik Kolları Başkanı Cem aydın, sosyal medya hesabından Kocaeli Derince’de katıldığı iftar programını paylaştı. Aydın “Kocaeli Derince’de genç kardeşlerimizle iftar sofrasında bir araya geldik. Birlik ve beraberlik duygusuyla bir araya geldiğimiz Ramazan sofraları, ülkemizin adalet ve eşitliğe yeniden kavuşmasına vesile olsun, tutulan oruçlar kabul olsun.” Sözleriyle programdan fotoğraflar paylaştı. (21 Şubat)

27. Şarkıcı Metin Şentürk, aralarında akademisyen, gazeteci, sanatçı ve meslek odası temsilcilerinin bulunduğu 168 ismin imzasıyla yayımlanan “Laikliği Birlikte Savunuyoruz!” bildirisini hedef alarak, bildiride imzası yer alan isimlere “beyinsizler” diye hakaret etti. Şentürk videolu açıklamasında “Bir bildiri yayınlamış arkadaşlar. Laikliğin elden gittiğine dair. Dini, çıkar amaçlı suç örgütlerine çevirmeye çalışan beyinsizlere sesleniyorum” ifadeleriyle birlikte “bildiriyi hazırlayanların laiklik adına dini değerlere hakaret ettiklerini” iddia ederek “Yüzde 90'ından daha fazlasının Müslüman olduğu bir ülkede; namaz kılan kılıyor, kılmayan kılmıyor. Oruç tutan tutuyor, tutmayan tutmuyor. Cuma günü, Cuma namazına giden gidiyor, gitmeyen gitmiyor, kimsenin bir şey dediği yok. Bu memleket 15 Temmuz'da sınandı, bu memleket Alevilik, Sünnilik; mezhep tartışmaları üzerinden sınandı. Bu memleket, Kürt-Türk kardeşliği üzerinden sınandı. Utanmıyor musunuz?” dedi. (22 Şubat)
28. Yeditepe Stratejik Araştırmalar Merkezi (YESAM) Yönetim Kurulu Başkanı Ersan Ergür, “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” başlıklı bildiriyi kaleme alan ve imzalayan aydın, yazar, sanatçı ve hukuçuları hedef alarak, bildiri ve imzacıları hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı. YESAM genel merkezinde açıklamalar yapan Ergür, “168 imza ile servis edilen bildiri, bu topraklara yabancılaşmış bir zihniyetin son çırpınışıdır. Kendilerini ilerici sanan bu gerici anlayış, milletin evlatlarının kendi kültürüyle, ramazanıyla ve inancıyla buluşmasından korkmaktadır. Bu korku hak, hukuk ya da laiklik kaygısı değil, kaybedilmiş imtiyazların yasını tutma korkusudur. İslam bu topluma karanlık değil ahlak, merhamet ve düzen getirmiştir. Bu ülkenin asıl karabasanı, inancı bastırarak toplumu hizaya sokmaya çalışan yasakçı zihniyettir.” ifadelerini kullandı. İslamcı paramiliter örgütlenme olduğu tartışılan ve 2012 yılında AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın eski başdanışmanı ve Cumhuriyet karşıtı emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi tarafından kurulan Uluslararası Savunma Danışmanlık-SADAT kurucularından olan Ersan Ergür’ün kendisini emekli albay olarak tanıttığı ancak Ergür'ün üsteğmen rütbesindeyken irticai faaliyetlerden dolayı Türk Silahlı Kuvvetleri’nden atıldığı ortaya çıkmıştı. (22 Şubat)
29. Manisa Meydan Gazetesi, bir kişinin, oruç tutmadan ramazan pidesi alan başka bir yurttaşa “Adam sıraya geçmiş, ramazan pidesi alacak. Pideyi ısırmış, yiyor. Sen oruç tutmuyorsun, ramazan pidesi alıyorsun, hayırdır? Bu pide inananlar için Allâh tarafından gönderildi dedim.” İfadelerinin yer aldığı videoyu “Oruçlu olmadığı hâlde ramazan pidesi alan kişiye tepki gösteren vatandaş” sözleriyle paylaştı. (22 Şubat)

30. Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu da “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” bildirisini hedef aldı. Yeni Yol Partisi TBMM Grup Toplantısı'nda konuşan Davutoğlu, “AKP’li Yusuf Tekin imzalı “Ramazan genelgesi” etkinliklerini eleştirenlerin “duyarsız” ve “saldırgan” olduğunu söyleyerek, “28 Şubat bitti, unutun. O kara günler geri gelmeyecek. Noeller, paskalyalar her yerde kutlanırken siz ne istiyorsunuz? Neden bu millete düşmanlık yapıp bir taraftan da gerilim arzulayan iktidarın istediği bir ortama sebebiyet veriyorsunuz? Çağ dışı bir laiklik anlayışını bu milletin başına musallat etmeyin. Bu millet bu yüzden sizi hiçbir zaman iktidara getirmedi, getirmeyecek” dedi. (25 Şubat)
31. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul’da tutuklu siyasetçiler ve bürokratların aileleri tarafından kurulan Aile Dayanışma Ağı Vakfı’nın iftar yemeğine katıldı. (25 Şubat)

32. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Çankaya’da CHP Ankara İl Örgütünün düzenlediği iftar programına katılarak konuşma yaptı. “Öncelikle Ramazanınız mübarek olsun. Tutulan oruçlar, yapılan dualar kabul olsun. Bu Ramazan ayında Çankaya’da üç ayrı noktada çadırlarda vatandaşlarımız iftar yapıyorlar. Dördüncü bir nokta olarak da burada Hüseyin Can Başkanımız, hemen hemen her akşam Çankaya’nın sivil toplum örgütlerini, meslek kuruluşlarını, şehit ailelerini, gazilerini ağırlıyor. Bu akşamı da Cumhuriyet Halk Partisi örgütüne ayırdı. Beni de bu iftara davet etti. Büyük bir memnuniyetle katıldım” sözleriyle konuşmasına başlayan Özel, “İftar sofrasını paylaştığım her birisi üzerimde emeği olan çok değerli önceki dönem yöneticilerimiz, Genel Sekreterimiz, Grup Başkanvekillerimiz, Parti Sözcümüz, Genel Başkan Yardımcılarımız, Meclis Başkanvekilimiz, Sayın Bakanlarımız buradalar. Onlarla yeniden görüşmek; salondaki bu dinamizmi, bu heyecanı, bu birlikte olma ve hep birlikte davranıyor, mücadele ediyor olma ve hep birlikte iktidara yürüyor olmanın verdiği enerjiyi gördüm, hissettim. Emeği geçen herkese, Hüseyin Can Başkan’ın şahsında teşekkür ediyorum. Sağ olun, var olun. 102 yıllık dev bir çınarın genç, enerjik yapraklarıyla böyle saçlarına ak düşmüş tecrübelilerini bir araya getiren her türlü faaliyet, davet son derece kıymetli.” dedi. Özel konuşmasında “Ben de özellikle dilin Ramazan’a uygun olması gerektiğini ve bundan sonra da tüm Ramazan’da yaşayanların sonunda kavuşulan bayramdan sonra da Ramazan’dan geriye biraz daha vicdan, biraz daha insaf, adalet duygusu, birbirini anlama, özellikle de milletin beklentilerine göre, onların sorunlarını çözmeye odaklanmış bir siyasi atmosfer beklerim. Zira ülke, birileri tarafından yani ‘Madem ki milletle kucaklaşamıyoruz, o zaman biz yine kutuplaşmaya dönelim. Madem ki bir siyasi parti ile baş edemiyoruz. Ona saldıralım, onu paralize etmeye çalışalım. Buradan çıkacak olan tansiyondan, gerilimden beslenelim’ anlayışının bir yıldan fazla bir süredir bize de ne yaptığı, ülkeye de ne yaptığı ortada. Şimdi bir yandan doğrudan Milli Eğitim Bakanı’nın eliyle, ağzıyla ülkede bir kutuplaşmaya ve Ramazan’daki duyguları bir yandan suistimal etmeye bir yandan da buradan yaratacakları kutuplaşmayla bu işi siyasete alet etmeye çalışan birileri var. Burada iki şeye dikkat etmek gerekiyor. Bir, oyuna gelmemek lazım, bir de oyuna gelmeme oyununa gelmemek de lazım. Cumhuriyet Halk Partisi, bünyesinde barındırdığı tüm çeşitliliklerden güç alır. Cumhuriyet Halk Partililer, bir yaşam biçiminin tek başına tercih eden insanların oluşturduğu bir yapıdan değil, Anadolu’nun bütün renklerini, bütün inançlarını, bütün mezheplerini, bütün yaşam biçimlerini içinde barındıran ama ülkenin bölünmez bütünlüğü, ay yıldızlı albayrak ve kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk sevgisinde birleşen koca bir ailedir. Bu ailenin varlığı, son girdiğimiz yerel seçimlerde ay yıldızlı al bayrağımızdan rengini alan Türkiye İttifakı’na katılmıştır. Türkiye İttifakı, içinde Türkiye’nin bütün demokratlarını barındırır. Türkiye İttifakı, sosyal demokratların, muhafazakar demokratların, milliyetçi demokratların, liberal demokratların, Kürt demokratların bir arada olduğu, bir arada yaşamı savundukları, ülkenin varlığı, birliği, bütünlüğü için hep birlikte olan, ülkedeki herkesin inancına saygılı, inancını yaşamasına saygılı, tüm özgürlüklerin teminatı ve Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında bir kez daha yüzyıl öncesinde olduğu gibi tüm Anadolu’yu ve Trakya’yı kapsayan, kucaklayan milletin kolkola girerek ayağa kalktığı, bütün zorluklardan, bütün kuşatmalardan birlikte kurtuldukları bir süreci yeniden yaşamanın adıdır. Onun için bu güzel iftar sofrasından bütün Anadolu’ya, 81 ilimize şöyle seslenmek isteriz, ‘Biz Türkiye olarak biriz, beraberiz. Ülkemizle, vatanımızla, milletimizle, bayrağımızla, Atatürk’ümüzle birlikte bundan sonraki süreçte Türkiye’nin yüzde 90, 95’i olarak, bu büyük aile olarak aramıza nifak sokmaya çalışanlara, farklılıklardan kavga çıkarmaya çalışanlara, sürtüşmeden tansiyon, tansiyondan siyasi nema çıkarmaya çalışanlara karşı biz birbirimizi seviyoruz ve hep birlikte çok güzel günlere omuz omuza, kol kola yürümeye kararlıyız. Biz Türkiye’yiz ve Türkiye’yi çok seviyoruz. Hepinize afiyet olsun. Allah kabul etsin. Hepinizi saygı ile selamlıyorum.” ifadelerini kullandı. (26 Şubat)

CEMAAT-TARİKAT VE BAĞLANTILI YAPILAR
1. İslamcı terör örgütü İslami Büyük Doğu Akıncıları Cephesi (İBDA-C) bağlantılı “Akıncı Güç” isimli sosyal medya hesabından yapılan video paylaşımında, SOL Partinin “Şeriata ve faşizme karşı laik, devrimci, demokratik cumhuriyet. Birleşelim, değiştirelim!” pankartı hedef gösterilerek, “Müslüman Anadolu topraklarında şeriat düşmanlığına yer yok” dendi. Paylaşılan videoda konuşan takkeli cüppeli bir şahıs “Dünya Epstein skandalıyla çalkalanırken içimizdeki islam düşmanları hala şeriata, müslümanların değerlerine hakaret etmekte. Şeriat aleyhine hiçbir pankarta müsade etmeyeceğiz. Şeriat aleyhine atılan her adımın engelcisi olacağımızı buradan ilan ediyoruz.” ifadelerini kullanarak pankartı kaldırdı. (3 Şubat)

2. Menzil cemaati, İstanbul’da Ve Diyarbakır’da Diyanet’e bağlı camilerde buluşmalar düzenledi. İstanbul Sultangazi’deki camide düzenlenen tövbe seansında Menzil’in liderlerinden Muhammed Mubarek Elhüseyni namaz kıldırırken, Diyarbakır Ulu Camide de yine Elhüseyni’nin katılımıyla Mevlidi Nebi adı altında program düzenlendiği duyuruldu. (3 Şubat)

3. İslamcı terör örgütü Hizb-ut Tahrir’in yayın organı Köklü Değişim Medya sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda “Bu topraklar, şehit kanlarıyla sulanmış, mayası ve kökü İslam olan topraklardır. Şeriat, İslam'ın ahkamıdır. Kökü Batı'ya bağlı bir avuç laikin yeri Ankara değil Atina'dır. #YaşasınİslamYaşasınŞeriat” ifadeleri yer aldı. (5 Şubat)

4. AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yüksek istişare kurulu başkanı olduğu TÜGVA’nın sosyal medya hesabından Milli Mücadele ve Cumhuriyet düşmanı İskilipli Atıf’ı anan video paylaşımı yapıldı. Videoda, “İskilipli Atıf hoca, ilmiyle öne çıkmış, bulunduğu dönemde halkın gönlüne taht kurmuş bir müderristir. Batı taklitçiliğine karşı 1924 yılında kaleme aldığı ‘Frenk mukallitliği ve şapka’ eseriyle kültürel değerlerini savunmuş, inancının onurunu müdafaa etmiştir. Henüz şapka kanunu ortada yokken öncesinde yazdığı fikirleri sebebiyle İstiklal Mahkemelerinin karanlık dehlizlerinde idama mahkum edilmiş; ancak davasından asla taviz vermemiştir. Fikirleri nedeniyle yargılandığı süreçte şehadete yürüyerek tarihe derin bir iz bırakmıştır. Halkın ona olan sevgisi sadece ilminden değil, mazlumun yanında sergilediği sarsılmaz tavrından gelmektedir. Atıf hocanın bu aziz duruşu, ilme ve değerlerine sahip çıkan gençlere her daim ilham verecek sarsılmaz bir irade mirası olmuştur. (5 Şubat)

5. İslamcı terör örgütü Hizb-ut Tahrir’in yayın organı Köklü Değişim tarafından Ankara’nın birçok noktasına açıkça laikliği hedef alan pankartlar astı. Köklü Değişim'in sosyal medya hesabında, "Köklü Değişim Gençlik Kolları, İslam düşmanı sol örgütlerin Keçiören'de İslam'a hakaret içerikli yürüyüşüne tepki olarak 'İslam'a ve Şeriatı'na' sahip çıkacağını deklare eden pankartları dört bir yana astı.” ifadeleri kullanıldı. “Köklü Değişim” imzası bulunan pankartlarda "Laikliğe ve gericiliğe karşı islam şeriatına tam bağlıyız", "Yaşasın İslam yaşasın şeriat" ifadeleri yer aldı. (6 Şubat)

6. AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticilerinden olduğu TÜRGEV ile adı çocuk istismarıyla anılan ENSAR Vakfı’nın ABD’de ortaklaşa kurduğu TURKEN Foundation Inc’in geçen yılki geliri 50 milyon doları aştı. ABD Adalet Bakanlığı’na yapılan bildirimlere göre vakfın mal varlığı 117 milyon dolara ulaşırken, New York Manhattan’da inşa edilen lüks gökdelen ve milyon dolarlık gayrimenkuller dikkat çekti. Cumhuriyet’ten Yılmaz Polat’ın aktardığına göre, ABD Adalet Bakanlığı’na yapılan vakfın gelir ve gider harcamalarını gösteren bildirimlere göre, TURKEN-USA Vakfı’nın 2025 yılı geliri 50 milyon 199 bin 355 dolar olarak görünüyor. Bu paranın 26 milyon 299 bin 712 dolarının ENSAR Vakfı, 23 milyon 899 bin 643 dolarının da TÜRGEV Vakfı tarafından harcandığı belirtiliyor. 2014 yılında 24 milyon dolarla yola çıkan TURKEN Vakfı’nın, mal varlığı yüz milyon doları aştı. ABD’de “TURKEN Foundation Inc” olarak şirketleşen TURKEN Vakfı’nın, ABD vergi dairesine yaptığı 2024 yılı bildiriminde mal varlığı 99 milyon 212 bin 722 dolar olarak belirtiliyor. ABD Adalet Bakanlığı, iki vakfın (ENSAR-TÜRGEV) siyasi etkinlikleri ve faaliyetlerinin ayrıntılı biçimde bildirilmesini istiyor. Bakanlığa ENSAR ve TÜRGEV’le ilgili bilgi verilen belgelerde, “Türkiye’nin bilimsel, sosyal ve ekonomik gelişmesine katkıda bulunmak için faaliyetlerde bulunduğu” ve “ENSAR’ın kamu yararına bir hayır kurumu olduğu (çoğunlukla belediyeler ve üniversiteler) ile ortak hizmet projeleri yürüttüğü” yazıyor. Bakanlığa verilen vergi bildiriminde, “yabancı bir hükümet, yabancı siyasi parti veya başka bir yabancı müdür tarafından denetlenip, finanse edilip edilmediğine” ilişkin sorunun bulunduğu bölümün “Hayır” olarak işaretlendiği görüldü. Düşük vergi nedeniyle Delaware eyaletinde kurulan TURKEN’in New York ve Pensilvanya eyaletinde de bir ofisi bulunuyor. (10 Şubat)


7. Türkiye’de Hizbullah adıyla faaliyet yürüten islamcı terör örgütünün MEB yapılanması Peygamber Sevdalıları Derneği, Bursa’da AKP’li Yıldırım Belediyesi’ne bağlı Adile Naşit Kültür Merkezinde “Şubat Ayı Şehadet Ayı” adıyla program düzenledi. Kuran tilavetiyle başlayan programda konuşan Bursa Peygamber Sevdalıları Derneği Başkan Yardımcısı Umut Işık, “İskilipli Atıf Hoca, Şeyh Şamil, Hasan el-Benna, Malcolm X ve Metin Yüksel’in mücadeleleri unutulmamalıdır. Biz şehitlerin uğruna can verdiği değerlere ne kadar sahibiz? Bugün ümmet olarak zor zamanlardan geçiyoruz. Bu ümmet şehitleriyle ayağa kalkmıştır. Sadece Allah’a kul olun.” ifadelerini kullandı. İslamcı terör örgütüyle bağlantılı diğer bir yapı olan Umut Kervanı Derneği’nin Bursa Başkanı İsa Güvendik de konuşmasında “Allah’a naz edenlerle yol yürümeyelim. Peygamberin davasını yalnız bırakanlarla yol yürümeyelim. Çünkü Allah’ın bize ve şehadetimize de ihtiyacı yok. Peygamberin de bize ihtiyacı yoktur. İslam’ın ve Kur’an-ı Kerim’in de bize ihtiyacı yoktur. Ama bizim Allah’a ve peygamberine ihtiyacımız vardır. Bizim İslam’a ve Kur’an-ı Kerim’e ihtiyacımız var. Bizim Allah yolunda olmaya ve Allah yolunda ölmeye ihtiyacımız var. Şehadetin kıymetini bilenlerle yol yürünür. Bu dava böyle gider” diye konuştu. (13 Şubat)

8. İslamcı terör örgütü Hizbu't Tahrir’in yayınevi Ekin Yayınları İstanbul Fatih Akşemsettin’de bulunan merkezini Kıztaşı’na taşıyarak açılış töreni düzenledi. (14 Şubat)

Laiklik Meclisi İzleme Merkezi, 20 Nisan 2026